Türkiye ev sahiğinde Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Birleşmiş Milletler'in 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi toplantıları, bugün başladı. Toplantılar, Pasifik ülkelerinin öncülüğünde 5-8 Ekim tarihleri arasında Fiji’nin Nadi kentinde ve Tuvalu’da gerçekleştirilecek. Toplantı öncesi açıklama yapan Uluslararası Af Örgütü, çok sayıda dünya liderinin toplantılara katılmamasının iklim krizine karşı eylemsizliğe gerekçe gösterilmemesi gerektiğini belirtti.
Toplantılar, Ağustos 2026’nın kayıtlara geçen en sıcak aylardan biri olduğu ve Avrupa’da olağanüstü sıcak yazın yaşandığı bir dönemin ardından gerçekleştiriliyor.
"Gelmeyenler sorumluluklarından kaçamaz"
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, yükselen deniz seviyelerinin şimdiden insanların topraklarını, geçim kaynaklarını ve kültürlerini yok ettiğini belirtti.
Agnès Callamard'a göre; "Dünya liderleri Fiji ve Tuvalu’ya gelmeli, Pasifik halklarını dinlemeli ve harekete geçmeliler. Bizzat gelmeyenler sorumluluklarından kaçamaz".
Liderlerin yokluğunun denizlerin yükselmesini durdurmayacağını belirten Callamard, bu liderlerin toplantılara katılmamalarının krizin ortaya çıkmasında en az payı olan ancak bedelini en ağır ödeyen topluluklara karşı yüksek emisyonlu ülkelerin sorumluluklarını da ortadan kaldırmayacağını belirtti:
“Onların yokluğu denizlerin yükselmesini durdurmayacak; krizin ortaya çıkmasında en az payı olan ancak bedelini en ağır ödeyen topluluklara karşı yüksek emisyonlu ülkelerin sorumluluklarını da ortadan kaldırmayacak. En büyük başarısızlık boş kalan bir sandalye değil, tutulmayan bir sözdür.
COP31 Öncesi Toplantıları, yıllardır süregelen söylemleri somut taahhütlere ve eyleme dönüştürmeli; dünyanın kasımda COP31’den beklediği iklim hedeflerinin hayata geçirilmesini sağlamalı. Avustralya, başkanlık rolünü kullanarak Pasifik’in taleplerini COP31’in sonuçlarına yansıtmalı. Bunun için de öncelikle fosil yakıtlardan adil bir geçiş sağlayarak krizi kaynağında durdurmaya yönelik adımlar atmalı.”
Fiji Çevre Bakanı, Pasifik ülkelerinin öncülüğünde düzenlenen zirvenin, önde gelen dünya liderleri katılsa da katılmasa da gerçekleştirileceğini söyledi.
"Mücadele, Uluslararası Adalet Divanı’na taşındı"
Uluslararası Af Örgütü, iklim değişikliğinin Tuvalu, Kiribati ve diğer Pasifik ada ülkelerinde insan haklarına şimdiden nasıl zarar verdiğini belgeledi. Yükselen deniz seviyeleri, aşırı sıcaklar, kuraklık ve tuzlu suyun tatlı su kaynaklarına sızması; insanların suya, gıdaya, sağlığa, yeterli barınmaya ve güvenli bir geleceğe erişim haklarını tehdit ediyor.
Tuvalu’nun küresel sera gazı emisyonlarındaki payı yüzde 0,003’ten daha az olmasına rağmen ülke, iklim krizinin en ağır sonuçlarından bazılarıyla karşı karşıya.

BM, yükselen okyanusların ülkeleri örteceği geleceğe hazırlanıyor: Ada ülkeleri için yeni uluslararası hukuk ilkesi
Pasifikli öğrenciler, iklim değişikliğiyle mücadeleyi dünyanın en yüksek yargı mercii olan Uluslararası Adalet Divanı’na taşıdı. Bunun sonucunda Divan, Temmuz 2025’te tarihi bir Danışma Görüşü yayımlayarak hükümetlerin insan haklarını iklim değişikliğinin etkilerinden korumakla hukuken yükümlü olduğunu açıkça ortaya koydu.

UNESCAP 2022 RAPORU
Asya-Pasifik, dünyanın “doğal afetlere en açık bölgesi”
Uluslararası Af Örgütü tarafından paylaşılan tavsiyeler doğrultusunda yapılan açıklamada Avustralya'nın tutumuna ilişkin eleştiride bulunuldu:
"COP31 müzakerelerinin başkanlığını üstlenen Avustralya’nın, Pasifik’teki komşularının yanında durarak insan haklarını merkeze alan iddialı bir sonuç elde edilmesini sağlama konusunda özel bir sorumluluğu bulunuyor. Avustralya’nın, Pasifik topluluklarının karşı karşıya olduğu zararları derinleştiren fosil yakıtların genişletilmesini desteklemeyi sürdürürken iklim liderliği iddiasında bulunması inandırıcı değil."
"Avustralya, ortaklık söylemini eyleme dönüştürmeli"
Uluslararası Af Örgütü, Avustralya ve diğer hükümetlerin COP31 Öncesi Toplantıları üç öncelik alanında ilerleme sağlamak için değerlendirmesi gerektiğinin altını çizdi:
- "İklim krizini kaynağında durdurun: Fosil yakıtlardan uzaklaşmayı sağlayacak dönüşümü kapsamlı, hızlı, adil, yeterli finansmanla destekleyerek ve insan haklarına uygun şekilde hızlandırarak, fosil yakıtların genişletilmesine son verin. İklim krizinden en fazla sorumlu olan devletler daha ileri ve daha hızlı adımlar atmalı. Yenilenebilir enerji, fosil yakıtlardan daha ucuz; hükümetler, vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen sübvansiyonlarla fosil yakıt sektöründeki şirketleri desteklemeye son vermeli.
- Toplulukların gelişip güçlenmesini destekleyin: Adil Geçiş Mekanizması’nın işler ve hesap verebilir olmasını sağlayın. Mekanizmanın, yerli halklar da dahil olmak üzere dönüşümden etkilenen topluluklara finansman ve destek ulaştırılmasına katkıda bulunmasını güvence altına alın.
- Yüksek gelirli ve emisyonlu ülkelerden, en çok ihtiyaç duyulan yerlere yönelik iklim finansmanını artırın: Düşük gelirli ülkeleri daha fazla borç yükü altına sokmadan, emisyon azaltımı, iklim değişikliğine uyum, kayıp ve zararların karşılanması için kamu kaynaklarından sağlanan hibe temelli finansmanı önemli ölçüde artırın."









