Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Arzoxlî (Kervanpınar) köylülerinin ortak kullandıkları meralarda kurulmak istenen güneş enerjisi santrallerine (GES) karşı başlattıkları direnişin ikinci gününde jandarma korumasında alana sokulan iş makinelerine karşı çıkan köylüler, çalışmaların durdurulması talebiyle çadır nöbetine başladı.
Yeni Yaşam'ın 22 Ekim tarihli haberine göre, Zenkar 2 Güneş Enerji Santrali ve Enerji Depolama Tesisi için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşı açılan dava sürerken şirket çalışanları 21 Ekim sabahı jandarma ve çevik kuvvet eşliğinde proje alanına girdi.
İlk gün düzenlenen yürüyüşe DEM Parti Diyarbakır İl Eş Başkanları Yunus Muratakan ve Fatime İzol Levent, partinin Ekoloji Sözcüsü Melis Tantan, Diyarbakır Barosu avukatları, ekoloji örgütleri ve köylüler katıldı.
ANKA'nın 21 Ekim tarihli haberine göre yürüyüşte, jandarmanın şirket faaliyetlerini korumak için aldığı önlemlere tepki gösterildi.
DEM Parti İl Eş Başkanı Yunus Muratakan, yüzleri kapalı ve uzun namlulu silahlar taşıyan güvenlik görevlilerinin varlığına dikkat çekerek kolluk kuvvetlerinin şirketi değil halkın haklarını koruması gerektiğini söyledi.
Muratakan, meraların köylülerin görüşü alınmadan enerji yatırımlarına tahsis edilmesine de karşı çıktı.
İkinci gün köylülerin tarlalarına geçişi engellendi
Perşembe günü yeniden proje alanına yürüyen köylüler ve onlara destek veren gönüllüler, jandarma engeliyle karşılaştı. Yeni Yaşam'ın haberine göre jandarma, proje sınırları dışında kalan tarım arazilerine geçişi de durdurdu.
Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Başkanı avukat Ahmet İnan, görüşmeler sırasında şöyle dedi:
“Çalışma sahasının dışında kalan yurttaşların dahi kendi tarlalarına geçişi engelleniyor.”
Görüşmelerin ardından köylülerin çalışma alanı dışındaki tarlalarına geçmesine izin verildi.
Mahalle sakinleri, geçim kaynaklarının tarım ve hayvancılık olduğunu belirterek ortak meralarından vazgeçmeyeceklerini açıkladı ve proje alanında çadır nöbeti başlattı.
Köylüler, açıklamalarında güvenlik güçlerinin tutumuna da tepki gösterdi:
“Meramız, toprağımız için burada toplandık. Kendi topraklarımızı savunuyoruz. Askerler ve çevik kuvvetle önümüzü kapatıyorlar. Askerler şirketin arkasında, oysa bizlerin haklarını da savunmalı.”
Şirkete 49'ar yıllık iki üretim lisansı
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Zenkar Nakliye İnşaat Temizlik Güvenlik Tarım ve Petrol Ürünleri Limited Şirketi'ne bölgede kurulması planlanan iki depolamalı GES için 49'ar yıllık elektrik üretim lisansı verdi.
6 Ekim'de yayımlanan kararlara göre Zenkar 1'in lisansı 10 Eylül'de, Zenkar 2'ninki 24 Eylül'de düzenlendi.
Sur Kaymakamlığının 2024 tarihli proje duyurularına göre Zenkar 1 için yaklaşık 227, Zenkar 2 için 313 dönümlük güneş paneli sahası öngörülüyor. İki tesisin toplam elektrik üretim kapasitesi 33 megavat, depolama kapasitesi 33 megavatsaat.
2026 tarihli imar planı kayıtlarında, Satî Mahallesi'nin 118 ada 73, 74 ve 78 numaralı parsellerindeki mera niteliği değiştirilerek Hazine'ye geçen arazilerin enerji üretim alanı olarak planlandığı belirtiliyor.
Köylüler, ortak kullandıkları otlakların rızaları dışında enerji yatırımlarına ayrılmasına itiraz ediyor.
4342 sayılı Mera Kanunu'na göre meralar devletin hüküm ve tasarrufu altında; kullanım hakları ise köylere veya belediyelere ait. Tahsis amacının değiştirilmesi belirli idari işlemlere bağlı.
Üretim lisansları, mera kullanımına ilişkin hukuki uyuşmazlıkların sonuçlandığını gösteren belgeler değil.
Şirketin sahibi AKP il yöneticisiydi
JINNEWS'in 6 Mart'ta yayımladığı Rojda Aydın imzalı araştırmada Zenkar şirketinin sahibi olarak adı geçen Muzaffer Aslanhan, AKP'nin resmî internet sitesindeki Diyarbakır İl Yönetim Kurulu yedek üyeleri arasında yer alıyordu. Ancak partinin güncel yönetim listesinde Aslanhan'ın adı artık bulunmuyor. Değişikliğin ne zaman ve hangi nedenle yapıldığı bilinmiyor.

JINNEWS, martta yayımladığı haberde, aynı dönemde köylülerin GES çalışmalarına karşı gerçekleştirdiği protestolar sırasında şirketin siyasi bağlantısını gündeme taşımıştı.
Bilirkişi heyeti: Proje mevcut haliyle uygun değil
Zenkar 2 projesine verilen ÇED olumlu kararına karşı açılan dava Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nde sürüyor.
Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyeti, 16 Temmuz'da yaptığı keşfin ardından hazırladığı, sonuçları 13 Ekim'de kamuoyuna yansıyan raporunda projenin mevcut haliyle uygulanmasını uygun bulmadı.
Heyet, tarım ve hayvancılık, mera kullanımı, kaynak suları, yerleşim alanları ve arkeolojik miras üzerindeki etkilerin yeterince incelenmediğini belirtti.
Raporda şu sonuca varıldı:
“Bilirkişi heyetimizin inceleme, değerlendirme, ortak görüş ve kanaatleri neticesinde; davaya konu projenin bu hali ile uygulanmasının uygun olmadığını içeren, işbu Bilirkişi Heyeti Raporu tarafımızdan tanzim edilmek suretiyle imzalanmıştır.”
Hayetteki elektrik mühendisi, proje alanına 64 metre uzaklıktaki konut açısından panellerin yaratabileceği parlama ve kamaşma etkisinin hesaplanmadığını belirtti. Jeoloji mühendisi ise kazıların erozyon ve yüzeysel su akışı üzerindeki etkilerine ilişkin incelemeleri yetersiz buldu.
Bilirkişiler ayrıca iki GES'in birlikte yaratacağı çevresel etkilerin de araştırılmasını istedi.
Yürütmeyi durdurma talebine ilişkin son karar henüz doğrulanamadı.
“Bu alanın GES olması hayvancılık yapamamamız demek”
Yaklaşık 130–150 hanenin bulunduğu Arzoxlî'de temel geçim kaynaklarından biri hayvancılık.
2025'te DEM Parti Milletvekili Serhat Eren'in TBMM'ye sunduğu soru önergesinde yaklaşık 800 dönümlük meranın 500 dönümünün Zenkar 1 projesinden etkilenebileceği ileri sürüldü.
Martta bianet'e konuşan köylülerden Murat Toprak, otlakların kaybedilmesinin sonuçlarını şöyle anlattı:
“Biz geçimimizi hayvancılıktan sağlıyoruz. Bu alanın GES olması demek tamamen hayvancılık yapamamamız demek.”
Yeni Yaşam'a konuşan Mehmet Can Kele de arazileri fiilen Arzoxlî sakinlerinin kullandığını, ancak resmî kayıtlarda başka bir mahalleye bağlı göründüklerini belirterek ÇED sürecinde kendilerinden görüş alınmadığını ileri sürdü:
“Bu şirkete karşı çıkmazsak, 1, 2, 3 diye diye, köyün her yeri işgal edilecek.”
“İki kilometre ötede yapılabilir” itirazı
21 Ekim'deki gösteride konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Yunus Muratakan, enerji santralinin başka bir alanda kurulabileceğini de ileri sürdü:
“Kaldı ki arkadaşlarımız iki kilometre ötede bu GES projesinin yapılabileceğini söylemesine rağmen ısrarlı bir biçimde burada yapılmak istenmektedir.”
Tarihi yerleşimin sınırları tartışmalı
GES projelerinin bulunduğu bölgede Ğırap Bajar (Xirab Bajar) adıyla bilinen antik yerleşimin bir bölümü birinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildi.
Köylüler ve Diyarbakır Barosu, kalıntıların tescilli alanın dışına da yayıldığını savunuyor.
Baro temsilcisi Ahmet İnan, Mart ayında bianet'e şöyle demişti:
“Kazı ve detaylı çalışma yapılmadan proje alanının sit alanına dahil olmadığına karar verildi.”
Zenkar 2 davasındaki bilirkişi heyetinin arkeoloji uzmanı da sit sınırlarına ilişkin incelemeyi yetersiz buldu ve sınırların yeniden değerlendirilmesini istedi.
Mücadele iki yıldır sürüyor
Arzoxlî köylüleri 2025'ten beri GES projelerine karşı çıkıyor. Şubat ve Mart 2026'da iş makinelerinin mera alanına girişini engellemeye çalıştılar.
3 Mart'taki jandarma müdahalesinde 4 kişi yaralandı; gözaltına alınan 15 köylü daha sonra serbest bırakıldı.
Kervanpınar Köyü Savunma Platformu adıyla örgütlenen mahalle sakinleri, protestoların yanı sıra hukuki başvurularını da sürdürdü.
22 Ekim'de çadır nöbetinde konuşan Ahmet İnan, üç ayrı hukuki süreci şöyle açıkladı:
“Mera tahsis iznine, imar planına ve ÇED raporuna karşı davalar açıldı; yargı süreci devam ediyor. Tüm hukuki girişimleri sonuna kadar sürdüreceğiz.”
Eyleme katılan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk de projenin köylülerin yaşam hakkını tehdit ettiğini savundu:
“Yurttaşlarımızın kendi köylerindeki yaşam hakları ellerinden alınıyor. Asıl amaç, burada yaşayan insanları göçe zorlayarak yurtlarından etmektir.”
Köylüler, şirket faaliyetlerinin durdurulması ve ortak kullandıkları meraların korunması talebiyle başlattıkları çadır nöbetini sürdüreceklerini açıkladı.
(AEK)

