Sendika.Org’da 2015’te yayımlanan Charlie Hebdo haberine ilişkin açılan davada, yayın kurulu üyesi Ali Ergin Demirhan hakkında verilen hapis cezası itiraz üzerine artırıldı.
Dosya İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin geçen yıl duruşma yapmadan verdiği 3 ay 22 günlük hapis cezasına Demirhan’ın itiraz etmesiyle İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. Mahkeme, 24 Mart’taki duruşmada cezayı 5 aya yükseltti.
Hükmü “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamadan (TCK 216)” kurdu.
Karar kesinleşirse benzer suçlamalarla hakkında bir başka hüküm daha bulunan Demirhan’ın cezası infaz edilecek.
Demirhan’ın avukatı Tuba Güneş, davanın haberin ilk yayımlandığı 2015’te değil, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 2024’te erişim engelini kaldıran kararının ardından başlatıldığına dikkat çekti.
Güneş, mahkemenin AYM, Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını dikkate almadığını, ayrıca 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin de dolduğunu savundu. Karara itiraz edeceklerini bildirdi.
Demirhan ceza sonrası şu yorumu yaptı:
“Bu dava, bir yönüyle absürt bir yönüyle de hafife alamayacağımız bir tehlikeye işaret eden önemli bir uyarı niteliğinde. Düşünün, bizim hiçbir şey yapmadığımız koşullarda, daha önce erişim engeline uğramış 11 yıllık eski bir haberimiz Anayasa Mahkemesi’nin bir kararıyla yeniden erişime açılıyor. Davayı açan da biz değiliz, okurlar. Anayasa Mahkemesi diyor ki: ‘Bu haber ifade özgürlüğü niteliğindedir, sansürü kaldırın.’
Haber Charlie Hebdo dergisinin, cihatçılar tarafından basılıp katliama uğradıktan sonra çıkan sayısını içeriyor, ki bu sivri dilli derginin söz konusu nüshası Müslümanlara ve İslam peygamberi Muhammed’e karşı çok özenli ve insani bir dil kullanıyor. Yine de kendini katliamı gerçekleştirenlere yakın hissedenler için önemli değil. Onlar Anayasa Mahkemesi kararına kızıp, aynı Charlie Hebdo dergisinin katliam öncesi hedef gösterilmesi olayında kullanılan dille bu kez Sendika.Org’u hedef gösteriyor.
Yayın Kurulu üyelerimizin isimleri liste halinde yayımlanıyor. Sosyal medyada ajitasyon yükseliyor. Meclis’te HÜDA-PAR bu koroya katılıyor. Mahkemeler de bu provokasyona geliyor ve peş peşe soruşturmalar açılıyor. Nihayet dava açıldı ve beraat beklerken duruşmasız bir kararla 3 ay 22 gün ceza aldık. İtiraz ettik, bu kez ceza 5 aya çıktı. Yine benzer bir davadan kesinleşmiş cezam olduğu için bu son ceza da kesinleşirse infaz edilecek. Yatarı yok değil yani. Ama esas önemli olan ‘şeriat kurallarının’, üstelik iktidar yargısının keyfine göre, Anayasa’nın ve yüksek yargı organlarının da üstünde bir norm olarak fiilen uygulamaya sokulması. Basın ve ifade özgürlüğünün bu sınırlamaya tabi tutulması.
Ağır ve yoğun baskıların arasında görece küçük ya da arızi gibi görünen ancak toplam sonuçları itibariyle hafifsememiz gereken bir saldırı bu. ‘İtiraz ederseniz cezanız artar’ gibi bir mesaj almış olsak da yine itiraz edeceğiz. Bu baskılar nedeniyle sözümüze sınır çekmeyecek, susmayacağız.”

Charlie Hebdo haberine 10 yıl sonra 3 ay 22 gün hapis cezası
(HA)







