DW Türkçe muhabiri-gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanması dünyada yankı buldu. Reuters, AFP gibi birçok uluslararası ajans Uludağ’ın tutuklanmasını dünyaya geçti. Dünyada tanınan birçok gazete Uludağ'ın tutuklanmasını haberleştirdi.
İfade ve basın özgürlüğü kuruluşları da Uludağ'ın tutuklanmasına tepki gösteren açıklamalar yaptı. Siyasetçiler de Uludağ’ın tutuklanmasını tepkiyle karşıladı.
Uluslararası medya nasıl gördü?
Uludağ’ın tutuklanması, uluslararası ajans ve gazetelerde haber oldu.
DW: “DW muhabiri Türkiye'de tutuklandı” başlığıyla haberleştirdi. Haberde DW Genel Direktörü Barbara Massing’in süreci “kasıtlı bir gözdağı verme” olarak ele aldığı görüşüne yer verdi. Ayrıca Raif Badawi gazetecilik ödülünün sahibi olduğunu hatırlattı.
Associated Press (AP): Tutuklamayı, “Medya bağımsızlığına ve demokratik normlara bir saldırı” olarak gördü. DW yönetiminin “yıldırma” değerlendirmesine yer verdi. Türkiye’deki tutuklu gazeteci verilerini paylaştı.
Reuters: “Deutsche Welle’ye çalışan bir gazeteci Türkiye'de tutuklandı” başlığıyla haber yapan Reuters, DW Genel Direktörü Barbara Massing’in “AKP hükümetinin basın özgürlüğünü bastırdığını” söylediği demecine yer verdi.
Bloomberg: Dünyaca ünlü finans gazetesi Uludağ’ın tutuklanmasına yaptığı özel haberle yer ayırdı. Avukat Gökhan Teksen'in görüşüne yer verilen haberde "Ceza kanunun gazetecilerin özgürlüklerini kısıtlamak için bir sopa olarak kullanıldığı” yazıldı.
Almanya basını: Bild ve Welt gibi yayınlar, DW’nin serbest bırakma çağrısını ve Almanya siyasetinden gelen tepkileri öne çıkardı.
Norveç basını: VG, hem suçlamaları hem de Almanya’dan gelen “endişe” mesajını haberleştirdi.
France 24: Fransa’nın kamu yayıncısı “Türkiye, Almanya'nın DW kanalında çalışan bir gazeteciyi 'cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla hapse attı” başlığını kullandı. Haberde Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu’nun görüşüne yer verdi.
MSN ve Yahoo: Dünyada milyonlarca kişinin tarayıcısında açılış sayfası olan MSN ve Yahoo ise AFP’nin “Türkiye, Alman yayın kuruluşunda çalışan bir gazeteciyi 'cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla tutukladı” başlıklı haberini ana sayfaya taşıdı.
NBC News, Washington Post, Arab News, Al Monitor, Times of Israel, First Post ve RFI gibi birçok kuruluş da Uludağ’ın tutuklanmasını gündeme taşıyan başlıca gazeteler oldu.
Meslek örgütleri: Açıkça bir adalet skandalı
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), mahkemenin Alican Uludağ hakkında verdiği kararı “skandal” olarak değerlendirdi. RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu şunları aktardı:
“Kamuyu ilgilendiren konulardaki araştırmalarıyla tanınan gazeteci Alican Uludağ’ın, RSF’nin daha önce de belgelediği üzere, iktidara bağlı bir yargı tarafından keyfi biçimde hedef alındığı inkâr edilemez. ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ gerekçesiyle yapılan bu tutuklama açıkça bir adalet skandalıdır.
Alican Uludağ’ın özgürlüğü için mücadele etmeye ve bu skandal kararı kınamaya devam edeceğiz. Ne yazık ki Türk yetkililer, geçen yıl en az 27 gazetecinin hapsedildiği ülkedeki zaten kötü olan basın özgürlüğü sicilini daha da lekelemeyi sürdürüyor.”
Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Uludağ’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. EFJ Yürütme Komitesi Türkiye üyesi Banu Tuna şunları söyledi:
“Tutuklanmasından derin üzüntü duyuyoruz ancak yılmış değiliz. Alican Uludağ mesleğine onur kazandıran bir gazetecidir. Gözaltına alınırken avukatlarına söylediği son söz şuydu: ‘Herkese söyleyin, susturulmayacağım.’ Biz de susturulmayacağız.”
Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), ARTICLE19, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Yabancı Medya Derneği (FMA Türkiye), Free Press Unlimited (FPU), PEN Norveç ile Norveç Helsinki Komitesi ise yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“…Uludağ'ın haksız yere tutuklanması, Türkiye'de basın özgürlüğünü bastırmak için ceza adaletinin araçsallaştırılmasının son örneğidir.
Tanınmış bir araştırmacı gazeteciyi susturmak amacıyla yargı tacizine başvurulması ve orantısız polis gücü kullanılması açık bir gözdağı niteliği taşımakta ve Türkiye’de araştırmacı gazetecilik üzerinde caydırıcı bir etki yaratmayı hedeflemektedir.”
Almanya da tepkili
Uludağ’ın tutuklanması sadece meslek örgütlerinin tepkisini çekmedi. Almanya Hükümet Sözcüsü Yardımcısı Sebastian Hille, süreci "çok derin endişe ve büyük bir dikkatle izlediklerini" kaydetti.
“Gazeteciler görevlerini baskılardan korkmadan yapabilmeli. Bu Türkiye için de geçerli. Deutsche Welle ve çalışanları, Türkiye'de özgürce çalışabilmeli, bağımsız haber yapmalı" dedi.
Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Bakan Wolfram Weimer, Uludağ hakkındaki suçlamaların "dayanaksız" olduğunu söyledi. “Türkiye'ye çağrım açık” diyen Weimer “Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalı. Gazetecilik suç değildir" ifadelerini kullandı.
Amor: Demokratik standartların geldiği nokta
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor da Uludağ'ın gözaltına alınması karşısında şu yorumda bulundu:
"DW Türkçe'de çalışan tanınmış gazeteci Alican Uludağ evinde 30 polis tarafından gözaltına alındı. Bir yıldan daha uzun süre önce yaptığı bir açıklama nedeniyle Cumhurbaşkanı'na hakaret ve dezenformasyonla suçlanıyor. Türkiye'deki demokratik standartların geldiği nokta bu. Üzücü."
(HO/HA)




