Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), 2026 başında 28 bin 75 TL 50 kuruş olarak belirlenen net asgari ücretin eylül sonunda enflasyon karşısındaki kaybının 6 bin 828 TL'ye ulaştığını açıkladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2025'te 22 bin 104 TL olan net asgari ücretin 2026 başında 28 bin 75 liraya çıkarıldığını açıklamış, nominal artış yüzde 27,01 olmuştu. 1 Ocak-31 Aralık 2026 dönemi için belirlenen bu miktar yıl içinde yeniden artırılmadı.
TÜİK'in 5 Ekim'de açıkladığı verilere göre tüketici fiyatları eylülde önceki aya göre yüzde 1,84 yükseldi. Yıllık enflasyon yüzde 29,73'e gerilerken, ocak-eylül dönemindeki fiyat artışı yüzde 24,32'ye ulaştı.
DİSK-AR bu verilerden hareketle yıllık enflasyon hızındaki gerilemenin ücretlinin kaybettiği satın alma gücünün geri dönüşü anlamına gelmediğine dikkat çekiyor:
“Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor.”
DİSK-AR'a göre birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon özellikle düşük gelir gruplarının satın alma gücünü aşındırıyor ve bütün gelir gruplarını aynı ölçüde etkilemiyor.
Asgari ücret artık açlık sınırının yüzde 26 altında
DİSK-AR'ın hesapladığı reel kaybın hane bütçesinden eksilttiği gelir, TÜRK-İŞ'in 30 Eylül'de yayımladığı açlık ve yoksulluk araştırmasında daha da açıkça görüldü.
TÜRK-İŞ'e göre eylülde Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık asgari gıda harcaması 37 bin 801 TL'ye yükseldi. Gıda ile diğer zorunlu harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı 123 bin 130 TL, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 48 bin 885 TL oldu.
Buna göre 28 bin 75 TL olan asgari ücret, dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak giderinin de 9 bin 725 TL gerisinde. Başka bir deyişle, asgari ücret açlık sınırının yaklaşık yüzde 26 altında.
Bekâr bir işçinin hesaplanan yaşam maliyetiyle asgari ücret arasındaki fark ise 20 bin 810 liraya varıyor. Net asgari ücret, TÜRK-İŞ'in hesapladığı tek kişinin yaşama maliyetinin yalnızca yüzde 57'sini karşılıyor.
Gıda enflasyonu genel enflasyondan yüksek
TÜİK'e göre eylülde yıllık genel tüketici enflasyonu yüzde 29,73 olurken gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı yüzde 27,62 olarak ölçüldü. Ancak TÜRK-İŞ'in ücretli hanelerin mutfak harcamaları üzerinden hesapladığı yıllık “mutfak enflasyonu” yüzde 35,14 oldu.
TÜİK'in sendikaların açıklanmaması nedeniyle geçerli görmediği farklı bir tüketici sepetine, TÜRK-İŞ'in ise dört kişilik işçi ailesinin gıda harcamasına dayanması nedeniyle, bu iki oran aynı miktar ve nitelikteki gıdanın fiyatını ölçmese de, TÜİK rakamları da, ücretlinin zorunlu harcamalarındaki fiyat hareketinin genel TÜFE'den farklılaşabildiğini gösteriyor.
TÜİK'in açıkladığı fiyat artışları barınma giderlerinin ücretli haneler üzerindeki baskısının sürdüğünü gösterdi. En büyük paya sahip harcama grupları olan konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yıllık artış yüzde 39,99, ulaştırmada ise yüzde 35,10 olarak gerçekleşti.
Eğitimde bir ayda yüzde 14,19 artış
Eylülde, yeni eğitim yılının başlamasıyla en sert fiyat artışı eğitim grubunda görüldü. Eğitim harcamaları bir ayda yüzde 14,19, bir yılda yüzde 48,62 arttı. Yükseköğretimdeki aylık fiyat artışı yüzde 25,79'a ulaştı.
Böylece yıllık genel enflasyon yüzde 30'un altına inerken, hanelerin vazgeçmesi güç bazı temel harcama gruplarında fiyat artışları bu oranın belirgin biçimde üzerine yükseldi.
ENAG yıllık enflasyonu yüzde 46,61 hesapladı
TÜİK dışındaki enflasyon ölçümleri de resmi rakamlardan yüksek çıkmaya devam ediyor. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), eylülde tüketici fiyat artışını yüzde 2,10, yıllık enflasyonu ise yüzde 46,61 olarak hesapladı. TÜİK aynı dönem için enflasyonu aylık yüzde 1,84 ve yıllık yüzde 29,73 olarak verdi.
DİSK-AR'ın 6 bin 828 TL'lik kayıp hesabı ise TÜİK'in resmi enflasyon verilerine dayanıyor. Sendikanın açıkladığı erime, alternatif ve daha yüksek enflasyon ölçümlerine başvurulmasa da ortaya çıkan kaybı ifade ediyor.
Yıllık zam dokuzuncu ayda büyük ölçüde tüketildi
2026 asgari ücreti belirlenirken yapılan yüzde 27,01'lik nominal artış ile yılın ilk dokuz ayında gerçekleşen yüzde 24,32'lik tüketici enflasyonu yan yana konulduğunda, fiyat artışları tarafından ücret artışının büyük bölümünün yıl bitmeden aşındırıldığı görülüyor.
Ancak işçinin gündelik bütçesi açısından daha çarpıcı bir karşılaştırma daha var: 2026 başında 28 bin 75 TL'ye çıkarılan asgari ücret, eylül sonunda dört kişilik bir ailenin yalnızca aylık gıda ihtiyacını karşılamak için gereken tutarın bile 9 bin 725 TL gerisinde kaldı.
(AEK)






