Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, 20 Ekim tarihli Hürriyet'teki köşesinde değindiği çeşitli konular arasında “AK Parti tabanı neden öfkeli” alt başlığı altında fon krizi tartışmasını parti içindeki sorumluluk ve siyasi maliyet meselesiyle ilişkilendirdi.
Selvi, "AK Parti'nin kuruluş yıllarındaki fedakârlıklara" atıfla, krizden sorumlu tuttuğu kişilerin partinin değerlerine zarar verdiğini savundu:
“Bu davada emeği olmayan bir avuç doyumsuz ise fon rezaleti diye bir krizi başımıza sardı. Değerlerimizin içini boşattılar. Üç beş muhterisin değerlerimizi kirletmesine izin verilmemeli. Bu millet bunlardan hesap sorulduğunu görmeli.”
3 puan GENAR'dan, 6 puan Tayyar'ın sözünü ettiği anketten
Selvi, “AK Parti, fon krizinden dolayı 3-6 puan kaybetmiş” dedi ve bu kaybı “Cumhurbaşkanı Erdoğan'a muhalefetten daha ağır darbe vurmak” olarak niteledi.
3 puanlık kayıp bilgisi, GENAR Araştırma Başkanı İhsan Aktaş'ın 18 Ekim'de Yeni Şafak'ta açıkladığı Ekim 2026 Türkiye Raporu'nda yer alıyor. Raporda, AKP'nin eylülde yüzde 36 bandında olan oy oranı ekimde yüzde 33,7 olarak ölçüldü.
Aktaş, yaklaşık 3 puanlık gerilemede fon krizinin etkili olduğunu değerlendirdi; kaybın sınırlı kalmasını ise muhalefetin dağınıklığıyla açıkladı.
6 puanlık kayıp ise eski AKP milletvekili Şamil Tayyar'ın yine 18 Ekim'de sosyal medyada paylaştığı bilgilere dayanıyor. Tayyar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne sunulan “çok özel” bir araştırmanın oy kaybını 6 puan civarında gösterdiğini ileri sürdü.
Araştırmayı hangi şirketin yaptığı, sahanın hangi kentlerde olduğu, tarihler, örneklem ve tam sonuçlar yayımlanmadığı için bu rakamın doğrulanması söz konusu değil.
Ancak, Tayyar, oy kaybının daha da artmamasını Erdoğan'ın krizi çözeceğine duyulan umuda bağladı ve şu uyarıyı yaptı:
“Toplum bu umudunu kaybederse, facia kapıda.”
ASAL: Yüzde 45,6 denetim kurumlarını sorumlu tutuyor
4–10 Ekim'de 28 ilde 2.020 kişiyle yapılan ASAL araştırmasında ülkenin en önemli sorunu sorusuna katılımcıların yüzde 46,6'sı ekonomi, enflasyon ve hayat pahalılığı; yüzde 16,5'i fon krizi yanıtını verdi.
Aynı araştırmada, fon krizinin başlıca sorumlusu olarak denetim ve gözetim yapan kuruluşları gösterenlerin oranı yüzde 45,6, ekonomi yönetimini sorumlu tutanların oranı ise yüzde 24,7 oldu. Yüksek getiri beklentisiyle risk alan yatırımcıları sorumlu görenler yüzde 19,9'da kaldı.
Fon mağduriyetlerinin zararını kimlerin karşılaması gerektiği sorulduğunda yüzde 68,8 “fonlardan haksız kazanç elde edenler”, yüzde 13,7 “denetim ve gözetim görevini yapmayanlar”, yalnızca yüzde 3,5 “devlet” yanıtını verdi.
ADA Araştırma'nın 10–15 Ekim'de 2.500 kişiyle gerçekleştirdiği çalışmada da denetim ve düzenlemeden sorumlu kamu kurumlarını başlıca sorumlu sayanlar yüzde 32,7'yle ilk sırada yer aldı. Hükümeti, bakanlıkları veya Cumhurbaşkanlığını işaret edenlerin oranı yüzde 17,4, “hepsi” diyenlerin oranı yüzde 12,6 oldu.
ASAL'ın ayrı seçim anketinde AK Parti'nin oy oranı yüzde 31,6 olarak bildirildi. Bu 2023 genel seçimlerinden 4,01 puan geride.
“Bir ucu siyasette, kökleri SPK ve BDDK'da”
Selvi, köşesinde AKP seçmenlerinin sorumlulardan hesap sorulmasını istediğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
“[Seçmenler] çürüyen kolun kesilip atılmasını talep ediyorlar. Bir ucu siyasette, bir ucu Borsa'da, kökleri SPK'da, BDDK'da, Tera gibi Pusula gibi fonlarda olan organize bir soygun grubundan hesap sorulmasını istiyorlar.”
Selvi bu sözlerle Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), fon şirketleri ve siyaset kurumu arasında bağlantılar bulunduğunu iddia etti.
Ancak, TBMM'de fon krizindeki siyasi ve idari ilişkilerin araştırılması için muhalefet partilerince verilen önergeler daha önce AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmişti.
Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın krizi aşacağı görüşünü savunurken sorumlulardan hesap sorulmasını istedi.
(AEK)

