Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, yatırım fonlarında yaşanan temerrüt ve likidite sorunları ile bunların Borsa İstanbul’a etkilerini Meclis gündemine taşıdı.
Şık, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle 21 Eylül’de TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Pusula Portföy ve Tera Portföy başta olmak üzere bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarında yaşanan yoğun katılma payı iade taleplerini, temerrütleri ve iade sürelerinin uzatılmasını gündeme getirdi.
Önergede SPK’nın denetim süreçleri, kriz öncesinde fonlardan çıkış yapan yatırımcılar, küçük yatırımcının uğradığı zarar, piyasa manipülasyonu iddiaları ve kamu kurumlarının süreçteki rolüne ilişkin sorular yer aldı.
Şık, önergenin son bölümünü ise krizde “siyasi ve bürokratik çevrelerin dahli” yönündeki iddialara ayırdı.

Suni getiriden tasfiyeye: 10 soruda fon soruşturması
Bakan Gürlek ve iktidar çevresindeki isimler için soru
Şık, Tera Portföy’ün TLY kodlu fonunun TEFAS’a açılmadan önceki kapalı dönemine ilişkin iddiaların araştırılıp araştırılmadığını sordu.
Önergede Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı danışmanı Hasan Doğan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) üyesi ve eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ile AKP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi’nin adları geçti.
Şık, önergede ayrıca fonlarla bağlantılı kişi ve şirketlerin faaliyetlerini sürdürürken siyasi ya da bürokratik nüfuzdan yararlanmış olabilecekleri yönündeki iddiaları gündeme getirdi:
“Burada sayılan ve haklarındaki önlemlerin yetersiz kaldığı görülen birçok eylem ve işlemde payı olan kişilerin, bu eylem ve işlemlere devam edebilmelerinde nüfuzlarını kullandıkları öne sürülmektedir. Gerçekten, adı geçenler arasında Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi’nde görev yapmış olanlardan tutun (Prof. Dr. Emre Alkin), büyükelçilik yapmış olanlara (Prof. Dr. Kerem Alkin), Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı yapmış olanlardan tutun (Fecir Alptekin), yukarıda söz edildiği üzere MKK’da yöneticiliği bulunan kişilere dek uzanan bir yapı belirmektedir. Bu haliyle, işlemlerde payı olanların nüfuzlarını kullanıp kullanmadıklarına yönelik bir araştırma söz konusu olacak mıdır?
Yine, SPK’nın ve ilgili kuruluşların tespit ve denetimleri içinde, TLY kodlu karlılık rekoru kıran fonun kapalı dönemine ilişkin olarak ortaya atılan iddialara bakıldığında; Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı danışmanı Hasan Doğan, BTK üyesi ve eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, AKP milletvekili Mehmet Ali Çelebi gibi doğrudan iktidarınızda yetki sahibi kimselerin yahut bürokratik iş ve görevlerde bulunmuş, kritik pozisyonlar işgal eden Hüseyin Emre Sezer, Alper Özbilen gibi isimlerin de bizzat kendileri adına veya yakınları/akrabaları aracılığı ile bu fonun kapalı dönemine dahil oldukları öne sürülmektedir. Bu isimlerin yahut siyaset ve bürokrasi çerçevesinden sair isimlerin bu fonun kapalı döneminde yer alıp almadıklarına ilişkin olarak bir soruşturma yürütülmekte midir? Bahse konu eylem ve işlemlerin, yatırımcı olduğu öne sürülen bu kimselerin siyasi nüfuzuna dayalı olarak gerçekleştirilmiş olma ihtimali bulunmakta mıdır?"
Uyarı yapanlara soruşturma ve erişim engeli iddiası
Şık’ın önergesinde dikkat çektiği bir diğer başlık, fonlar ve şirketler hakkında daha önce uyarıda bulunan kişilere yönelik adli işlemler oldu.
Şık, bu şirketlerle ilgili ihbarda bulunan, yatırımcıları uyaran veya eleştirel yazılar yayımlayan kişilerin gözaltı ve davalarla karşılaştığı, konu hakkında açıklama yapan bazı kişilerin sosyal medya paylaşımlarına da hızla erişim engeli getirildiği yönündeki haberleri hatırlattı.
Bu bilgilerin doğru olup olmadığını soran Şık, söz konusu açıklamalar devlet güvenliği açısından bir tehlike oluşturmuyorsa uyarıların hangi gerekçeyle yargı yoluyla engellendiğinin açıklanmasını istedi.
Krizden önce fondan kimler çıktı?
Şık, önergenin diğer bölümlerinde SPK’nın fonlara ilişkin denetiminin neden daha önce sonuç vermediğini ve krizden önce fonlardan çıkan yatırımcıların kimlikleri de sordu.
Şık, 28 Ağustos’taki düzenlemelerden önce ilgili fonlardan çıkan büyük yatırımcılar olup olmadığını, varsa bunların kimler olduğunu ve bu kişilerle Hazine ve Maliye Bakanlığı ya da SPK yöneticileri arasında yakınlık bulunup bulunmadığını Mehmet Şimşek’e soru olarak yöneltti.
TLY fonunun başlangıçta 12 yatırımcıyla faaliyet gösterdiğini belirten Şık, fonun kapalı dönemindeki yatırımcıların kimliklerinin ve krizden önce fondan kimlerin çıktığının araştırılıp araştırılmadığını da sordu.
Şık ayrıca Pusula ve Tera Portföy fonlarından Ağustos sonundan itibaren çıktığını belirttiği 130 milyar lirayı aşkın tutarın ne kadarının küçük yatırımcılara, ne kadarının büyük veya kurumsal yatırımcılara ait olduğunu sordu.
Şık, önergenin son sorusunda ise Lüksemburg başta olmak üzere yabancı ülkelerde kurulu şirketler üzerinden Tera Portföy ve ilgili fonlarla yapılan işlemlerin şüpheli işlem kapsamında incelenip incelenmediğinin açıklanması istendi.
(HA)

