Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Rusya’ya karşı derdest 879 bireysel başvuruyu tek bir kararla kayıttan düşürdü.
Yüksek Mahkeme kararı oybirliğiyle verdi. Koşulların gerektirmesi halinde başvurulardan herhangi birini yeniden kayda alma yetkisini ise saklı tuttu.
Update on processing of applications against Russia
— ECHR CEDH (@ECHR_CEDH) September 3, 2026
🔗https://t.co/5OcDj25dpS
Le point sur le traitement par la Cour européenne des requêtes dirigées contre la Russie
🔗https://t.co/0pzRZE7Jab pic.twitter.com/vSXxapooie
“Potansiyel olarak haklı” şikayetler
Kayıttan düşürülen başvurular, Rusya’daki gelişmelerle ilgili ve devletlerarası davalarla ya da silahlı çatışmalarla bağlantılı olmayan bireysel dosyalardan oluşuyor.
Mahkemenin açıklamasına göre bu 879 başvuruda adil yargılanma ve mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü, cezaevi koşulları, göç, seyahat özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ve kişisel verilerin korunması gibi alanlarda “potansiyel olarak haklı (potentially meritorious)” şikayetler bulunuyordu.
Ancak Mahkeme, kalan dosyaların Rusya’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamındaki sorumluluğu bakımından özel önem taşıyan yeni meseleler ortaya koymadığı ve AİHM içtihadının geliştirilmesini ya da açıklığa kavuşturulmasını gerektirmediği sonucuna vardı.
AİHM ayrıca dosyalardaki maddi ve hukuki sorunların, tekrarlanan başvurular için kullanılan basitleştirilmiş inceleme usulüne de elverişli olmadığını belirtti.

AİHM’de alınan ihlal kararları sayısında Türkiye üçüncü sırada
Rusya 2022’de AİHS'ten çıktı
Rusya, 16 Eylül 2022’de AİHS’ye taraf olmaktan çıktı. Ancak AİHM, bu tarihten önce gerçekleştiği ileri sürülen hak ihlalleri bakımından Rusya’nın sorumluluğunun devam ettiğini ve kendisinin bu dosyaları inceleme yetkisine sahip olduğunu daha önce açıklamıştı.
Rusya hükümetinin AİHM önündeki yargılamalarla işbirliği yapmaması da Mahkemenin başvuruları incelemesini engellemedi. AİHM, çekişmeli yargılama ilkesini korumak amacıyla dosyaları Rusya makamlarına erişime açık güvenli elektronik sistem üzerinden iletmeyi sürdürdü.
Mahkeme, 879 başvuruyu kayıttan düşürürken Rusya’nın sistemden ayrılmasının, ülkenin geçmişteki uluslararası yükümlülüklerinden geriye dönük olarak kurtulduğu anlamına gelmediğinin de altını çizdi.
AİHM’ye göre Rusya’nın AİHS sisteminden çıkması, daha önce verilmiş AİHM kararlarından doğan yükümlülüklerini de ortadan kaldırmadı.
2022’de bu kategoride 15 bin 800 dosya vardı
AİHM’nin verilerine göre Rusya’nın AİHS’den ayrıldığı Eylül 2022’de, silahlı çatışmalar veya devletlerarası davalarla bağlantılı olmayan yaklaşık 15 bin 800 bireysel başvuru bekliyordu.
Mahkeme aradan geçen dört yılda bunların büyük çoğunluğunu sonuçlandırdı. Tekrarlayan şikayetlerin önemli bir bölümü basitleştirilmiş usulle ele alındı. Özel önem taşıyan 60’tan fazla dava kapsamında 600’ü aşkın başvuru ise Büyük Daire veya daireler tarafından karara bağlandı.
Bu kararlar arasında Aleksey Navalnıy’ın Noviçok sinir gazıyla zehirlenmesi, Boris Nemtsov’un öldürülmesi, “yabancı ajan” mevzuatı, Yehova Şahitlerine yönelik uygulamalar, çevrimiçi ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, yüz tanıma teknolojisinin bir göstericiye karşı kullanılması ve LGBTİ+’lara yönelik işkence gibi konular bulunuyor.
Savaş ve çatışmalarla ilgili başvurular devam edecek
Karar, Rusya’ya karşı bütün başvuruların kapatıldığı anlamına gelmiyor.
AİHM, Ukrayna ve Gürcistan’daki savaş ve çatışmalarla bağlantılı davaları ayrı bir kategori olarak değerlendiriyor ve bunların incelenmesini sürdürdüğünü belirtiyor.
Mahkeme önünde Kırım, Ukrayna’nın doğusu, Azak Denizi ve Rusya’nın 24 Şubat 2022’den itibaren Ukrayna’daki askeri operasyonlarıyla bağlantılı yaklaşık 5 bin 550 bireysel başvuru bulunuyor. Gürcistan’daki 2008 savaşı ve sonrasındaki idari sınır hatlarıyla ilgili de yaklaşık 150 bireysel başvuru derdest. AİHM, çatışmalarla ilgili dosyaların “öncelik” olmaya devam edeceğini ve bu amaçla Mahkeme Yazı İşleri bünyesinde özel bir Çatışmalar Birimi kurulduğunu açıkladı.
AİHM, 879 dosyayı kayıttan düşürme kararının Rusya’yı ağır AİHS ihlallerine ilişkin uluslararası sorumluluğundan kurtardığı şeklinde yorumlanamayacağını özellikle vurguladı.
(HA)








