ABD’de federal ajanlar ve yetkililer, Minnesota eyaletinde hükümetin kapsamlı göçmenlik baskısına karşı yaygın protestoları haber yapan gazetecileri giderek daha fazla hedef alıyor.
Yeni yılın başından bu yana, eyaletin ikiz şehirleri Minneapolis ve St. Paul'da en az altı gazeteci resmi adı Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) olan göçmen polisinin şiddet saldırılara maruz kaldı.
Ayrıca federal yetkililer, bir kilisede gerçekleşen protestoyla ilgili yaptığı haber nedeniyle serbest gazeteci Don Lemon hakkında cezai kovuşturma açmakla tehdit etti. Bu saldırılar, Donald Trump’ın basın özgürlüğüne karşı yürüttüğü çığırından çıkan savaşla tanımlanan ilk görev yılını da özetliyor.
Weimers: Hükümet, gazeteciye şiddeti bir politika olarak benimsedi
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Kuzey Amerika İcra Direktörü Clayton Weimers, gazeteciliğin suç olmadığını ancak Trump yönetiminin bunu bir suçmuş gibi ele almaya devam ettiğini söyledi.
Basın ve ifade özgürlüğünü güvence altına alan temel düzenlemelerin gittikçe daha sık hiçe sayıldığını ifade etti:
“Gazetecilik suç değildir, ancak Trump yönetimi bunu bir suçmuş gibi ele almaya devam ediyor. Çok tanıdık bir model ortaya çıktı: Bu hükümetin eylemlerine karşı geniş çaplı protestolar düzenleniyor ve federal ajanlar bunları kaydeden basına şiddet uygulayarak kanuna aykırı davranıyor.
ICE ve diğer federal ajanların haber medyasına yönelik saldırılarının sıklığı ve yoğunluğu, bu baskıların bir politika çerçevesinde benimsendiğine işaret edecek kadar tutarlı. ABD Adalet Bakanlığı'nın bu hazin dönüşü, hükümetin tehlikeli yeni bir yöne doğru gittiğinin işaretidir.”
17 Ocak'ta serbest fotoğrafçı John Abernathy, Minneapolis’teki Whipple Federal Binası önünde, ICE’a karşı sürekli protestoların yapıldığı bir yerde, bir protesto eylemini görüntülüyordu. Federal ajanlar protestocuları geri püskürtmeye başladı ve Abernathy’yi gözaltına almadan önce şiddetle yakalayıp biber gazı sıktı. Adını açıklama istemeyen bir tanık RSF’ye, Abernathy'nin orada bulunan düzinelerce gazeteciden biri olmasına rağmen “doğrudan ona yöneldiklerini” söyledi.
RSF'nin röportaj yaptığı tanığa göre, ajanlar Getty Images ile çalışan Abernathy'ye, protestoda ayı spreyi sıktığına dair video kanıtları olduğu için hedef alındığını söylediler, ancak fotoğrafçı bunu kesin bir dille reddetti. Videoyu göstermeleri istendiğinde, ajanlar tereddüt edip gazeteciyi serbest bıraktı. Tanık RSF'ye, gözaltına alınmadan kısa süre önce Abernathy'nin, eylemcileri tehdit etmesiyle tanınan bir provokatörden bir kutu ayı spreyi alıp imha ettiğini ifade etti. İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), RSF’nin yorum talebine yanıt vermedi.
Abernathy, 9 Ocak 2026'dan bu yana Minnesota'daki protestoları haber yaparken kolluk kuvvetlerince saldırıya uğrayan altıncı gazeteci oldu. RSF'nin partner örgütü US Press Freedom Tracker, şiddet gören diğer habercileri de Whitney Wild (CNN), Jalyssa Dugrot (Mintpress News), JT Cestkowski (Status Coup), Jon Farina (Status Coup) ve KingDemetrius Pendleton (Listen Media) olarak belgeledi.
Geçtiğimiz yıl RSF, Los Angeles ve Chicago'da Trump yönetimine karşı yapılan yoğun protestolar sırasında gazetecileri hedef alan şiddet dalgalarını belgeledi. Bu vakalar, Beyaz Saray'ın basın özgürlüğüne karşı yürüttüğü geniş çaplı savaşın bir parçası olduğu gibi Başkan Trump da, dünyadaki basın özgürlüğü düşmanları arasında yerini almaya doğru ilerliyor.
(HA)



