ABD Temsilciler Meclisi 1,15 trilyon dolarlık savunma tasarısını kabul etti
ABD Temsilciler Meclisi, 22 Temmuz 2026 tarihinde yapılan oturumda 2027 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nı (NDAA) kabul etti. Tasarı, Pentagon'un toplam 1,5 trilyon dolarlık savunma harcaması talebinin temelini oluştururken, 1,15 trilyon dolarlık savunma bütçesine yetki veriyor. Kalan 350 milyar doların ise olağanüstü durumlar için ayrılması öngörülüyor.
İran'a yönelik yaptırımlar sertleşiyor
Tasarı 216 "evet" oyuna karşı 212 "hayır" oyuyla kabul edildi. Tasarı, yalnızca rekor düzeydeki savunma bütçesiyle değil, Irak Kürdistan Bölgesi Peşmerge güçlerine yönelik ABD desteğini Irak'a getirilen bütçe şartlarından muaf tutması, Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) IŞİD'le mücadele kapsamında desteği 2027 sonuna kadar uzatması, Irak'a yapılacak yardımları milislerin silahsızlandırılması şartına bağlaması ve İran'a yönelik teknoloji ile savunma sanayisi yaptırımlarını sertleştirmesiyle de dikkat çekiyor.
Cumhuriyetçilerin büyük bölümü tasarıya destek verirken, Senato'daki Demokratların özellikle İran savaşı ve artan askeri harcamalara yönelik itirazları nedeniyle yasa süreci henüz tamamlanmadı.
Pentagon'un 1,5 trilyon dolarlık talebinin ilk ayağı Temsilciler Meclisi'nin kabul ettiği NDAA, ABD'nin 2027 mali yılı savunma politikalarının çerçevesini belirliyor.
Pentagon, toplamda 1,5 trilyon dolarlık savunma harcaması talep etti.
Bunun:
-1,15 trilyon doları temel savunma bütçesi,
-350 milyar doları ise acil durum ve beklenmedik askeri ihtiyaçlar için ayrılacak ek fondan oluşuyor.
Tasarı henüz yasalaşmadı. Bunun için Senato'nun da aynı metni kabul etmesi ve ardından Başkan Donald Trump'ın imzalaması gerekiyor.
Tasarıya tartışmalı maddeler eklendi
Temsilciler Meclisi görüşmeleri sırasında tasarıya taraflar arasında tartışmalara neden olan birçok düzenleme eklendi.
Bunlar arasında:
-Askeri üslerde görev yapan askerler ile sivil personelin silah taşımasına izin verilmesi,
-Askeri sağlık sisteminde cinsiyet uyum ameliyatları ve buna ilişkin tedavilerin finanse edilmesinin engellenmesi,
-Savunma Üretim Yasası'nın 2031 yılına kadar uzatılması,
-Yeni savaş gemileri inşası için 500 milyar dolar ayrılması yer alıyor.
Demokratlar tasarıya karşı çıkıyor
Demokrat senatörler özellikle İran'a yönelik askeri operasyonların sürdürülmesine ve savunma harcamalarındaki hızlı artışa karşı çıkıyor. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Mike Rogers, "Bu yasa tasarısında herkesin üzerinde uzlaşmadığı maddeler var. Ancak bunun uzun yasama sürecinin yalnızca bir adımı olduğunu anlamak gerekiyor" dedi.
"Rakiplere açık mesaj"
Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi'nin kıdemli üyelerinden Joe Wilson, tasarının yalnızca bütçe düzenlemesi olmadığını, aynı zamanda dış politika mesajı taşıdığını söyledi.
Wilson, "İran rejimi ve diğer rakiplerimiz daha cesur hale gelirken, bu yasa ABD'nin ülkemize ve müttefiklerimize yönelik her türlü düşmanca girişime karşı hazırlıklı olduğu mesajını veriyor" ifadelerini kullandı.
Wilson ayrıca tasarının Ukrayna, Suriye, Irak ve Gürcistan'a yönelik güvenlik yardımlarını da içerdiğini belirterek bunun "güç yoluyla barış" stratejisinin parçası olduğunu söyledi.
Irak'a şartlı yardım
Rudaw'ın haberine göre tasarıya göre ABD'nin Irak güvenlik güçlerine eğitim, donanım ve askeri desteği 31 Aralık 2027'ye kadar uzatılıyor. Ancak Irak'a ayrılan güvenlik fonunun yüzde 75'inden fazlası, Savunma Bakanı'nın Kongre'ye şu şartların yerine getirildiğini rapor etmesine kadar serbest bırakılmayacak:
-Devlet kontrolü dışındaki silahlı grupların silahsızlandırılması ve dağıtılması yönünde ciddi adımlar atılması,
-Irak Başbakanı'nın tüm silahlı güçler üzerindeki yetkisinin güçlendirilmesi,
-ABD ve Irak çıkarlarına saldıran grupların soruşturulması ve cezalandırılması.
Peşmerge bütçesi bu şartlardan muaf tutuldu
Tasarıdaki en dikkat çekici maddelerden biri de Peşmerge güçleri ile ilgili oldu. Yasa metnine göre, Irak güvenlik güçlerine getirilen bütçe kısıtlamaları ve şartlar Kürdistan Bölgesi Peşmerge güçleri için uygulanmayacak. Bu düzenleme, ABD'nin Peşmerge'ye yönelik askeri ve mali desteğini Bağdat'taki milislerle ilgili tartışmalardan ayrı değerlendirmeyi sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Suriye'de DSG'ye destek sürecek
Tasarı, ABD'nin Suriye'deki IŞİD'le mücadele kapsamında ortaklarına verdiği desteğin de sürmesini öngörüyor.
-Buna göre, Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) yönelik eğitim, teçhizat ve operasyon desteği 2027 yılı sonuna kadar devam edecek.
-Tasarı ayrıca ABD operasyonlarına destek veren müttefik ülkelere mali geri ödeme yapılmasını da içeriyor.
Bunun yanında Guantanamo'daki herhangi bir tutuklunun Suriye'ye nakledilmesi de yasaklanıyor.
İran'a yönelik baskı
Tasarıda İran, ABD'nin "yabancı hasım ülkeleri" arasında sınıflandırılıyor.
Buna göre:
-İran kaynaklı ham madde veya ileri teknolojilerin ABD savunma sanayisinde kullanılmasına yasak getiriliyor.
-İsrail ile ortak insansız hava araçlarına karşı savunma teknolojileri ve hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine destek veriliyor.
Gözler Senato'da
Temsilciler Meclisi'nden geçen tasarı şimdi Senato'da görüşülecek. İki kanadın ortak metin üzerinde uzlaşmasının ardından yasa Başkan Donald Trump'ın onayına sunulacak. Ancak özellikle İran politikası ve sosyal düzenlemeler konusunda Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki görüş ayrılıklarının, yasanın nihai halini almasını zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.
Ülkelerin silahlanmaya yaptığı harcamalar
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) 2025 verilerine göre Nisan 2026 tarihli “Dünya askeri harcamalarındaki eğilimler 2025” raporuna göre küresel harcamalar son 10 yılda, yani 2016-2025 döneminde yüzde 41 arttı. Askeri harcamaların küresel gayri safi yurt içi hasılaya oranı 2024’te yüzde 2,4 iken 2025’te yüzde 2,5’e çıktı. Kişi başına düşen dünya askeri harcaması ise 352 dolar olarak hesaplandı.
Raporda, 2025’teki artışın 2024’te kaydedilen yüzde 9,7’lik sıçramaya göre daha sınırlı olduğu, buna karşın ABD’deki düşüşe rağmen Avrupa’daki keskin yükseliş ile Asya ve Okyanusya’daki artışların küresel toplamı yukarı taşıdığı belirtildi. ABD hariç tutulduğunda dünya askeri harcamaları 2025’te yüzde 9,2 arttı.
SIPRI’nin kaydettiği en yüksek seviye SIPRI’ye göre 2025’te askeri harcamalar Amerika kıtası dışındaki tüm bölgelerde arttı. En dikkat çekici artışlardan biri Avrupa’da yaşandı. Avrupa ülkelerinin toplam askeri harcaması yüzde 14 artarak 864 milyar dolara çıktı. Bu, SIPRI’nin Avrupa için kaydettiği en yüksek seviye oldu. Bölgedeki harcamalar 2016-2025 arasında iki katına çıktı, artış oranı yüzde 102 olarak hesaplandı.
Raporda bu yükselişin başlıca nedenleri arasında Rusya-Ukrayna savaşı ve Avrupa’daki NATO üyeleri açısından ABD’nin güvenlik garantilerine ilişkin belirsizlik gösterildi. Avrupa’daki 29 NATO üyesinin askeri harcamaları 2025’te 559 milyar dolara ulaştı. SIPRI metodolojisine göre bu ülkelerin 22’si askeri harcamalarını GSYH’nin en az yüzde 2’si düzeyine çıkardı.
Avrupa’daki artışta Almanya, Polonya, İtalya, İspanya ve Ukrayna öne çıktı. Almanya’nın askeri harcaması yüzde 24 artarak 114 milyar dolara ulaştı ve ülke dünyada dördüncü sıraya yükseldi. Polonya’nın harcamaları yüzde 23, İtalya’nın yüzde 20, İspanya’nın ise yüzde 50 arttı. Ukrayna’nın askeri harcaması yüzde 20 artışla 84,1 milyar dolara çıktı, bu tutar ülkenin GSYH’sinin yüzde 40’ına denk geldi.
2025’te en fazla askeri harcama yapan beş ülke ABD, Çin, Rusya, Almanya ve Hindistan oldu. Bu beş ülkenin toplam harcaması 1 trilyon 686 milyar dolara ulaştı ve dünya toplamının yüzde 58’ini oluşturdu. İlk 15 ülkenin payı ise yüzde 80’e çıktı. ABD, 954 milyar dolarlık harcamayla ilk sıradaki yerini korudu, ancak harcamaları 2024’e göre yüzde 7,5 azaldı. Çin’in askeri harcaması yüzde 7,4 artarak tahmini 336 milyar dolara çıktı. Rusya’nın harcaması ise yüzde 5,9 artışla tahmini 190 milyar dolara ulaştı, bu tutar Rusya GSYH’sinin yüzde 7,5’i oldu.
Türkiye, SIPRI listesinde 30 milyar dolarlık askeri harcamayla 2025’te dünyada 18’inci sırada yer aldı. Türkiye’nin harcamaları 2024’e göre yüzde 7,2, 2016’ya göre ise yüzde 94 arttı. SIPRI verilerine göre Türkiye’nin askeri harcamalarının GSYH’ye oranı 2025’te yüzde 1,9 oldu, dünya askeri harcamalarındaki payı ise yüzde 1 olarak hesaplandı.
Türkiye’nin silahlanmaya 30 milyar dolar harcaması, 86 milyon 92 bin kişilik nüfus düşünüldüğünde kişi başına yaklaşık 375 dolarlık (yaklaşık 16 bin 900 TL) harcama yapıldığı anlamına geliyor.
Raporda Türkiye’deki artışın Irak, Somali ve Suriye’de süren askeri operasyonların yanı sıra, en çok yerli silah sanayisine yapılan yatırımlardan kaynaklandığı belirtildi. SIPRI’ye göre Türk silah sanayisini desteklemek için kullanılan özel fona ayrılan kaynak 2025’te yıllık bazda yüzde 25 arttı ve Türkiye’nin toplam askeri harcamasının yüzde 22’sini oluşturdu.
Türkiye, Orta Doğu başlığı altında değerlendirildi. SIPRI’ye göre Orta Doğu’da askeri harcamalar 2025’te tahmini 218 milyar dolar oldu, bölgesel toplam 2024’e göre yalnızca yüzde 0,1 artsa da 2016-2025 döneminde yüzde 36 yükseldi. Bölgenin en büyük askeri harcama yapan ülkesi 83,2 milyar dolarla Suudi Arabistan olurken, İsrail 48,3 milyar dolarla onu izledi.
SIPRI, askeri harcamaların GSYH’ye oranını “askeri yük” olarak tanımlıyor. 2025’te bu oran dünya genelinde yüzde 2,5’e çıktı ve 2009’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bölgesel olarak en yüksek askeri yük yüzde 3,8 ile Orta Doğu’da, ardından yüzde 3,2 ile Avrupa’da görüldü.
Askeri yükü en yüksek üç ülke Ukrayna, Cezayir ve İsrail oldu. Ukrayna GSYH’sinin yüzde 40’ını, Cezayir yüzde 8,8’ini, İsrail ise yüzde 7,8’ini askeri harcamalara ayırdı. SIPRI raporundaki dünya haritasında Rusya yüzde 7,5, Suudi Arabistan yüzde 6,5, Azerbaycan yüzde 6,5, Ermenistan yüzde 6,1 ile en yüksek askeri yük grupları arasında gösterildi.
Rapora göre askeri harcamaların tanımına silahlı kuvvetler, savunma bakanlıkları, askeri projelerde yer alan kamu kurumları, askeri nitelikteki paramiliter güçler, askeri uzay faaliyetleri, personel, operasyon, bakım, tedarik, askeri Ar-Ge ve askeri yardımlar dahil. Sivil savunma ve gazilere yönelik bazı geçmiş askeri harcamalar ise kapsam dışında.
(FY)