ABD: Rap efsanesi Tupac'ın katili 30 yıl sonra hüküm giydi
Eski çete lideri Duane Keith Davis, rap sanatçısı Tupac Shakur'un 1996'daki öldürülmesi davasında otuz yıl sonra birinci derece cinayetten suçlu bulundu. 63 yaşındaki Davis'e 13 Ekim'de müebbet hapis cezası verilmesi bekleniyor. Tupac, Las Vegas'ta bir boks maçı sonrası silahlı saldırıya uğramış ve altı gün sonra ölmüştü. Saldırı, MGM Grand Oteli'ndeki bir kavgadan sonra gerçekleşmişti. Dava, Davis'in yıllar boyunca verdiği röportajlarda ve 2019'da yayımladığı anı kitabında saldırıyı organize ettiğini ve silahı sağladığını itiraf etmesiyle çözüme kavuştu. Kara Panterler ailesinden gelen ve siyah özgürlük mücadelesini müziğine yansıtan Tupac'ın ölümü, Amerikan müzik tarihinin en tartışmalı cinayetlerinden biri olarak kabul ediliyor.
ABD'li rap sanatçısı Tupac Shakur'un öldürülmesi davasında jüri, eski çete lideri Duane Keith Davis'i, nam-ı diğer "Keffe D"yi, birinci derece cinayetten suçlu buldu. Bu karar, 1996'daki suikast kapsamında otuz yıl sonra gelen ilk mahkûmiyet oldu. Amerikan müzik tarihinin en çok tartışılan cinayetlerinden birinin dosyası bu kararla hukuken kapandı.
63 yaşındaki Davis'in mahkemece belirlenecek cezası 13 Ekim'de açıklanacak. Hukuk çevrelerinde katilin şartlı tahliye olmaksızın müebbet hapse mahkum edileceği öngörülüyor.
Bir rap yıldızından fazlası
Tupac Shakur öldürüldüğünde henüz 25 yaşındaydı. Ancak ardında bıraktığı etkiler yaşadığı sürenin çok ötesine geçti.
Tupac, dünyanın en çok satan rap sanatçılarından biriydi. Kuşağının, yoksulluğu, polis şiddetini, ırkçılığı ve kent gettolarındaki yaşamı milyonlarca dinleyiciye taşıyan en güçlü sesi olarak kabul edildi. Oyuncu, şair ve söz yazarı kimliğiyle hip-hopu yalnızca bir müzik ve eğlence türü olmaktan çıkarıp siyasal ve kültürel bir ifade alanına dönüştüren sanatçıların başında yer aldı.
Kökleri devrimci bir ailenin soyağacından geliyordu
Tupac'ın annesi Afeni Shakur, 1960'ların sonunun siyah özgürlük mücadelesinin bayrağını taşıyan Kara Panterler (Black Panther Party) hareketinin önde gelenlerindendi. Tupac'a hamileyken "Panther 21" davasında yargılanmış, oğlunun doğumundan kısa süre önce beraat etmişti. Tupac, çocukluğunu polis baskısı, siyahların eşitlik mücadelesi ve siyasal örgütlenmenin gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası olduğu bir çevrede geçirdi.
Ailenin siyasal bağları bununla da sınırlı değildi. ABD'nin onlarca yıl en çok aranan siyasi firarilerinden biri olarak Küba'da yaşayan siyah devrimci Assata Shakur, Tupac'ın vaftiz annesi ve ailesinin en yakın isimlerinden biriydi. Assata'nın kardeşi Mutulu Shakur da daha sonra Tupac'ın üvey babası oldu.
50 YILDIR MÜLTECİYDİ
Siyah kadın eylemci Assata Shakur 78 yaşında Küba'da öldü
Bu nedenle Tupac'ın eserlerinde Kara Panterler kuşağına ve siyah özgürlük hareketine yapılan göndermeler kişisel olduğu kadar siyasal bir mirası da yansıtıyordu. Bu arka plan onu dönemin birçok "gangsta rap" (gangster'in siyah jargonundaki telaffuzu) sanatçısından ayırıyordu. Tupac aynı anda hem sokak çetelerinin şiddetini hem de siyah Amerika'nın tarihsel adalet mücadelesini dile getiriyordu. Ölümü bu nedenle yalnızca bir müzisyenin yitirilmesi değil, birçok kişi için siyah radikal geleneğin en görünür kültürel temsilcilerinden birinin susturulması olarak da görüldü.
Tupac'ın 15 yılda 491 milyon kez izlenmiş olan "Change" (Değişim) şarkısının klibi
Doğu-Batı savaşının ortasında
1990'ların ortasında Amerikan rap müziği, New York merkezli East Coast ile Los Angeles merkezli West Coast çevreleri arasında giderek sertleşen bir rekabet yaşıyordu.
Tupac, Los Angeles merkezli Death Row Records'un en büyük yıldızıydı. Karşısında ise New York'taki Bad Boy Records şirketi ve onun yıldızı The Notorious B.I.G. vardı. Müzik şirketleri arasındaki ticari rekabet, medyanın da etkisiyle gitgide sokak çetelerinin gerçek hesaplaşmalarıyla iç içe geçti.
7 Eylül 1996 gecesi Tupac, yapımcı Marion "Suge" Knight ile birlikte Mike Tyson-Bruce Seldon boks maçını izledikten sonra Las Vegas'ta silahlı saldırıya uğradı. Altı gün sonra öldü.
Savcılığa göre saldırının fitilini aynı gece MGM Grand Oteli'nde yaşanan kavga ateşlemişti: Tupac ve beraberindekiler, South Side Compton Crips çetesine bağlı Orlando Anderson'ı darp etmişti. Kısa süre sonra beyaz bir Cadillac'tan açılan ateş sonucu Tupac vuruldu.
Savcılar, Duane Davis'in saldırıyı organize ettiğini, cinayette kullanılan silahı sağladığını ve tetiği yeğeni Orlando Anderson'ın çektiğini öne sürdü. Ama silah yoktu, tanıklar konuşmuyordu.
Otuz yıl süren sessizlik
Cinayetin failinin kim olduğu kamuoyunda büyük ölçüde tahmin edilse de "delil yokluğu"ndan uzun süre dava açılamadı.
Bunun nedenleri arasında çete kültürünün tanıkları susmaya zorlaması, maddi delillerin yetersizliği ve soruşturmanın yıllarca sonuç vermemesi sayılabilir.
Davanın kırılma noktası ise yeni bir tanığın ortaya çıkması değil, sanığın kendi anlatımları oldu.
Davis, yıllar boyunca verdiği röportajlarda, polisle yaptığı görüşmelerde ve özellikle 2019'da yayımladığı Compton Street Legend (Compton Sokağı Efsanesi) başlıklı anı kitabında olay gecesi saldırıyı gerçekleştiren araçta bulunduğunu, cinayette kullanılan silahı sağladığını ve silahı Orlando Anderson'a verdiğini anlattı.
Savunmada bu “itiraflar”ın tiraj adına yapılan abartmalar olduğu ileri sürülse de, savcılık yıllar boyunca birbirine eklenen açıklamaları bir suç ortaklığının itirafı olarak değerlendirdi. Jüri de bu değerlendirmeye itibar etti.
Bir cinayetten fazlası
Tupac'ın öldürülmesinden yalnızca altı ay sonra, bu kez rakibi olarak görülen The Notorious B.I.G. de Los Angeles'ta silahlı saldırıda öldürülmüştü.
İki cinayet hip-hop tarihinin en karanlık döneminin simgesi haline geldi. Plak şirketlerinin çalışma biçiminden sanatçı güvenliğine kadar Amerikan müzik endüstrisinde kalıcı değişikliklere yol açtı. Aynı zamanda rap müziğinin çete kültürüyle ilişkisi, medyanın rekabeti körüklemesi ve şiddetin ticarileştirilmesi üzerine hâlâ süren tartışmaların başlangıç noktası oldu.
Otuz yıl sonra gelen mahkûmiyet kararı, Amerikan popüler kültüründe yankıları devam eden bir faili meçhul cinayeti karara bağlayarak davayı hukuken sona erdirse de, köklerini siyah mücadelesinin derinliklerinden alan Tupac etkisi ABD rapinde hala sürüyor; davanın yankıları da dineceğe benzemiyor.
(AEK)