Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ocak sonuçlarını yayınladı.
Araştırmaya göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin;
- Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 31 bin 223 TL’ye,
- Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 101 bin 706 TL’ye,
- Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 40 bin 540 TL ’ye,
yükseldi.
Böylelikle açlık sınırı bugün itibariyle 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 3 bin 148 TL, bekar bir insanın yaşama maliyetinin de 12 bin 465 TL üzerine çıktı.
TÜRK-İŞ “mutfak enflasyonu” da hesapladı. Buna göre Ocak 2026 itibariyle Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 3,58 oldu. 12 aylık değişim oranı yüzde 41,08 olarak ölçülürken yıllık ortalama artış yüzde 39,79 seviyesinde gerçekleşti.
"Sağlıksız ve dengesiz beslenmeye yol açıyor"
TÜRK-İŞ araştırma raporunda şunları kaydetti:
“Asgari ücret, sosyal devlet anlayışı çerçevesinde ve Anayasa’da güvence altına alınan insan onuruna uygun bir yaşam hakkı esas alınarak değerlendirilmelidir. Bu ücret, yalnızca barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçları değil, kültürel ve sosyal gereksinimleri de karşılayabilecek bir düzeyde olmalıdır. Ancak artan yaşam maliyetleri karşısında ücretlerin yetersiz kalması, çalışanların alım gücünü azaltmakta; temel ve zorunlu harcamalara erişimi her geçen gün daha da güçleştirerek geçim koşullarının zorlaştırmaktadır.
Yinelemek gerekir ki, bu çalışma, tüketici fiyatları endeksi olarak değerlendirilmemelidir. Dar gelirli ailelerin elde ettiği gelirin yeterli ve dengeli beslenme için gerekli harcamaları bile karşılayabilecek düzeyde olmadığı açıktır. Aileler, düşük düzeydeki geliriyle beslenme ve beslenme dışı harcamaları karşılayabilmek için çeşitli malların fiyatlarını da dikkate alarak tüketim malları arasında tercihte bulunmak zorunda kalmaktadır. Çoğu zaman fiyatı yüksek olan gıda maddeleri yerine fiyatı düşük olan gıda maddelerini seçmektedir.
Bu durumda olan aileler, büyük bir olasılıkla beslenme dışı harcamalarının (kira, ulaşım, yakıt, elektrik ve benzerleri) bir kısmını da beslenme harcamalarından kısarak elde edebilmektedir. Sonuçta, gelir düzeyinin düşük ve yetersiz olması, dar gelirli kişi ve ailelerin sağlıksız ve dengesiz beslenme yapmasına yol açmaktadır.”
(HA)
