ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, bu kez Küba liderlerini tehdit etti.
Fox News’in dünkü (3 Mart) yayınında konuşan Graham, İran rejimi için çarpıcı ifadeler kullanarak “Uluslararası terörizmin ana gemisi olan İran rejimi çökme aşamasında,” dedi ve ardından Küba’ya işaret ederek, “Bu komünist diktatörlüğün günleri sayılı,” diye ekledi.
Graham’in yorumları, ABD’nin Küba’ya uyguladığı yakıt ambargosu nedeniyle ada ülkesinde ciddi petrol ve temel malzeme sıkıntısı yaşandığı bir dönemde geldi.
ABD Başkanı Donald Trump da daha önce Küba hükümeti ile Washington arasında “yüksek düzeyde görüşmeler” olduğunu belirterek “belki Küba’yı dostane biçimde devralabileceğiz” ifadelerini kullanmış; ancak detay vermemişti.
Ne olmuştu?
Uzun yıllardır Küba’nın petrol ihtiyacını karşılayan Venezuela, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun 3 Ocak 2026’da ABD tarafından kaçırılmasının ardından, Washington’un baskısıyla Küba’ya petrol tedarikini kesti.
Trump, 30 Ocak 2026’da, ulusal acil durum ilân eden ve Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden ithal edilen mallara gümrük vergisi uygulanmasına olanak tanıyan bir kararname imzaladı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Trump’ın kararının Küba hükümetinin ABD’ye yönelik tehditlerini ele aldığı ifade edildi. Açıklamada, kararnameyle ABD’nin, Küba’ya doğrudan veya dolaylı olarak petrol sağlayan ülkelerden yapılan ithalata ek gümrük vergisi uygulamasına olanak tanıyan yeni bir tarife sistemi getireceği belirtildi.
Açıklamada ayrıca ABD’nin ulusal güvenliğinin ve dış politikasının, “Küba rejiminin kötü niyetli eylem ve politikalarından” korunmasının amaçlandığı vurgulandı.
Küba’ya petrol ihracını fiilen imkânsız hâle getiren kararname Kübalıların sağlık hizmetlerine erişimini kısıtlıyor, çocukların eğitim hakkını engelliyor ve ülkenin kalkınma olanaklarını bilinçli biçimde tahrip ediyor.
Küba’nın Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Diaz Palacios, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada şöyle demişti:
“Bu yaptırımların kendisi direkt olarak Küba halkının günlük yaşamını etkiliyor. Çünkü ülkemize petrol girişinin, akaryakıt girişinin engellenmesi, Küba'daki bir ekonomik yıkımın tetiklenmesi anlamına geliyor. Yaptırımlar, uzun saatler boyunca elektrik kesintilerine sebep oluyor. ABD politikası zalimce ve soykırım suçu teşkil ediyor. Günümüzdeki ABD hükümetinin bütün yaptırımlarına, bütün bedel ödetme çabalarına rağmen Küba halkı ise hâlâ ayakta, hâlâ direnmeye devam ediyor.”
Öte yandan, ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik ve ticari ambargosu 1959 Küba Devrimi’nden beri uygulanıyor. Ticaret üzerindeki kısıtlamalar ilk olarak 1960’ta başladı ve 7 Şubat 1962’de Başkan John F. Kennedy döneminde tam kapsamlı ticaret ambargosu resmen ilân edildi. Bu ambargo, Küba’nın ülkedeki ABD hegemonyasına son vermesine yanıt olarak ortaya çıktı ve günümüzde hâlâ devam eden en uzun ticaret ambargosu olarak tarihe geçti.
İzleme önerisi: Küba ve Kameraman
Emmy ödüllü gazeteci Jon Alpert tarafından yönetilen belgesel, 1970’lerden 2016’ya kadar yaklaşık 45 yıl boyunca Küba’da çekilen görüntülerden derlendi.
2017 yapımı ABD belgeseli olan film, Fidel Castro dönemi ve sonrasını ele alırken, üç Kübalı ailenin yaşamını takip ederek adanın tarihini insan hikâyeleri üzerinden yansıtır.
Kaynak: Sky News, José Martí Küba Dostluk Derneği (JMKDD), Anadolu Ajansı. (TY)





