ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Amerikan askerleri ve askeri teçhizatının Erbil Hava Üssü'nden çekilmesinin 30 Eylül'de tamamlandığını açıkladı. Böylece ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun 2014'te IŞİD'e karşı başlattığı Doğal Kararlılık Harekâtı'nın (Operation Inherent Resolve-OIR) Irak'taki askeri misyonu 12 yıl sonra resmen sona erdi.
Bununla birlikte karar, ABD öncülüğündeki IŞİD'le mücadele yapısının dağıtılması anlamına gelmiyor. Birleşik Müşterek Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı (Combined Joint Task Force–Operation Inherent Resolve/CJTF-OIR) karargâhını Ürdün'e taşıdı ve ABD güçleri, Koalisyon ortakları ve Suriye hükümetiyle birlikte Suriye'deki IŞİD yapılanmasına karşı operasyonlarını sürdürüyor. CENTCOM ağustosta görev gücünün yeni komutanının görevi devraldığını ve karargâhın Ürdün'de bulunduğunu açıklamıştı.
Dolayısıyla ABD gücünün Erbil'deki çekilmesi, IŞİD'e karşı savaşın sona ermesinden çok Irak ve Suriye'deki iki cephenin birbirinden ayrılması anlamına geliyor: Irak'taki güvenlik sorumluluğu Bağdat ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi güçlerine devredilirken, ABD'nin doğrudan askeri ağırlığı Suriye'deki IŞİD hücrelerinin yeniden örgütlenmesini engellemeye yöneliyor.
CENTCOM: "IŞİD artık Irak için sistemik tehdit değil"
CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, çekilmenin gerekçesini Irak güvenlik güçlerinin artık IŞİD tehdidiyle dış destek olmaksızın mücadele edebilecek kapasiteye ulaşmasıyla açıkladı.
Cooper, Irak'ta görev yapan on binlerce Amerikan askeri, diplomat ve sivil personele teşekkür ederek, 12 yıllık harekât sonucunda IŞİD'in “Irak'ın ulusal güvenliğine yönelik sistemik bir tehdit” olmaktan çıktığını söyledi.
CENTCOM Komutanı özellikle Peşmerge ve Kürdistan Bölgesi'nin diğer güvenlik güçlerini de anarak Irak güvenlik güçlerinin ülkeye yönelik tehditleri “tek başlarına yönetebilecek kapasite, liderlik ve operasyonel bağımsızlığa” sahip olduklarını savundu.
Cooper buna karşılık ABD ve Koalisyon güçlerinin bölgeden bütünüyle çekilmediğini vurguladı ve ortaya çıkabilecek IŞİD tehditlerine müdahale etmeye hazır olacaklarını söyledi. ABD-Irak askeri ilişkileri eğitim, istihbarat, silah ve diğer ikili savunma işbirliği mekanizmaları üzerinden devam edecek.
IŞİD yenildi ama ortadan kalkmadı
CENTCOM'un “sistemik tehdit değil” değerlendirmesi, IŞİD'in Irak'ta ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
IŞİD, 2014'te Musul'u ele geçirdikten sonra Irak ve Suriye'nin geniş bölümünü kontrolü altına almış ve “hilafet” ilan etmişti. ABD öncülüğündeki Koalisyon aynı yıl Doğal Kararlılık Harekâtı'nı başlattı. Irak'taki toprak hâkimiyeti 2017'de, Suriye'deki son büyük bölgesel hâkimiyeti ise 2019'da sona erdirildi.
Bundan sonra örgüt özellikle kırsal ve ulaşılması güç bölgelerde küçük hücrelere dayanan bir yapılanmaya geçti.
ABD Savunma Bakanlığı'nın 2025'te Kongre'ye sunduğu son ayrıntılı denetim raporlarından biri, Irak'ta IŞİD'in düşük profilli faaliyet gösterdiğini ve önceliğinin örgütsel varlığını sürdürmek olduğunu belirtiyordu. ABD Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) örgütü o dönemde Irak güvenlik güçleri ve siviller açısından ancak “marjinal tehdit” olarak değerlendiriyordu. Bununla birlikte rapor, açıklanmayan saldırılar nedeniyle gerçek IŞİD faaliyetinin örgütün üstlendiği saldırı sayısından daha yüksek olabileceği uyarısını da yapıyordu
Çekilme öncesinde Reuters'a konuşan bazı Iraklı ve Kürt yetkililer ise IŞİD hücrelerinin faaliyetlerinde artış işaretleri gördüklerini belirterek Amerikan istihbarat ve askeri desteğinin azalmasının örgüte hareket alanı sağlayabileceği kaygısını dile getirdi.
Suriye IŞİD'le mücadelenin ağırlık merkezi oldu
Irak'taki tehdidin gerilemesine karşılık CENTCOM, IŞİD'in Suriye'de yeniden yapılanma ihtimalini daha ciddi bir sorun olarak değerlendiriyor.
ABD Savunma Bakanlığı'nın raporlarına göre örgüt, Suriye'deki parçalı güvenlik ortamından yararlanarak yeniden örgütlenmeye çalışıyor. IŞİD hücreleri özellikle Haseke ve Deyrizor çevresinde saldırılar düzenlerken örgüt 2025'te yeni Suriye hükümetine karşı da saldırılara yöneldi.
ABD'nin Suriye'deki askeri varlığı da bu sırada yeniden düzenlendi. CENTCOM şubat ayında El Tanf Üssü'nden çekildiğini açıklarken, yalnızca önceki iki ayda Suriye'de 100'den fazla IŞİD hedefinin vurulduğunu, 50'den fazla IŞİD mensubunun öldürüldüğünü ya da yakalandığını bildirmişti.
Irak'taki IŞİD tutukluları
Washington açısından Suriye'deki diğer büyük sorun ise IŞİD tutukluları. ABD öncülüğündeki Koalisyon ocak-şubat döneminde kuzeydoğu Suriye'deki cezaevlerinde bulunan 5 bin 700'den fazla yetişkin erkek IŞİD tutuklusunu Irak'a nakletti. CENTCOM operasyonu, Suriye'deki güvenlik düzeninin değişmesi sırasında cezaevlerinden kitlesel kaçışların ve örgütün yeniden güçlenmesinin önlenmesi açısından gerekli gördüğünü açıkladı.
Amerikan askerleri Irak'tan çıkarken, IŞİD'in en tehlikeli kadrolarından binlercesi Suriye'den Irak'ın gözetimine devredilmiş durumda.
Erbil 12 yıl boyunca kuzey cephesinin merkeziydi
Erbil Hava Üssü, IŞİD'e karşı savaşın özellikle Irak'ın kuzeyi ve Suriye bağlantısı bakımından Koalisyonun başlıca merkezlerinden biriydi. CENTCOM'a göre üs, IŞİD karşıtı operasyonları destekleyen yaklaşık 1. 500 Amerikan ve Koalisyon personelinin büyük bölümüne ev sahipliği yapıyordu.
Çekilme ani bir karar değil. Washington ile Bağdat'ın Eylül 2024'te üzerinde uzlaştığı plan iki aşamalıydı. İlk aşamada Koalisyonun Irak'taki askeri misyonu sona erdirilecek ve ilişkiler ikili güvenlik ortaklığına dönüştürülecekti. İkinci aşamada ise Irak'taki üsler Suriye'deki IŞİD karşıtı operasyonları desteklemeyi en az Eylül 2026'ya kadar sürdürecekti. Erbil'den 30 Eylül'de gerçekleştirilen son çekilme, bu ikinci aşamanın öngörülen bitiş tarihine denk geldi.
(AEK)

