Almanya’da Sol Parti (Die Linke) mensubu Elif Eralp, İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hakkında suç duyurusunda bulundu. Eralp’in avukatı Jasper Prigge tarafından yapılan açıklamada, hukuki sürecin gerekçesi olarak Dobrindt’in ZDF televizyonunda katıldığı bir programda Eralp’i "antisemit" (Yahudi karşıtı) ilan eden bir ifadeyi benimsemesi gösterildi.
Avukat Prigge, bu durumun Alman Ceza Kanunu kapsamında "iftira" ve "hakaret" suçlarını oluşturduğunu belirtti.
"Asılsız iddia"
Söz konusu tartışma, 24 Eylül’de yayımlanan televizyon programında Dobrindt ile Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Heidi Reichinnek arasında yaşandı.
Canlı yayın esnasında araya giren program sunucusu Maybrit Illner, Eralp hakkında konuşurken dil sürçmesi yaşayarak "Elif Eralp, kendisinin antisemit olduğunu söylüyor" ifadesini kullandı. Sunucu Illner hemen ardından hatasını düzelterek "O antisemit değil" dese de, İçişleri Bakanı Dobrindt araya girerek "Hayır, öyle" yanıtını verdi. Bu sözel müdahaleye sert tepki gösteren Reichinnek, Dobrindt’in tavrını "gerçekten son derece iğrenç" olarak niteledi.
Avukat Jasper Prigge, Bakan Dobrindt’in sunucunun dil sürçmesini bilinçli bir şekilde kendi görüşüymüş gibi benimsediğini ve Eralp hakkında asılsız bir iddiada bulunduğunu vurguladı.
Suç duyurusu dilekçesinde, Eralp'in antisemit olarak hedef gösterilmesinin siyasi saygınlığına zarar verebileceği, siyasi faaliyetleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ve özellikle Berlin’de koalisyon hükümeti kurulması sürecini olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.
Eralp'in başarısı
Öte yandan, geçtiğimiz günlerde düzenlenen Berlin eyalet meclisi seçimlerinde Sol Parti, başbakan adayı Elif Eralp liderliğinde tarihi bir zafer elde etti.
Sandık çıkış anketleri ve ilk resmi verilere göre oy oranını önceki seçime kıyasla 12,3 puan artıran Sol Parti, yüzde 24,5 ile seçimi birinci sırada tamamladı. Seçimde Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yüzde 20 ile ikinci sıraya gerilerken; Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 16, Yeşiller yüzde 15 ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 12 oy oranında kaldı. 159 sandalyeli eyalet meclisinde hiçbir parti tek başına 80 sandalyelik mutlak çoğunluğa ulaşamadığı için Berlin'de koalisyon görüşmeleri bekleniyor.
Aynı gün sandık başına gidilen Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise AfD oylarını iki kattan fazla artırarak yüzde 37 oy oranıyla seçimin galibi oldu. Bu eyalette iktidardaki SPD yüzde 35,5 ile ikinci sıraya gerilerken; Sol Parti yüzde 7,5, CDU ve Yeşiller ise yüzde 5,5’er oy alabildi. 71 sandalyeli Mecklenburg-Vorpommern meclisinde de hiçbir siyasi parti 36 sandalyelik tek başına iktidar eşiğine ulaşamadı.
Seçim zaferinin ardından seçmenlerine hitap eden Elif Eralp, Berlin’de nefrete karşı sevgi ve adaletin galip geldiğini ifade etti. Başkentteki en büyük sosyal sorunun kira krizi olduğuna dikkat çeken Eralp, kamu yayıncısı ARD’ye yaptığı açıklamada, herkesin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürebileceği daha adil bir Berlin inşa etmek amacıyla başbakanlık görevini üstlenmeye hazır olduğunu ilan etti.
Eralp ve "antisemitizm"
Berlin eyalet seçimleri sürecinde, Sol Parti’nin (Die Linke) ve Eralp'in İsrail hükümetinin Gazze politikalarına yönelik sert eleştirileri, bazı rakip siyasetçiler ile medya organları tarafından "antisemitizm" söylemleriyle ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.
Eralp, bu suçlamaları kesin bir dille reddederek İsrail hükümetinin politikalarını eleştirmek ile Yahudi karşıtlığı (antisemitizm) yapmanın iki farklı konu olduğunu ve birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurgulamıştır. Eralp, her türlü antisemitizme karşı olduklarını ve Yahudi toplumunun Berlin'deki güvenliğini savunan 5 maddelik bir eylem planı hazırladıklarını duyurmuştur.
(EMK)

