Arnavutluk'ta yolsuzluk, eğitim harcamaları ve hayat pahalılığına karşı büyüyen protestolar pazartesi günü de sürdü. Başkentte Eğitim Bakanlığı önünde başlayan öğrenci gösterisi, polisle çatışmaların ardından başka bölgelere yayıldı.
Bir grup gösterici İstinaf Mahkemesi'nin kapı ve pencerelerini kırarak binaya girdi. Kosova merkezli haber ajansı KOHA, göstericilerin birkaç dakika sonra binayı terk ettiğini duyurdu. İspanyol haber ajansı EFE ise Arnavutluk'un A2 CNN televizyonuna dayanarak binada yangın çıktığını bildirdi.
Polis, mahkemeye yönelik saldırıyla bağlantılı beş kişiyi gözaltına aldı, 15 kişiyi de aramaya başladı. Gözaltına alınanlar arasında 16 yaşında bir çocuk var.
Akşam saatlerinde Başbakanlık çevresinde yeniden çatışmalar yaşandı. Göstericiler polise taş, havai fişek ve Molotof kokteyli attı. Polis, göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. Özel harekât birimi RENEA da Başbakanlık çevresinde konuşlandırıldı.
Sağlık Bakanlığı: 310 kişi yaralandı
Sağlık Bakanlığı'nın 19 Ekim saat 21:00'de açıkladığı bilançoya göre, gösterilerin başladığı 13 Ekim'den bu yana 310 kişi yaralandı. Yaralıların 191'i polis, 88'i gösterici, 31'i ise olaylar sırasında bölgede bulunan kişiler.
Pazartesi günü yaralananlar arasında bir çocuk ve iki basın mensubu da var. Bakanlık, hastanelerde tedavisi süren kişilerin durumunu izlediğini bildirdi.
Yüksek Mahkeme ve Parlamento binalarında yangın
14 Ekim'de göstericiler Meclis Başkanlığı'nın idari binasına girmişti. KOHA'nın haberine göre binadan belgeler dışarı atıldı ve bazı bölümleri ateşe verildi. Aynı gün Eğitim Bakanlığı ve diğer kamu binaları da saldırıların hedefi oldu.
17 Ekim'de Yüksek Mahkeme'nin bulunduğu binanın bir bölümünde yangın çıktı. Ancak sosyal medyada ileri sürüldüğü gibi mahkemenin bütünüyle yok edildiğine ilişkin haberler doğrulanmadı.
Polisin müdahelelerde plastik mermi, gaz ve tazyikli su kullanması da tartışma konusu oldu. Reuters'ın haberine göre Polis Genel Müdürü Skender Hita, orantısız güç kullanımı iddiaları nedeniyle 7 polis memurunu görevden uzaklaştırdı.
1000 akademisyen: “Rama istifa etsin, geçici hükümet kurulsun”
19 Ekim'de yaklaşık bin öğretim üyesi, öğrenci hareketini destekleyen ve Başbakan Edi Rama'nın istifasını isteyen beş maddelik ortak bir bildiri imzaladı.
Bildirinin ilk maddesinde şu çağrı yer aldı:
Başbakan Rama'yı öğrencilerin taleplerini dinlemeye ve ülkenin yatışmasının yolunu açmaya çağırıyoruz. İstifasını ve kurumsal istikrarı, durumun sakinleşmesini ve yurttaşların iradesine saygıyı güvence altına alacak bir geçici hükümet kurulmasını istiyoruz.
Akademisyenler, güvenlik güçlerinden öğrencilere yönelik şiddete son vermelerini istedi ve hukuka aykırı emirleri uygulamamalarını hatırlattı.
Bildirinin göstericilere yönelik çağrısında da şöyle denildi:
Hükümete şiddet uygulamak ve protestoları gayrimeşru göstermek için gerekçe vermemek amacıyla işletmeleri, kamu mallarını ve özel mülkiyeti koruyun.
İmzacılar arasında muhalefetteki Demokrat Parti'ye yakın akademisyenler, milletvekilleri ve eski siyasetçiler de var. Demokrat Parti lideri Sali Berişa'nın kızı Argita Berişa ve damadı Jamarbër Malltezi de bildiriye imza koydular.
Protestolar Trump'ın damadı Kushner'in kıyı projesiyle başladı
Günümüzdeki öğrenci hareketinin kaynağında, mayısta başlayan çevre protestoları var.
Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in desteklediği, Adriyatik kıyısındaki Vjosa-Narta sulak alanında planlanan lüks turizm yatırımı, çevre örgütleriyle hükümeti karşı karşıya getirdi.
Çevre koruma statüsündeki alanlarda yapılaşmanın önünü açan düzenlemelere karşı başlayan hareket, flamingoların yaşadığı doğal alanlara izafeten “Flamingo Devrimi” olarak adlandırıldı.
Avrupa Parlamentosu, haziranda Arnavutluk hükümetinden doğayı koruma statüsünü zayıflatan düzenlemeleri geri çekmesini istedi.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller grubundan Hollandalı milletvekili Tineke Strik, 19 Ekim'de The Guardian'a verdiği demeçte şöyle dedi:
Arnavutluk hükümeti Flamingo Devrimi'ni ciddiye alsaydı bugün burada olmazdık.
Strik, Rama hükümetini Avrupa Birliği'nin çevre standartları Tiran'ı da bağlayıcı hâle gelmeden turizm projesinin işlemlerini hızlandırmaya çalışmakla suçladı.
Rama ise çevre kurallarının ihlal edildiği yönündeki iddiaları reddetti. Turizm yatırımlarının ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacağını savundu.
Hareketin öğrencilere yayılmasıyla talepler genişledi. Eğitim masrafları, üniversitelerin durumu, işsizlik ve yolsuzluk iddiaları protestoların başlıca konuları hâline geldi.
Rama istifayı reddediyor, öğrencilere yaptırım tehdidinde bulunuyor
2013'ten beri iktidarda olan ve 2025 seçimlerinde dördüncü kez iktidara gelen Başbakan Edi Rama, protestocuların istifa çağrılarını reddetti.
Rama, 18 Ekim'deki açıklamasında gösterilerin hükümetten çok Arnavutluk'un Avrupa Birliğine katılım hedefini tehdit ettiğini ileri sürdü:
Bana meydan okunmuyor, hükümete meydan okunmuyor, hükümet çoğunluğuna ya da seçimleri kazanmış partiye meydan okunmuyor. Meydan okunan bir yol, bir misyondur.
Ardından şunları söyledi:
Arnavutlar çok açık düşünmeli: Bunu mu istiyorlar, şunu mu istiyorlar, yoksa Avrupa Birliğini mi?
Rama, 19 Ekim'de polis yöneticileriyle yaptığı toplantıda, şiddet olaylarına karışan öğrencilerin burslarının ve devlet desteklerinin kesilebileceğini; reşit olmayan göstericilerin yol açtığı zararlardan ise ailelerinin sorumlu tutulacağını açıkladı.
Başbakan ayrıca bazı şiddet olaylarının arkasında yabancı parmağı olduğunu ileri sürdüyse de buna dair bağımsız kanıtlar açıklanmadı, olaydaki tek yabancı Donald Trump'ın damadı olarak kaldı.
İktidar partisinden ayrılan milletvekili göstericilerin yanında
Rama'nın Sosyalist Partisi listesinden 2025 seçimlerinde parlamentoya giren 25 yaşındaki Marjana Koceku da partisinden ayrılarak öğrenci gösterilerine katıldı.
Reuters'a konuşan Koceku, protestocuların daha iyi yaşam koşulları ve siyasal değişim taleplerini desteklediğini söyledi.
Muhalefetteki Demokrat Parti ise geçici hükümet kurulmasını ve erken seçime gidilmesini istiyor.
Avrupa Komisyonu, gösterilerdeki şiddeti kınarken barışçıl protesto hakkının korunmasını ve güvenlik güçlerinin müdahalelerinin orantılı olmasını istedi.
Başbakan Rama'nın ülkeden kaçtığına ilişkin sosyal medyadaki iddiaları asılsız çıktı. Avusturya'ya yapacağı ziyareti iptal eden Rama, 19 Ekim'de Tiran'da polis yöneticileriyle görüştü. Hükümet halen gösterilere karşı önlem almakla meşgul.
(AEK)




