Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uluslararası ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, 16 Ekim Cuma günü Moskova'da düzenlenen Rusya Enerji Haftası toplantısında ABD ile Arktik'te enerji yatırımları, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve nükleer enerjiyle çalışan veri merkezleri için ortak projeler üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Rusya Doğrudan Yatırım Fonunun da başkanı olan Dmitriyev, Anadolu Ajansı'nın aktardığı açıklamasında şöyle konuştu:
“Arktik, LNG ve diğer enerji projelerinde, Rusya ile ABD arasında çok büyük bir sinerji olduğunu daha önce de söylemiştik. Veri merkezleri alanında da nükleer santrallerimizden yararlanılması dahil olmak üzere ABD ile ortak projeleri görüşüyoruz.”
Dmitriyev, projelerin listesinin hazırlandığını ve ABD Enerji Bakanlığı'nın bazı şirketleri belirlediğini söyledi. Ancak şirketlerin adları, yatırımların tutarı ve gerçekleştirilecekleri bölgeler açıklanmadı. ABD makamları henüz bu iddiaları doğrulayan bağımsız bir açıklama yapmadı.
“Savaş bittikten sonra değil, şimdi”
Rus haber ajansı Interfax'ın yayımladığı açıklamada Dmitriyev, görüşmelerin Ukrayna savaşının sona ermesini beklemeden ilerlemesi gerektiğini vurguladı:
“Ancak dizel örneğinin de gösterdiği gibi, sanırım yakın zamanda başka önemli girişimleri de açıklayacağız. Sonuçta buzlar çözülmeye başladı. Önemli olan bunun özel askerî harekâtın sona ermesinden sonra değil, tam şu anda gerçekleşmesi.”
Dmitriyev “özel askerî harekât” ifadesiyle Rusya'nın "Ukrayna'yla savaş" yerine kullandığı resmî terminoljiyi tekrar ediyor.
ABD ile Rusya arasındaki dizel anlaşması, Amerika'nın Rus petrolüne yönelik bazı yaptırımlarının gevşetilmesini gündeme getirdi. Ukrayna yönetimi anlaşmaya karşı çıkarken, Trump yönetimi Rus dizelinin piyasaya yeniden girişini Hürmüz Boğazı'nın tıkanmasıyla fırlayan akaryakıt fiyatlarını düşürme hedefiyle ilişkilendirdi.
Reuters, Ağustos 2025'te iki ülke yetkililerinin Ukrayna görüşmelerine paralel olarak ExxonMobil'in Sahalin-1 projesine dönüşünü, Arctic LNG 2 için Amerikan ekipmanı sağlanmasını ve Rus nükleer buzkıranlarının satın alınmasını değerlendirdiklerini bildirmişti.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi: Avrupa ve Kanada dışlanabilir
Rusya ile ABD'nin Arktik'te ikili bir düzen geliştirmesi olasılığı, enerji görüşmelerinden önce de Avrupalı strateji uzmanlarının gündemindeydi.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyinin (ECFR) araştırmacıları Mikhail Komin ve Joanna Hosa, 27 Mayıs 2025'te yayımladıkları "Buzun Altındaki Ayı: Rusya'nın Arktik Hedefleri" başlıklı araştırmada, Moskova'nın bölgedeki enerji kaynaklarını ve ulaşım olanaklarını Washington'la daha kapsamlı bir pazarlıkta kullanabileceğini değerlendirmişlerdi.
Araştırmacılar, mevcut Arktik Konseyi dışında bir ABD-Rusya işbirliği kanalı oluşturulması olasılığına ilişkin şu uyarıda bulundular:
“Böyle bir kanal ortaya çıkarsa, Moskova'nın Batılı olmayan ülkelerle ABD'yi içine alan, Avrupa ülkeleriyle Kanada'yı dışlayan gerçek bir ‘Kutup Konseyi’ kurma çabalarını güçlendirebilir.”
Komin ve Hosa, bunun sonuçlarını da şöyle açıkladı:
“Bu, Avrupa'nın bölgedeki etkisini daha da aşındıracak ve Batı'nın Arktik stratejisinin bütünlüğünü zayıflatacaktır.”
Araştırmacılar, Rusya'nın Arktik'teki ekonomik hedeflerini Ukrayna savaşı ve Avrupa güvenliğine ilişkin diplomatik pazarlıkların dışında değerlendirmiyor.
ECFR araştırması, ABD ve Rusya'nın Avrupa devletlerinin katılımı olmadan geliştirebileceği ikili anlaşmaların, Arktik'teki çok taraflı kurumların etkisini azaltabileceği uyarısında bulunuyor.
Danimarka ve İzlanda neden kritik?
Komin ve Hosa, olası ABD-Rusya anlaşmalarının yalnızca enerji yatırımlarını değil, Arktik'teki deniz yetki alanlarını da kapsayabileceğine dikkat çekiyor.
Araştırmacıların değerlendirmesine göre Washington ve Moskova, bölgede ticari işbirliğini yeniden başlatabilir ve birbirlerinin çakışmayan kıta sahanlığı taleplerini destekleyebilir. Böyle bir anlaşmada Avrupa ülkeleriyle Kanada'nın çıkarlarının göz ardı edilmesi riski bulunuyor.
Araştırmacılar bu nedenle Avrupa Birliği ülkelerine, Grönland ve İzlanda ile savunma işbirliğini güçlendirmelerini öneriyor. Özellikle Grönland–İzlanda–Birleşik Krallık (GIUK) deniz geçidinde ortak gözetleme kapasitesinin artırılmasını savunuyorlar.
ECFR araştırması, NATO'nun siyasi bütünlüğüne ilişkin belirsizliğe de işaret ediyor. Komin ve Hosa, Avrupa ülkelerinin Arktik güvenliğinde yalnızca NATO'ya bağımlı kalmamasını öneriyor.
Thomas Graham: “Atlantik topluluğunda kopuş ve NATO'nun sonu”
ABD Dış İlişkiler Konseyinin (CFR) kıdemli uzmanı Thomas Graham, 23 Ocak 2026'da yayımladığı “Rusya'nın Trump'ın transatlantik düzeni sarsmasını ihtiyatlı bir biçimde benimsemesi" başlıklı çözümlemesinde Grönland üzerindeki ABD-Danimarka anlaşmazlığını değerlendirmişti.
Graham, Moskova'nın bu anlaşmazlığı nasıl karşıladığını şu sözlerle anlatıyordu:
“Kremlin, ABD ile Avrupalı müttefikleri arasında Grönland konusunda yaşanan benzeri görülmemiş gerilimi kuşkusuz memnuniyetle karşılıyor.”
Graham, Trump'ın Danimarka'dan Grönland'ı ABD'ye bırakmasını istemesinin Rusya açısından taşıdığı sonucu ise şöyle tanımladı:
“Rusya'nın seksen yıldır ulaşamadığı bir sonuç: Atlantik topluluğunda kopuş ve NATO'nun sonu.”
Ancak Graham, Trump yönetiminin Rusya'nın tüm beklentilerini karşılamadığını da vurguluyor. Moskova'nın Ukrayna'da istediği anlaşmayı elde edemediğini, ABD'nin Orta Doğu ve başka bölgelerde Rus çıkarlarıyla çatışan adımlar attığını hatırlatıyor.
Graham'ın değerlendirmesi, kurulmuş bir ABD-Rusya ittifakından çok, Washington ile Avrupa arasındaki anlaşmazlıkların Moskova'ya sağlayabileceği stratejik imkânları konu alıyor.
Ukrayna savaşından Arktik pazarlığına
Rusya ve ABD arasındaki enerji görüşmelerinin Ukrayna müzakereleriyle bağlantısı daha önce de gündeme gelmişti.
Reuters'ın Ağustos 2025'te yayımladığı araştırmada, iki ülkenin temsilcilerinin ExxonMobil'in Sahalin-1 projesine dönüşünü, yaptırım altındaki Arctic LNG 2 projesine Amerikan ekipmanı sağlanmasını ve Rus nükleer buzkıranlarının satın alınmasını görüştükleri bildirilmişti.
Bu seçenekler, Rusya'yı Ukrayna konusunda anlaşmaya teşvik edebilecek ekonomik girişimler arasında değerlendiriliyordu.
Dmitriyev'in 16 Ekim'de yaptığı açıklama ise Moskova'nın ekonomik işbirliğinin savaş sona ermeden de ilerlemesini istediğini ortaya koyuyor. Aynı gün Reuters, ABD ve Rusya'nın nükleer enerjiyle çalışan veri merkezleri dahil yeni ortak projeleri görüştüğünü bildirdi.
Zelenskiy'den anlaşmaya tepki
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 16 Ekim'de Brüksel'deki Avrupa Birliği zirvesinde ABD-Rusya dizel anlaşmasını eleştirdi.
Reuters'ın aktardığına göre Zelenskiy, anlaşmanın Rusya'ya mali kaynak sağlayacağını ve barış çabalarına zarar vereceğini savundu. Ukrayna lideri, Avrupa'nın barış müzakerelerinde daha büyük rol üstlenmesini de destekledi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da dizel anlaşmasına karşı çıkan Avrupalı liderler arasına katıldı.
Avrupa'nın katılmadığı görüşmeler
Dmitriyev'in açıklamasında sözü edilen Arktik projelerinin konumu, katılımcı şirketler ve yatırım koşulları henüz açıklanmadı. ABD ve Rusya'nın Avrupa ülkelerini dışlayan yeni bir Arktik kurumu oluşturmak üzere anlaştıklarına ilişkin doğrulanmış bir bilgi de henüz yok.
Buna karşılık, Komin ve Hosa'nın Mayıs 2025'te yayımladığı araştırma, Washington ve Moskova arasında kurulabilecek ayrı bir Arktik işbirliği kanalının Avrupa ve Kanada'yı dışarıda bırakması ihtimalini önceden ele almış; Graham'ın Ocak 2026 tarihli değerlendirmesi de ABD'nin Grönland politikasını NATO'nun siyasi bütünlüğü açısından değerlendirmişti.
16 Ekim'deki enerji görüşmeleri, bu iki stratejik araştırmanın ele aldığı olasılıklarla bağlantılı yeni bir gelişme olarak gündeme yerleşti.
(AEK)



