Antalya Barosu’nun çağrısı ve ev sahipliğinde 28 Ocak 2026’da düzenlenen Antalya İklim Adaleti Forumu, sivil toplum örgütleri, sendikalar, meslek odaları, siyasi partiler, Kent Konseyi, yerel yönetim temsilcileri ve yurttaşların katılımıyla toplandı. Forumun sonunda yayımlanan Sonuç Bildirgesi’nde, iklim krizine karşı mücadelenin “tepeden inme” değil, yerelden, yatay ve katılımcı süreçlerle yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Bildirgede, iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun değil, toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren bir adalet sorunu olduğunu belirtiliyor. Metinde; yoksulların, işçilerin, kadınların, çocukların, yaşlıların, göçmenlerin ve engellilerin iklim etkilerine karşı daha kırılgan olduğu vurgulanarak, iklim politikalarının bu grupları koruyacak biçimde ve hak temelli bir yaklaşımla şekillendirilmesi çağrısı yapılıyor.
Forum, iklim adaletini; sağlıklı çevrede yaşama, su ve gıdaya erişim, barınma gibi temel haklarla birlikte ele alırken, kentlerin insan haklarına dayalı biçimde planlanması ve “dayanıklı topluluklar”ın inşasını da hedef olarak tarif ediyor.
Antalya’ya ilişkin tespitler
Sonuç Bildirgesi’nde Antalya’da iklim adaletsizliğine yol açtığı belirtilen başlıklar arasında; kıyıların betonlaşması, doğal sit alanlarının imara açılması, tarım alanları ile su varlıklarının plansız kullanım ve projelerle baskı altında olması, orman yangınları ve maden/enerji projelerinin ekosistemlere etkisi yer alıyor. Metinde ayrıca, rant odaklı kentleşmenin kamusal alanları daralttığı, şeffaflık ve katılım eksikliği nedeniyle kent hakkının ihlal edildiği ifade ediliyor.
Sekreterya kararı: “Açık, kapsayıcı, esnek”
Forumun en somut kararlarından biri, Antalya’daki çevre, iklim ve kent mücadelelerini koordine etmek amacıyla Antalya İklim Adaleti Forumu Sekreteryası kurulması oldu. Bildirgeye göre sekreterya; forum kararlarının takibi, iletişim ve bilgi akışının sağlanması, etkinlik ve kampanyaların örgütlenmesi, yerel sorunlara ilişkin veri ve raporların derlenmesi gibi görevler üstlenecek. Yapının herkese açık, yatay ve genişlemeye uygun olması hedefleniyor.
COP31 vurgusu ve yol haritası
Metinde, Kasım 2026’da Antalya’da yapılacağı belirtilen COP31 sürecine dikkat çekilerek, iklim adaletinin devletler arası müzakerelere bırakılmaması gerektiği savunuluyor. Forum, COP31 öncesinde ve sırasında halkın doğrudan katılımına dayalı yan etkinlikler ve buluşmalar örgütlemeyi amaçladığını kaydediyor.
Sonuç Bildirgesi, Antalya’da yaşayan tüm kesimleri –işçiler, çiftçiler, gençler, kadınlar, esnaf, emekliler, öğrenciler, engelliler, yerli halklar, göçmenler– iklim adaleti mücadelesine katılmaya çağırarak sona eriyor.
Bildirgenin tam metni için tıklayınız
(Mİ)

