Strasbourg’da toplanan Avrupa Parlamentosu salı günü Genel Kurulda görüşmeye açılan Kuzeydoğu Suriye’deki duruma ilişkin karar tasarısını 12 Şubat Perşembe günü oylayarak kabul etti. Oylamaya 515 üye katıldı; 363 “evet”, 71 “hayır” oyunun yanında 83 üye de "çekimser" kaldı.
IŞİD zulmü
Kararda, özellikle kuzeydoğu Suriye’de sivillere yönelik şiddet, zorla yerinden edilme, keyfi gözaltılar ve sivil altyapıya yönelik saldırılar sert biçimde kınandı. Avrupa Parlamentosu, bu eylemlerin uluslararası insancıl hukukun ciddi biçimde ihlali olduğu kimi hallerde savaş suçu oluşturabileceğine dikkat çekti
Kararda, “Kuzeydoğu Suriye’de bir arada yaşayan Kürt ve Arap topluluklarının ikisi de yıllardır IŞİD zulmü nedeniyle nedeniyle şiddete, güvensizliğe, zorla yerinden edilmeye ve temel haklarının ihlaline uğruyor; IŞİD yalnızca Kürt nüfusu değil, soykırıma uğrayan Êzîdîleri de tehdit etti. Kadınlar da bu durumdan orantısız ve özellikle iğrenç şekilde bu durumdan etkilendi." denildi.
Sivillerin korunması ve insani koridor çağrısı
Avrupa Parlamentosu, Kobanê başta olmak üzere Kürt nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerde insani durumun vahileştiğini belirterek kalıcı ve güvenli insani koridorlar oluşturulmasını istedi. Uluslararası insani yardım kuruluşlarına engelsiz erişim sağlanması çağrısında bulunuldu.
Kararda ayrıca, Suriye yönetimi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan ateşkesin memnuniyetle karşılandığı ifade edildi ve taraflara ateşkese bağlı kalma ve yeni bir tırmanıştan kaçınma çağrısı yapıldı.
Kürtlerin hakları ve siyasi katılım kanalları
Avrupa Parlamentosu, Suriye’de kalıcı istikrarın etnik ve dinsel toplulukların haklarının güvenceye bağlanmasına dayandığını vurguladı. Kürt toplumunun siyasal temsili, kültürel hakları ve anayasal güvence taleplerinin önemine dikkat çekti.
Bu konu şu ifadelerle karara bağlandı:
“(AP) Suriye makamlarını, Araplar, Kürtler, Sünniler, Şiiler, Aleviler, Hıristiyanlar, Dürziler ve Ezidiler dahil olmak üzere Suriye’nin etnik ve dini topluluklarının korunmasını ve temel haklarını sağlamaya çağırır; Kürt topluluğunun tam tanınması, siyasi katılımı ve eşit hakları da dahil olmak üzere Suriye’nin etnik ve dini çeşitliliğinin korunmasının, sivil barışı korumak ve istikrarlı ve kapsayıcı bir Suriye sağlamak için hayati önem taşıdığını vurgular; Suriye geçiş hükümetini, Suriye’nin toprak bütünlüğü ilkesini korurken bu hakları Suriye Anayasasına dahil etmeye çağırır”
Şam'a 620 milyon avroluk "koşullu" destek paketi
Kararda, Avrupa Birliği’nin 2026 ve 2027 yılları için yaklaşık 620 milyon euroluk mali destek paketini aktifleştirmesi memnuniyetle karşılandı. Bu desteğin insani yardım, erken toparlanma, sivil toplumun güçlendirilmesi ve siyasi geçiş sürecinin desteklenmesi amacıyla kullanılacağı ileri sürüldü.
Ancak Parlamento, AB’nin sağlayacağı her türlü desteğin veya yaptırımların askıya alınmasının sivillerin korunması, insan haklarına saygı ve ateşkes düzenlemelerine bağlı olarak koşullu ve geri alınabilir olması gerektiğinin altını çizdi.
Kararda, “AB’nin kalkınma, yeniden yapılanma veya istikrar yardımları, sivil halkın korunması, ateşkes anlaşmalarına uyulması, insan hakları ve Suriye toplumunun tüm bileşenlerinin korunması konusunda somut ve doğrulanabilir ilerlemeler sağlanması şartına bağlı kalması gerektiği" kaydedildi.
Sivillere yönelik saldırılar; soruşturma çağrısı
Avrupa Parlamentosu, “sivil halka yönelik tüm şiddet eylemlerini, yargısız infazlar, zorla kayıplar, keyfi gözaltılar, zorla yerinden edilme ve sivil altyapıya verilen zararlar dahil olmak üzere, şiddetle” kınadı:
“[AP] Bu tür eylemlerin uluslararası insani hukukun ciddi ihlallerini ve bazı durumlarda savaş suçlarını teşkil edebileceğini vurgular; BM, uluslararası sivil toplum kuruluşları ve insani yardım kuruluşlarından gelen, son haftalarda özellikle Kürt nüfusa karşı işlenen aralarında erkek ve kadın cesetlerine saygısızlık, mezarlıkların tahribi ve sivillerin [yaşadığı] bölgelerde güdümsüz mühimmat kullanıldığına dair insan hakları ihlallerine ilişkin güvenilir raporlardan ötürü kaygılıdır; hem hükümet güçleri hem de milislerce sivillere karşı işlendiği bildirilen suçların hızlı bir şekilde soruşturulmasını talep eder; Suriye makamlarını, BM Suriye Arap Cumhuriyeti Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu da dahil tüm ilgili BM organlarına tam ve şeffaf erişim sağlamaya çağırır.”
İnsani yardım koridoru
AP, Kobanê, Minbic ve Qamişlo dahil, Kürtlerin yaşadığı kentsel alanlardaki temel hizmetlerin kesintiye uğraması, alt yapıya zarar verilmesi, yerinden edilme, gıda ve sağlık sorunlarına dikkat çekerek kaygılarını dile getirdi; özellikle “kuşatma altında olan ve sivillerin acı çektiği Kobanê’deki duruma” dikkat çekti.
Parlamento “Kobanê dahil, Suriye’nin kuzeydoğusundaki kuşatma altındaki ve kuşatmadan etkilenen tüm bölgeler için kalıcı ve güvenli insani yardım koridorları” talep etti.
Uluslararası insani yardım ve sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç duyulan bölgelere ayrım gözetmeksizin erişim izni verilmesini isteyen AP, “AB ve üye devletlerinin, kadınlar ve kız çocukları da dahil, etkilenen bölgelere insani yardım ve psikososyal desteği artırmasını ve Suriye genelinde kadın insan hakları savunucuları ile kadınların liderliğindeki sivil toplum kuruluşlarına koruma sağlamasını” istedi.
"Türkiye çözüm olasılığını tehlikeye atmamalı"
Avrupa Parlamentosu, kararda Türkiye’ye de çağrıda bulundu:
“[AP] Türkiye dahil tüm bölgesel aktörleri, ateşkesi, sivillerin korunmasını ve kapsayıcı bir çözüm olasılığını tehlikeye atabilecek herhangi bir askeri harekattan veya silahlı gruplara destek vermekten kaçınmaya çağırır; Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’de, iki ülke arasındaki sınır boyunca Kürtlerin çoğunlukta olduğu şehir ve illerde sivillere ve sivil altyapıya yönelik ölümcül saldırılar da dahil, devam eden askeri müdahalesini ve saldırganlığını kınar; Türkiye hükümetini, kuzeydoğu Suriye’deki askeri müdahalesini derhal durdurmaya ve Suriye geçiş hükümeti ile SDG arasında barışçıl çözüme yönelik müzakerelerin yapılmasına olanak sağlamaya çağırır; Komisyon, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Hizmetlerini ve üye devletleri, Türkiye hükümetiyle ikili görüşmelerde Türkiye’nin Suriye’deki müdahalesini göz önünde tutmaya çağırır; her türlü güvenlik düzenlemesinin uluslararası hukuka uygun ve Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olması gerektiğini ve zorla yerinden edilmeye veya nüfus mühendisliğine yol açmaması gerektiğini vurgular.”
Kürt kadınının cesaret ve kararlılığına selam
Kararda Kürtlerin IŞİD'e karşı mücadeledeki rolüne vurgu yapıldı, özellikle kadınların cesareti ve kararlılığı selamlandı:
“[AP] Kürt güçlerinin IŞİD ile mücadelede, kadın savaşçıların rolü de dahil, belirleyici katkısını hatırlatır ve IŞİD’in uyguladığı terör ve Avrupa halkı ve başkentlerine yönelik tehdit ile mücadelede uluslararası koalisyonla mükemmel işbirliğini takdir eder; IŞİD’e karşı mücadeleye cesaretle öncülük eden ve IŞİD'in elinde akıl almaz zulümlere maruz kalan sayısız Kürt kadının cesaretini ve kararlılığını hatırlatır ve takdir eder; Suriye makamlarını, IŞİD’in özellikle Êzîdî topluluğuna karşı işlediği korkunç suçları soruşturmaya çağırır; Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması için Kürt topluluğunun fedakarlıklarının, meşru güvenlik kaygılarının ve siyasi temsilinin, kadın haklarının korunması ve kadınların kamusal hayata anlamlı katılımı da dahil olmak üzere, tanınması gerektiğini vurgular.”
(AEK)

