ABD'nin İran saldırısının bu ülkeyle yıllık 5,5 milyar dolar ticaret hacmi olan Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyeceğine ilişkin kaygılar büyüyor. DW Türkçe'nin haberine göre, iş dünyası özellikle enflasyonla mücadele ve ihracatta olumsuzluklar yaşanacağı kanısında.
Kaygılara karşılık, Ekonomiden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Türkiye ekonomisinin dışsal şoklara karşı dayanıklılığını vurguluyor: "Makroekonomik temellerimiz sağlam. Ekonomimiz bundan önce de yaşanan birçok dışsal etkiye karşı dirençli yapısını ispat etti."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, "jeopolitik gelişmelerden kaynaklanacak geçici etkilere karşı kurumlar[ın] ön alıcı tedbirler al[dığını]" söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de aynı yönde konuştu: "Gerekli tüm adımları" atmaya hazırlıklı olduklarını söyledi.
Enflasyonun yükselmemesi ihtimali zayıf
İktisatçı Mahfi Eğilmez, DW'nin alıntıladığı kendi internet sitesindeki yazısında, "Kurda ve diğer enerji fiyatlarında eş zamanlı artış yaşanması hâlinde bu etki[nin] cari açıkta 5 milyar dolara, enflasyonda 1,2 puana kadar çıkabil[eceği]" öngörüsünde bulundu.
Son üç günde Türkiye'ye "carry trade" ile gelen sıcak paranın dörtte birinin çıktığının tahmin edildiğini ifade eden Eğilmez, "Kuşkusuz her kriz aynı zamanda yeniden konumlanma fırsatı da yaratır. Türkiye enerji koridoru rolünü güçlendirebilir, LNG kapasitesini artırabilir, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırabilir. Ancak kısa vadede maliyetlerin, olası fırsatlardan daha ağır bastığını kabul etmek gerekir" yorumunu yaptı.
Petrol ve doğalgaz fiyatlarında ciddi artış olasılığı
DW Türkçe'ye konuşan Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, özellikle dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın risk altına girmesi dolayısıyla savaşın başta petrol ve doğalgaz olmak üzere enerji fiyatlarında ciddi artışları beraberinde getireceği görüşünde.
İran, saldırılar sonrası güneyindeki Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişini durdurmuştu.
Çınar, "Petrol fiyatının artışı ile ithalat maliyetlerimizin yükseleceği kesin. İhracatımız ve ihracatçılarımız [...] özellikle kimya, plastik ve enerji yoğun sektörlerimiz daha fazla etkilenecektir. Ancak savaşın uzun sürmemesi ve kısa sürede sonuçlanması mümkün olursa etkiler çok fazla sürmeyecektir" değerlendirmesinde bulunuyor.
Türkiye-İran ticareti
2025 sonu itibariyle Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi 5,5 milyar dolar seviyesinde. Bunun 3 milyar doları Türkiye'nin ihracatından, geri kalan yaklaşık 2,5 milyar dolar ise İran'dan yapılan ithalattan oluşuyor. Türkiye'nin İran'dan ithalatının önemli bir kısmı doğalgazdan.
İran, Türkiye'nin yıllık doğalgaz ithalatında Rusya ve Azerbaycan'ın ardından üçüncü sırada. Ancak ABD yaptırımları dolayısıyla 2019'dan beri İran'dan resmen ham petrol ithal edemiyor. Türkiye'nin İran'a ihracatındaysa makine ve ekipmanlar, kimyevi ürünler ve gıda ilk sıralarda.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Yardımcısı ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, "Şu anda sağlıklı bir strateji belirlemek pek mümkün değil" diyor.
Kileci'ye göre, bu süreçte "acele karar vermek ve pozisyon almak yanlış". "Mantığımızı kullanacağız, bekleyeceğiz, duruma göre hareket edeceğiz." diyor.
Kileci zarar da etseler devlet politikalarını takip edeceklerini söylüyor ama "Tabii böylesi bir durumda devletin vereceği destekler[in] de önemli [olduğunu]" hatırlatıyor.
Ekonomiye ilişkin beklentilerde değişme
Küresel bankacılık ve finansal hizmetler şirketi JPMorgan, artan risk primi nedeniyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 12 Mart'taki toplantıda faizleri yüzde 37'de sabit bırakacağı öngörüsünü açıkladı. JP Morgan Türkiye uzmanı ve eski TCMB iktisatçısı, Fatih Akçelik, 2 Mart tarihli notunda, "Risk primlerinin artması nedeniyle, TCMB'nin daha önce öngördü[kleri] 100 baz puanlık indirimi gerçekleştirmeyeceğini düşün[düklerini]" söyledi.
Kurum ayrıca, 2026 sonu politika faizi tahmini de yüzde 30'dan yüzde 31'e, enflasyon tahminin yüzde 24'ten yüzde 25'e, cari açık tahminini ise 29 milyar dolardan 35 milyar dolara yükseltti.
Hollanda merkezli çok uluslu finans kuruluşu ING Global ise Ortadoğu'daki çatışmanın Orta ve Doğu Avrupa (CEE) üzerindeki etkilerini değerlendirdiği bilgi notunda, Türkiye'nin petrol fiyatlarındaki değişimden en çok etkilenen ülke olabileceği tahmininde bulundu.
Hollanda merkezli çok uluslu finans kuruluşu ING Global petrol fiyatlarında yüzde 10'luk bir artışın Türkiye'de enflasyonu yaklaşık 1,10 puan yukarı taşıyacağını hesaplıyor ve 12 Mart'ta faiz indirimlerine tamamen ara verileceğini öngörüyor.
Türkiye-İsrail ilişkileri izlenecek
DW Türkçe'nin haberine göre, uluslararası finansal danışmanlık şirketi STRFS (Stratejistanbul Financial Solutions) Baş Stratejisti Dr. Atahan Çelebi, artan petrol fiyatları nedeniyle "dış ticaret dengesinde ve enflasyon beklentilerinde belli miktarda bozulmalar olaca[ğını]" kabul etmekle birlikte "uluslararası yatırımcı için çok daha önemlisi[nin] Türkiye ve İsrail'in savaş sonrasında birbirlerine karşı nasıl pozisyon alacağı olaca[ğını]" ileri sürüyor.
"Burada bizi daha çok ilgilendiren, para politikasını ya da ekonomik dengeleri daha çok etkileyecek şey İran'dan sonra Suriye'de, Türkiye ve İsrail'in birbirine olan yakınlaşmasının derecesi olacaktır. Yaptığımız hesaplamalar İsrail'deki yatırımcıların da Türkiye'dekiler kadar bu konuda merak içinde oldukları yönünde. Bu yönde atılacak adımları yakından takip etmemiz gerekecek."
(AEK)

