IPS İletişim Vakfı/Atölye BİA tarafından Civil Rights Defenders (CRD) desteğiyle düzenlenen “Bağımsız Medyanın Finansal Zorlukları ve Sürdürülebilirliği Çalıştayı”, 6 Kasım’da Atölye BİA’nın Beyoğlu’ndaki ofisinde gerçekleştirildi.
Buluşmada bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik sorunları, finansman modelleri ve alternatif gelir kaynakları konuşuldu.
Çalıştayın açılış konuşmalarını IPS İletişim Vakfı Genel Koordinatörü Dr. Elif Yılmazlı, Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Dr. Sinem Aydınlı ve Civil Rights Defenders Program Sorumlusu Sinan Gökçen yaptı.
Aydınlı, çalıştaydaki tartışmalar ve medya temsilcileriyle yapılacak görüşmeler doğrultusunda Türkçe ve İngilizce bir rapor hazırlayacağını belirtti.

“Tasarruf önlemleri uzun vadede gazetecilik kapasitesini zayıflatabilir”
Buluşmanın ilk oturumunda Marmara Üniversitesi’nden Dr. Deniz Demir, “Bağımsız Medyanın Finansal Görünümü: Kurumsal Deneyimler ve Temel Zorluklar” başlıklı sunumunu yaptı. Demir, bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik koşullarını, siyasi baskıların gazetecilik üretimine etkilerini ve alternatif finansman modellerini ele aldı.
Türkiye’de medya kuruluşlarının ekonomik geleceklerini öngörmekte zorlandığını belirtti. Erişim engelleri, para cezaları ve hukuki süreçlerin mali yüküne dikkat çekti. Bu süreçlere ayrılan kaynakların haber üretiminden eksildiğini söyledi.
Demir, sunumunda aktardığı araştırma verilerine göre 2025 yılında hükümet yanlısı olmayan ulusal televizyon kanallarına verilen para cezalarının 92 milyon TL'ye ulaştığını aktardı. Üç büyük kamu bankasının aynı yıl reklam ve tanıtım harcamalarının toplam 8 milyar TL olduğunu ancak bu kaynakların hangi medya kuruluşlarına dağıtıldığının açıklanmadığını ifade etti.
Demir, bağımsız medyanın ekonomik kırılganlığının Türkiye'yle sınırlı olmadığını belirterek Avrupa'daki araştırma bulgularını da paylaştı:
Bağımsız medya kuruluşlarının neredeyse yarısı gazetecilere ortalamanın altında ücret ödüyor. Kurumların üçte biri ise en fazla altı aylık mali güvenceye sahip. Bu kuruluşların ekonomik devamlılığı büyük ölçüde düşük ücretlere ve karşılıksız emeğe dayanıyor. İki kişinin işini tek kişi yaptığında yayın devam edebilir ancak gazetecinin araştırmaya ve haber üretimine ayırdığı zaman azalır. Bu nedenle tasarruf önlemleri uzun vadede gazetecilik kapasitesini zayıflatabilir.
İspanya'dan okur desteği modeli: elDiario.es
Demir, İspanya’da araştırdığı bağımsız dijital gazete elDiario.es’in finansman modelini de anlattı. Haberlerini ücretsiz yayımlayan gazetenin okur desteğine dayalı üyelik sistemiyle büyüdüğünü belirtti. Üye sayısının 2022’de 60 binden Temmuz 2026’da 121 bine çıktığını, 2025’te ise 17,3 milyon avroya yaklaşan gelirinin yüzde 42’sinin üyeliklerden sağlandığını aktardı.
Araştırmacı gazetecilik dosyalarının okur desteğini artırdığını söyleyen Demir, gazetenin pandemi dönemindeki üyelik çağrısıyla üç ayda 20 binden fazla yeni üye kazandığını belirtti. Mali şeffaflığın ve yerel yayınlarla işbirliğinin de bu modelin önemli parçaları olduğunu vurguladı.
İspanya ile Türkiye’nin koşullarının farklılığına dikkat çeken Demir, üyelik modellerinin siyasi baskıları ortadan kaldırmayacağını söyledi. Gazeteciliğin kamusal kaynaklarla desteklenmesine yönelik uygulamaların da tartışılması gerektiğini belirtti.
Demir, sunumunu iki soruyla tamamladı:
Bağımsız gazeteciliğin maliyetini gerçekten kim üstlenecek? Okurdan ekonomik destek isteyen haber kuruluşları ona karşı nasıl bir sorumluluk üstleniyor?
Deniz Demir hakkında
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim üyesi. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Galatasaray Üniversitesi'nde, doktorasını Marmara Üniversitesi'nde tamamladı. Barselona Özerk Üniversitesi'nde (UAB) İspanya'daki bağımsız dijital medyanın ekonomik sürdürülebilirliği üzerine doktora sonrası araştırma yürüttü. Çalışmaları medyanın politik ekonomisi, gazetecilik ve toplumsal hafıza üzerine yoğunlaşıyor.
Finansal dayanıklılık ve alternatif gelir modelleri
Sunumun ardından katılımcılar, bağımsız medyanın finansal dayanıklılığını tartıştı. Azalan fon kaynakları, reklam gelirlerine erişimdeki güçlükler ve mali planlama eksikliği öne çıktı.
Tek bir finansman kaynağına bağımlılığın yarattığı riskler karşısında alternatif gelir modelleri ve düzenli bütçe planlaması üzerinde duruldu.
Okur desteğini artırmak için okurların beklentilerini anlamak ve gazeteciliğin maliyetini anlatmak gerektiği vurgulandı. Ancak bu desteğin tek başına ekonomik sürdürülebilirliği sağlayamayacağı da belirtildi.
Siyasi baskılar ve gazetecilerin artan iş yükü
Çalıştayda erişim engelleri ve sosyal medya hesaplarının kapatılmasının bağımsız medyanın görünürlüğüne ve gelirlerine etkileri de tartışıldı.
Yerel medya temsilcileri, sınırlı kaynaklarla yayınlarını sürdürme deneyimlerini paylaştı. Finansal sürdürülebilirlik arayışlarının yoğun siyasi baskılar altında devam ettiğini anlattı.
Okur topluluklarının oluşturulması ve yönetilmesi konuşulurken gazetecilerin artan iş yüküne dikkat çekildi. Bu çalışmaların ekip halinde yürütülmesi ve okurların haberle kurduğu ilişkinin araştırılması gerektiği üzerinde duruldu.
(EG)








