Başbakan Edi Rama'nın istifasını isteyen öğrenci hareketi, 10. gününde başkent Tiran'da parlamento ve başbakanlık binaları önünde gösterilerini sürdürdü. Üniversite öğrencileri ve liselilerin başlattığı protestolara akademisyenler, öğretmenler ve toplumun değişik kesimlerden Arnavutluk yurttaşları katılıyor.
Perşembe sabahı parlamento önünde toplanan göstericiler "İstifa!", "Rama hapse, Berisha hapse!" ve "Bizi temsil etmiyorsunuz!" sloganları attı. Meclis içinde iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında sert tartışmalar yaşandı; oturuma ara verildi.
Öğleden sonra Başbakanlık binasına yürüyen öğrencilerin sayısı akşam saatlerinde arttı. News24, öğrencilerin 24 Ekim Cumartesi günü ülke çapında yeni bir gösteri çağrısı yaptığını duyurdu.
Sosyalist Parti lideri Edi Rama, 2013'ten beri iktidarda. Mayıs 2025 seçimlerinde dördüncü dönemini kazanan Rama, istifa çağrılarına kulak asmıyor. Göstericiler ise mevcut siyasi düzenin değiştirilmesini istiyor.
Akademisyenlerden süresiz boykot
Arnavutluk Üniversite Çalışanları Sendikası (SPUSH), 20 Ekim'de aldığı kararla 21 Ekim'den başlayarak bütün devlet üniversitelerinde süresiz ders boykotu ilan etti.
Sendika, yayımladığı açıklamayla öğrencilere yönelik polis müdahalelerinin durdurulmasını, olayların bağımsız biçimde soruşturulmasını ve öğrencilerin taleplerinin karşılanmasını istedi:
"Öğrencilerimiz sokaklarda dövülürken öğretim üyeleri hiçbir şey olmamış gibi derslerine devam edemez."
Akademisyenler, boykot nedeniyle yapılamayan derslerin daha sonra telafi edileceğini belirtti. Rektörlüklere de protestolara katılan öğrenciler ve akademisyenler hakkında disiplin işlemi yapılmaması çağrısında bulundu.
Öğretim üyeleri her sabah saat 10.00'da Tiran Politeknik Üniversitesi önünde toplanıp gösterilere katılıyor. Perşembe günkü yürüyüşte "Öğrencilere dokunmayın!" ve "Öğrenciler yalnız değil!" pankartları taşındı.
Üniversite sendikasının boykot kararının bütün devlet üniversitelerini kapsaması hedefleniyor; ancak her bir üniversitedeki fiilî katılımın hangi düzeyde olduğuna ilişkin henüz yeterli bilgi yok.
Öğretim üyeleri geçici hükümet istiyor
Akademisyenlerin 19 Ekim'de yayımladıkları bir başka açıklamada Rama'nın istifası ve bir geçici hükümet kurulması istendi.
Siyasi Diyalog Forumu aracılığıyla yayımlanan bildiride, öğrencilere yönelik şiddet kınandı. Polis görevlilerine hukuka aykırı emirleri uygulamama, yurttaşlara ise öğrencilerle dayanışma çağrısı yapıldı.
Öğretim üyeleri, 1991'de Arnavutluk'ta tek parti yönetiminin sona ermesinde önemli rol oynayan öğrenci hareketini hatırlatarak şöyle seslendi:
"Üniversite amfilerinde biz önderiz; bugün meydanda öğrenciler, bizim önderimiz."
Bildiride göstericilerden kamuya ve özel kişilere ait mülklere zarar vermemeleri de istendi. Akademisyenler, bu tür eylemlerin hükümet tarafından polis müdahalelerini gerekçelendirmek için kullanıldığını savundu.
Perşembe günü Emekli Polisler Derneği (SHPPL-2013) de bir açıklama yayımlayarak polislerin protestoculara karşı orantısız güç kullandığı iddialarına dikkat çekti.
Dernek, görevdeki polisleri hukuka uygun davranmaya çağırdı:
"Hiçbir emir, baskı ya da siyasi çıkar hukukun üzerinde olamaz!"
Dernek üyelerini 24 Ekim'deki gösteride gençlerle dayanışmaya çağırdı.
"Diplomalarımız göç pasaportundan başka bir şey değil"
13 Ekim'de Eğitim Bakanlığı önünde yeniden başlayan protestoların başlıca talepleri arasında eğitimin niteliğinin yükseltilmesi, üniversite yurtlarının iyileştirilmesi, eğitim masraflarının azaltılması ve gençlere iş sağlanması yer alıyordu.
Tiran'daki Tıp, Hukuk, İktisat ve Politeknik fakültelerinden öğrencilerin yanı sıra Elbasan'daki Aleksandër Xhuvani Üniversitesi öğrencileri ve bazı liseliler de ders boykotlarına katıldı.
13 Ekim gösterisinde Citizens.al'a konuşan üniversite öğrencisi Redjan Shkëmbi, yurtlardaki koşulları eleştirerek şöyle dedi:
"Üniversitelerimizden aldığımız diplomalar, bir göç pasaportundan başka bir şey değil."
Öğrenci Laura Kërtalli ise hareketin yalnızca eğitim kurumlarındaki sorunlarla sınırlı olmadığını belirtti. Kërtalli, hükümetle pazarlığa karşı çıkarak 2018'deki öğrenci protestolarını hatırlattı:
"Bu sistemle ve Rama-Berisha partiler üstü klanıyla müzakere edilemeyeceğini biliyoruz."
Öğrencilerin hem iktidardaki Sosyalist Parti'yi hem de eski Başbakan Sali Berisha'nın liderliğindeki Demokrat Parti'yi hedef alan sloganları, protestolarda geleneksel siyasi partilere yönelik tepkinin derinleşmeye başladığını gösteriyor.
"Flamingo Devrimi"nden öğrenci hareketine
Arnavutluk'taki protesto dalgası, 30 Mayıs'ta başlayan çevre eylemlerine dayanıyor.
"Flamingo Devrimi" adıyla yayılan hareket, başlangıçta ülkenin güneyindeki Zvërnec kıyılarında ve Vjosa-Narta sulak alanlarında planlanan lüks turizm yatırımlarına karşı ortaya çıktı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in yatırım şirketi Affinity Partners ile bağlantılı, yaklaşık 1,4 milyar avroluk turizm projesi, korunan doğal alanların yapılaşmaya açılacağı gerekçesiyle protesto edildi.
Bölgedeki flamingolardan adını alan çevre hareketi, daha sonra kamu arazilerinin özel yatırımlara tahsisi, yolsuzluk iddiaları ve siyasi elitlerin ekonomi politikalarına karşı protestolara dönüştü.
Polonya merkezli Doğu Araştırmaları Merkezi (OSW), 23 Haziran tarihli incelemesinde, göstericilerin yalnızca çevresel taleplerle yetinmeyip hem iktidarı hem de ana muhalefeti hedef alan bir ekonomik ve siyasi değişim talebi geliştirdiğini belirtti.
Rama hükümeti, turizm yatırımlarının ülke ekonomisini geliştireceğini savunuyor. Reuters'ın araştırmasında bazı bölge sakinleri arazi satışlarında usulsüzlük yapıldığını ileri sürdü; ajans Kushner'in yasadışı işlemlere karıştığını gösteren kanıt bulamadığını da bildirdi.
Ekimde öğrencilerin yeniden kitlesel olarak sokaklara çıkmasıyla protestoların merkezine eğitim, geçim koşulları, gençlerin yurt dışına göçü ve yolsuzluk iddiaları yerleşti.
Eski başbakan yardımcısına yolsuzluk suçlaması
Protestolar sürerken Arnavutluk Özel Savcılığı, 20 Ekim'de eski Başbakan Yardımcısı ve Altyapı Bakanı Belinda Balluku hakkındaki yolsuzluk suçlamalarını resmileştirdi.
Balluku, 2021'de toplam değeri 200 milyon avroyu aşan iki kamu ihalesine müdahale, üst düzey kamu görevlileriyle bağlantılı pasif yolsuzluk ve suçtan elde edilen gelirleri aklamakla suçlanıyor.
Balluku hakkındaki ilk suçlamalar 2025 sonunda gündeme gelmişti. Rama, Balluku'yu Şubat 2026'da görevden aldı. Ancak milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması için yeter oya ulaşılamadığı için tutuklanmasının önü açılmadı.
Balluku suçlamaları reddediyor.
20 Ekim'de Eğitim Bakanlığı önünde toplanan öğrenciler "Balluku hapse!" sloganları attı. Polis göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti.
56 gözaltı, çocuklar da aralarında
Polisle göstericiler arasındaki çatışmalar 13 Ekim'den başlayarak birçok kez tekrarlandı. Protestocular ve polis arasındaki çatışmalarda polis ve kamu binalarına atılan taş ve yanıcı maddelerden araçlar ve işyerleri zarar gördü.
Polis ise göstericilere göz yaşartıcı gaz, sopa ve tazyikli suyla karşılık verdi.
Tiran polisi, 15 Ekim'deki olayların ardından 56 kişinin gözaltına alındığını, 97 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Gözaltına alınanlardan 16'sı 15–17 yaşlarındaki çocuklardı.
Emniyet açıklamasında aynı olaylarda 24 polis memurunun yaralandığı bildirildi.
Öğrenciler ve akademisyenler, güvenlik güçlerinin aşırı güç kullandığını savunarak bağımsız soruşturma talep ediyor.
Rama: "Ekonomi taş atarak büyümez"
Başbakan Rama, öğrencilerle görüşmeye hazır olduğunu duyurdu. Hükümet binasının önüne üzerinde "Diyalog" yazan sandalyeler yerleştirildi. Protestocular sandalyeleri devirerek görüşme çağrısını reddetti ve istifa talebini yineledi.
Rama, protestoların şiddete dönüşmesini kınayarak 21 Ekim'de şu açıklamayı yaptı:
"Ekonomi taş atarak değil, çalışarak büyür. Ekonomi, birbirimize sırtımızı dönerek değil, işbirliğiyle büyür."
Hükümet, durumları koşullara uygun olan öğrencilerin kira giderlerinin yarısının devlet tarafından karşılanmasına yönelik bir düzenleme de önerdi.
Rama ayrıca gösterilerde şiddete karışanlara yönelik cezai sorumluluk yaşının düşürülmesi ve 16 yaşından küçüklerin sosyal medya kullanımına kısıtlama getirilmesi gibi önlemleri değerlendirdiklerini açıkladı.
20 Ekim'de okul yöneticilerine seslenen Rama, şiddet olaylarının öğrenci hareketinin gerçek taleplerini yansıtmadığını ileri sürdü. Bazı göstericileri siyasi aşırılıkla suçladı; barışçıl protesto hakkının anayasal güvence altında olduğunu söyledi.
Cumartesi yeni büyük gösteri
Geleneksel muhalefet partilerinden bağımsız ve büyük ölçüde yatay örgütlenmeyle gelişen protestolar henüz ortak bir siyasi liderliğe sahip değil.
Öğrenci hareketi, akademisyenlerin desteği ve kamu görevlilerine yapılan çağrıların ardından 24 Ekim Cumartesi günü Tiran'da ve ülke çapında yeni bir gösteri düzenlemeye hazırlanıyor.
(AEK)

