İstanbul Sarıyer Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çayırbaşı Yerleşkesi’nde yaklaşık üç yıldır bitkisel hayatta tedavi gören Onur Dost, 5 Aralık 2025’te polis ve güvenlik eşliğinde ve ailesinin rızası olmadan başka bir hastaneye sevk edildi.
Abla Banu Dost’un bianet’e verdiği bilgilere göre, Onur Dost’un annesi Mine Şan, mahkeme kararıyla yasal vasi olmasına rağmen sevke onay vermedi diğer hastalar gibi kurum içi yerleşim talep etti Aile, hayati risk taşıdığı gerekçesiyle sevkin durdurulmasını talep etti ancak buna rağmen hastanın polis barikatı eşliğinde yatağından alınarak Beylikdüzü Devlet Hastanesi’ne nakledildiğini belirtti.

Abla Dost, söz konusu sevkin vasi hukukunun ihlali anlamına geldiğini ve Onur Dost’un yaşam hakkını tehlikeye attığını söyledi. Sevk sonrası hastanın sağlık durumunun hızla kötüleştiği, enfeksiyon değerlerinin yükseldiği ve bakım yetersizliği nedeniyle bası yaralarının oluştuğunu açıkladı.
Hasta yakını ayrıca Beylikdüzü Devlet Hastanesi’nin yoğun olduğunu hastanede sosyal hizmet birimi tarafından yasal vasi olan anne üzerinde baskı kurulduğunu iddia etti.
"Sesimizi kimse duymuyor"
Olayın resmi mercilere taşındığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (Hasan Doğan Yerleşkesi) ve TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvurular yapıldığı, sürecin kayıt altına alındığı belirtildi.

Abla Dost, resmi dilekçeler bulunduğu, sürecin kamuoyuna duyurulmasını talep ediyor.
Aile, bitkisel hayattaki bir hastanın “tadilat” gerekçesiyle ve zor kullanılarak sevk edilmesinin hasta hakları ve yaşam hakkı açısından ciddi bir ihlal olduğunu söyledi ve acil destek talep etti. Abla Dost bianet’e şunları söyledi:
“Biz çok zor durumdayız. Kardeşim Sarıyer’deki hastaneden polis zoruyla çıkarıldı. Tadilat var dediler, çıkardılar. Kardeşim şimdi Beylikdüzü’nde hastanede ve zoraki taşımaya bağlı olarak yeni yaralar oluştu vücudunda. Kimse bizim sesimizi duymuyor. Kardeşimi o hastaneden de sosyal hizmetler çıkartmak istiyorlar. Kardeşim evde bakılacak durumda değil. Mutlaka hastanede bakılması gerekiyor. Onur’un enfeksiyon değerleri (CRP vb.) hızla yükseldi, vücut direnci çöktü.
Usulsüz sevke dayalı travmatize durumlar nedeniyle vücudunda ciddi bası yaraları oluşmaya başladı.
Hastanedeki sosyal hizmet birimi ve annem (vasisi) üzerinde sürekli bir mobbing ve baskı kurarak bizi yıldırmaya çalışmaktadır.
Kardeşim şu an bu hastanede göz göre göre ölüme terk edilmiştir. Bitkisel hayattaki bir hastanın, 'tadilat' yalanıyla ve polis zoruyla hayati riskinin artırılması açık bir yaşam hakkı ihlalidir. Lütfen sesimizi duyurun.”
(EMK)







