Avustralya’nın Syndey kentinde Hanuka kutlayan Yahudilere ayrım gözetmeksizin ateş ederek en az 15 kişiyi öldüren faillerden birinin üzerine atılarak saldırıyı durduran ve onlarca olası can kaybını önleyen Sydneyli’nin 43 yaşında Suriye kökenli bir göçmen olduğu ortaya çıktı.

Avustralya'da Hanuka kutlamalarına saldırı
Saldırganı durdurup elinden silahını almayı başaran kişi düzenli göç yoluyla 2006'da Avustralya'ya yerleşen ve halen Sydney’in Sutherland Shire bölgesinde yaşayan evil ve iki kız çocuğu babası manav Ahmed el-Ahmed’di.
Ahmed el-Ahmed 14 Aralık 2025 akşamı (TSİ: sabah 10.00-11.00) Sydney’in Bondi Plajı’ndaki Armstrong Parkı’nda Hanuka kutlamaları sürerken plajdaydı. İki silahlı saldırgan kalabalığın üzerine apansız ateş açtığında yayılan panik ve dehşet ortamında herkes kaçışırken o, saldırganlardan birisini etkisizleştirebileceğini sezer sezmez hareket geçti. Arkasından yaklaştı ve kuvvet uygulayarak silahı elinden aldı. Saldırganın silahını eline geçirdikten sonra da büyük bir soğukkanlılık ve kendine hakimiyet sergiledi. Diğer saldırganın üzerine ateşe devam etmesine karşın elindeki silahı kullanmaya ya da silahsız ve savunmasız kalmış kişiyi teslim almaya da kalkışmadı. Polis olay yerine geldiğinde silahı yere bıraktı, ellerini kaldırarak polise teslim olup olayın dışına çıkmayı da başardı.
"Vicdanının sesini dinledi"
İzleyicilerin ilk aklına gelen, saldırganı durduranın olay yerinde bulunan bir profesyonel olduğuydu ama Ahmed el-Ahmed, askeri eğitimden geçmiş bir eski muharip ya da siyasal mücadele geçmişi olan bir kişi değildi. Avustralya'ya Suriye İç Savaşı sonrasında değil çok öncesinde, 2006'da gelmişti. Ailesi ve akrabalarının gururla söylediği gibi onu harekete geçiren, "daha çok insanın öldürülmesini önleme" güdüsüydü. O gün o plajdan sağ kurtulmuş olanların şansı, saldırganı etkisizleştirme fırsatı doğduğunu görür görmez gerekeni yapmaktan kaçınmayacak kadar yüksek vicdan ve onur sahibi, ve başladığı işi bitirene kadar mücadele etmekten vazgeçmeyecek kadar cesur ve kararlı bir insanın aralarında bulunmasıydı.
Hasateneden verilen bilgilere göre Ahmed, sol kolundan birden çok kez vuruldu. Bazı akrabaları beş kez olduğunu söylüyor, hastane elinde ve kolunda birer kurşun olduğunu açıkladı. Ameliyat edilen Ahmed el-Ahmed'in bilinci açık ve tedavi altında.
Dünya çapında yankı ve övgüler
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, saldırgana müdahale eden kişinin Ahmed el-Ahmed olduğunu doğruladı. Albanese, gazetecilere "Ahmed el-Ahmed, büyük bir risk üstlenerek saldırganın silahını elinden aldı ve bunun sonucunda ciddi şekilde yaralandı. Şu anda hastanede ameliyat oluyor" dedi.
Ahmed’in fedakarlığı yalnızca Avustralya’da değil, milyonlarca insanın olayı neredeyse naklen izlediği, dünyanın dört bir köşesinde de geniş yankı buldu.
Ahmed el-Ahmed'in yağadığı kentin bağlı olduğu Yeni Güney Galler eyalet Başbakanı Chris Minns, onun “gerçek bir kahraman” olduğunu ve “cesaretiyle sayısız hayatı kurtardığını” söyledi.
Sosyal kampanyaların yürütüldüğü GoFundMe uygulamasında olaydan hemen sonra başlatılan Ahmed ile dayanışma kampanyasında iki gün dolmadan 1,3 milyon Avustralya dolarını aşkın bağış toplandı.
Trump bile...
ABD Başkanı Donald Trump da Sydney’deki Bondi Beach saldırısını “çok kötü” ve “tamamen antisemitik bir saldırı” olarak niteledi. Kurbanlara başsağlığı dileğinde bulunduğu konuşmasında özellikle Ahmed el-Ahmed’i “çok cesur bir kişi” olarak niteleyip saldırganların önüne geçerek birçok hayatı kurtardığını söyledi ve “bu cesur adama saygı duyuyorum” dedi. Ancak ülkesinde göçmen avı sürdüren Trump, Ahmed'in göçmen kimliğine hiç değinmedi.
Saldırganlar kim?
Saldırıyı gerçekleştirenler Sajid Akram ve oğlu Naveed Akram. Baba oğulun geçmişleriyle ilgili resmi bilgiler şöyle:
Sajid Akram, 1998'de öğrenci vizesiyle Avustralya’ya geldi ve üç yıl sonra vizesi eş/partner vizesine çevrildi. Daha sonra ikamet hakkı ve sürekli oturum izni aldı. Oğlu Naveed Akram ise Avustralya’da doğdu ve resmen Avustralya vatandaşı. Polis, babanın geldiği ülkeyi resmen belirtmemekle birlikte göç geçmişinde Pakistan kökenli olduğunu belirten raporlar olduğu biliniyor.
Avustralya Başbakanı ve güvenlik yetkilileri saldırıyı açıkça antisemitik motivasyonlu terör eylemi olarak tanımladı.
IŞİD bağlantısı
Ancak saldırganların somut bir manifesto veya açık niyet beyanı olduğu henüz resmî kaynaklarca doğrulanmadı. Soruşturma sürüyor. Bununla birlikte Başbakan Albanese, yaralı olarak yakalanan oğulun Avustralya merkezi iç istihbarat örgütü Avustralya Güvenlik İstihbarat Teşkilatı'nca (ASIA) 2019'da altı ay boyunca soruşturulduğunu söyledi.
Avustralya Yayıncılık Kurumu (ABC), teşkilatın oğul Akram'ın Sydney merkezli bir IŞİD hücresiyle bağlantılarını incelediğini bildirdi. Albanese, suç ortaklarını tanımlamadı, ancak istihbarat teşkilatının oğuldan ziyade onlarla ilgilendiğini söyledi.
Polis, babanın ateşli silah ruhsatı sahibi ve bir silah kulübünün üyesi olduğunu açıkladı.
Avustralya'da artan nefret suçları
Avustralya'da Yahudileri hedef alan nefret suçları artıyor. Son bir yılda Avustralya'da toplumu sarsan ve ve öfkelendiren bir dizi Yahudi karşıtı saldırı gerçekleşti.
Avustralya'nın 28 milyon nüfusu içinde yaklaşık 117 bin Yahudi yaşıyor.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırması ve İsrail'in buna karşılık Gazze'de Hamas'a savaş açmasını izleyen yıl içinde Sydney ve Melbourne'de Yahudi karşıtı saldırılar oldu. Sinagoglar ve arabalar yakıldı, iş yerleri ve evler grafitiyle yazılandı ve ülkenin Yahudi nüfusunun yüzde 85'inin yaşadığı kentlerde Yahudilere yönelik saldırılar kaydedildi.
Başbakan Albanese, Ağustos'ta meydana gelen iki saldırıdan İran'ı sorumlu tuttu ve Tahran ile diplomatik ilişkileri kesti.
İsrail, Başbakan Binyamin Netanyahu, Avustralya'nın, diğer birçok ülkeyle aynı doğrultuda, Filistin devletini tanıma kararının "antisemitik ateşe benzin döktüğünü" iddia etti.
(AEK)

