Salı günü yapılacak ara seçimler, Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında Kongre üzerindeki denetimini koruyup koruyamayacağını belirleyecek. Ancak seçim arifesinde yalnızca sandıktan kimin çıkacağı değil, Kongre çoğunluğunu kaybetmeleri halinde Cumhuriyetçilerin sonuçları kabul edip etmeyecekleri tartışılıyor.
Trump 27 Ekim'de gazetecilerin seçim sonuçlarına saygı gösterip göstermeyeceğine ilişkin sorusuna, “Gösteririm, eğer seçimler dürüst olursa” diye yanıt verdi. 1 Kasım'da Iowa'daki seçim kampanyası konuşmasında da 2020’de başkanlık seçimini kazandığı halde hileyle elinden alındığı yönündeki yalanlarını yineledi.
Anketler Trump’ın Cumhuriyetçilerinin kaybedeceği yönünde
Reuters/Ipsos'un son araştırmasının gösterdiğine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 47'si Kongre seçimlerinde Demokratları, yüzde 35'i Cumhuriyetçileri destekliyor. Anketlerin Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu geri alacağını işaret etmekle birlikte Senato’daki sonuç daha yakın gözüküyor. Cumhuriyetçiler halen Temsilciler Meclisi’nde 218'e 214, Senatoda 53'e 47 çoğunluğa sahip. Demokratların çoğunluğu net olarak kazanması için her iki mecliste de net dörder sandalye daha kazanması gerekiyor.
Sandıkta Trump'ın ekonomik bilançosu oylanacak
Seçimin belirleyici gündemi hayat pahalılığı. Associated Press-NORC araştırmasına göre Trump'ın yaşam maliyetleriyle mücadelesini Amerikalı seçmenlerin yalnızca yüzde 17'si, genel ekonomi yönetimini ise yalnızca yüzde 26’sı onaylıyor. Yüzde 65, fiyat artışlarından -büyük ölçüde Trump'ın ekonomi ve dış politika kararlarını sorumlu tutuyor.
Ekonominin göstergeleriyle hane halkının algısı arasındaki ayrım dikkat çekici. ABD ekonomisi son çeyrekte yıllıklandırılmış yüzde 3,4 büyüme gösterdi; ancak bunu getiren yapay zekâ yatırımları ve borsadaki yükseliş, özellikle varlıklı kesimlerin gelirlerinde artışa yol açtı. Oysa, Ocak 2025'ten bu yana tüketici fiyatlarıyla ortalama saat ücretleri yaklaşık aynı oranda, yüzde 5,5 artış gösterdi. Özetle, çalışanların reel alım gücünde belirgin bir artış olmadı.
İran savaşının yol açtığı akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, fiyatlara doğrudan yansıyan yüksek gümrük tarifeleri ve konut ve sağlık giderlerindeki artış bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
AP’nin konuştuğu Pennsylvanialı 66 yaşındaki emekli fabrika işçisi, Cumhuriyetçi seçmen Robert Gault, şöyle dedi:
“Amerika'yı yeniden büyük yapacağını söyledi. Bunu yaptığını görmedim.”
Ancak ekonomik hoşnutsuzluk Cumhuriyetçi seçmenleri Trump'tan aynı ölçüde uzaklaştırmıyor. Üç kez Trump'a oy vermiş Pennsylvanialı David Stouffer, İran savaşı nedeniyle yükselen benzin fiyatlarına katlanabileceğini söyledi:
“Vergi indirimlerini gerçekleştirdi. Sınırların güvenliğini sağladı.”
Seçimde tek ölçü ekonomik performans olmayacak: Parti sadakati, göç politikaları ve muhafazakar değerler de Trump seçmeninin oyunu etkileyecek.
Yoksulların beklentisi: Sağlık, geçim, güvence
Araştırma kuruluşu Kaiser Family Foundation’ın (KFF) eylül araştırmasına katılan kayıtlı seçmenlerin yüzde 60'ı sağlık harcamalarını karşılayamamaktan kaygı duyduğunu bildirdi. Yüzde 52'si gıda, yüzde 51'i elektrik ve diğer temel hizmetlerin giderlerini karşılayamama kaygısı yaşıyor.
Michiganlı 37 yaşındaki Demokrat bir seçmen, sağlık hizmetlerinden beklentisini KFF'ye şöyle aktardı:
“İnsanların yemek yemekle ilaçlarını almak arasında seçim yapmak zorunda kalması üzücü.”
Aynı araştırmaya göre, Cumhuriyetçi seçmenlerin önemli bir bölümü de sağlık sisteminde köklü değişiklik istiyor. Ancak maddi sorunlardaki bu ortaklaşma, henüz ortak bir siyasal yönelim yaratmıyor.
Demokratlar arasında da nasıl bir ekonomi programı izleneceği konusunda gerilim yaşanıyor: Michigan'da evrensel sağlık güvencesini ve şirketlerin siyasi kampanyalara destek olmasının yasaklanmasını savunan Senatör adayı Abdul El-Sayed, ön seçimlerde yenerek aday olma hakkını kazandığı Haley Stevens, El-Sayed’in Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers'ı destekleyeceğini açıkladı.
El-Sayed pazartesi günü görüşünü soran gazetecilere şöyle dedi:
“Kaygılıysak gidip oy verelim.”
Genç seçmen oylarında artış
Demokratların kamuoyu yoklamalarında Cumhuriyetçilerle aralarındaki farkı açmalarında genç seçmenlerin artan desteğinin de payı olabileceğine işaret eden veriler var.
Tufts Üniversitesinin CIRCLE araştırma merkezine göre, 18-29 yaş grubunda kayıtlı seçmen sayısı 2022 ara seçimlerine kıyasla yüzde 3, ilk kez oy kullanabilecek 18-19 yaş grubunda ise yüzde 8 arttı. Kuzey Carolina'da gençlerin erken kullanılan oylardaki payı yüzde 5,2'den yüzde 7,1'e yükseldi.
Harvard Üniversitesi'nin 22 Ekim'de yayımladığı araştırmada ise oy kullanacağını kesin olarak belirten gençlerin yüzde 63'ü Demokratları, yüzde 26'sı Cumhuriyetçileri destekliyor. Genç Demokratların yüzde 50'si sandığa kesinlikle gideceğini söylerken, Cumhuriyetçi gençlerde bu oran yüzde 34. Üstelik oy kullanmaya kararlı gençlerin yüzde 63'ü tercihini Trump'a muhalefet olarak tanımlıyor. Bununla birlikte, gençlerin genel oy verme niyeti 2022'nin altında.
Yönetim, California'da 20 bin seçmenin oy kullanmaması için Yüksek Mahkeme'ye gitti
Adalet Bakanlığı, seçimlere bir gün kala, California'da vatandaşlık durumlarından kuşku duyduğunu iddia ettiği 20 bin kayıtlı seçmenin mektupla kullandıkları oyların ayrılarak sayım dışı bırakılması için Yüksek Mahkeme’ye acil başvuruda bulundu.
Trump yönetimi bu seçmenlerin vatandaşlıklarının teyidini istiyor. California yetkilileri ise listenin güvenilir olmadığını, bu listenin ABD vatandaşlarını da içerebileceğini ve talebin yasal oyları geçersiz kılma riski doğurduğunu belirtiyor.
Alt mahkemeler yönetimin talebini daha önce reddetti. Federal Yargıç David Carter, kararında federal yürütmenin seçim arifesinde eyaletlerin anayasal seçim yetkilerini kendi iradesine tabi kılmaya çalışmasını eleştirdi.
Alaska'da ise Adalet Bakanlığının, Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan'ın az farkla kaybetmesi halinde sonuçların onaylanmasını durdurmaya yönelik girişimi pazar günü federal mahkeme tarafından reddedildi. Bakanlık kararı temyize götürdü.
Adalet Bakanlığı sözcüsü Kiersten Pels, yönetimin tutumunu savundu:
“Bakanlık hiçbir kampanyaya yardım etmiyor. Yasayı uyguluyor.”
Buna karşılık, Cumhuriyetçi George W. Bush döneminde Adalet Bakan Vekilliği yapan Peter Keisler, Reuters'a müdahalenin yalnızca görünüşte yan tutar olmakla kalmadığını, fiilen de partizan nitelikte olduğunu söyledi.
Yeni bir 6 Ocak yaşanabilir mi?
Trump yanlıları, 6 Ocak 2021'de Joe Biden'ın başkanlık zaferinin onaylanmasını önlemek için Kongre binasına saldırmış; sonuçta Kongre’nin kararı engellenememiş, ama saldırı günü Kongre binası içinde/çevresinde 4 gösterici ve bir polis ölmüş; saldırı sırasında görevde bulunan 4 polis memuru, olaydan sonraki günlerde ve aylarda travmaya bağlı olarak intihar etmiş; 150'den fazla polis memuru yaralanmıştı.
Bu kez Başkanlığın el değiştirmesi söz konusu olmadığından yeni bir 6 Ocak olasılığı bulunmasa da seçim sonuçlarına itiraz etme, oy sayımını durdurma, eyaletlerin sonuçları onaylamasını geciktirme ve seçilen Kongre üyelerinin göreve başlamasını engelleme girişimleri mümkün.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) seçim sistemleri uzmanı Charles Stewart III, Political Science Quarterly dergisindeki araştırmasında asıl kritik tarihin yeni Kongrenin göreve başlayacağı 3 Ocak 2027 günü olduğunu belirtiyor.
Stewart'a göre seçim sonrası gerçekleşebilecek en sert girişim, yeterli sayıda Demokrat üyenin göreve başlamasını engelleyerek Cumhuriyetçilerin çoğunluğu korumasını sağlamaya çalışmak olabilir.
Bununla birlikte Stewart, eyaletlerin seçim yönetimindeki anayasal yetkilerinin, mahkemelerin kanıt arama zorunluluğunun ve seçim sonuçlarının resmen onaylanmasına ilişkin usullerin önemli güvenceler oluşturduğunu vurguluyor.
Seçim görevlileri ise olası müdahalelere hazırlanıyor. Denver'ın seçimlerden sorumlu yetkilisi Paul López, Avustralya kamu yayıncısı ABC'ye, federal kolluk görevlileri dahil hiç kimsenin seçmenleri sindirmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
2021'dekine benzer örgütlü bir Kongre baskınının hazırlandığına ilişkin doğrulanmış bir kanıt henüz yok. Mevcut işaretler daha çok seçimlerin yönetimi ve sonuçların hukuken tanınması etrafında bir çatışma olasılığına işaret ediyor.
Halk ne düşünüyor?
Pew Research Center'ın ekim araştırması, seçimin güvenilirliğine yönelik kaygıların Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında farklılaştığını ortaya koyuyor.
Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 19'u yasadışı veya hileli oylamadan kaygı duyduğunu belirtirken, Demokrat seçmenlerin yüzde 11'i Trump yönetiminin seçimlere müdahalesini, yüzde 10'u ise oy kullanma hakkına sahip kişilerin engellenmesini sorun olarak görüyor.
AP'nin çeşitli eyaletlerde görüştüğü seçmenlerin sözleri de toplumsal kutuplaşmanın derinliğini yansıtıyor.
Pennsylvania'da Demokratlara oy veren iş insanı Arthur Horner, sandığa gitme gerekçesini “Bu çılgınlığı frenlemek” diye açıkladı.
Iowa'da Cumhuriyetçi seçmen çiftlik işletmecisi Elizabeth Marlett ise aile, din ve geleneksel değerlerin korunması gerektiğini savundu.
Kongre el değiştirirse ne olacak?
Seçim sonrası üç temel senaryo söz konusu:
▶︎ Demokratlar yalnızca Temsilciler Meclisini kazanırsa, komisyonları ve soruşturma yetkilerini ele geçirecek. Trump yönetiminin göç politikaları, ekonomik kararları, İran savaşı ve olası çıkar çatışmaları soruşturulabilir. Ancak Senato Cumhuriyetçilerde kalırsa, Trump'ın atamalarına ve başkanlık yetkilerine getirilebilecek sınırlamalar çok geniş olmayacak.
▶︎ Demokratlar iki kanadı da kazanırsa, yargıç, bakan ve üst düzey yönetici atamalarında Trump üzerinde daha güçlü bir denetim kurulabilir. Buna rağmen başkanın veto yetkisi devam edecek. Kongrede çoğunluğun el değiştirmesi, Trump'ın başkanlığının sona ermesi anlamına gelmiyor.
▶︎ Cumhuriyetçiler her iki kanadı da korursa, Trump'ın yasama gündemini sürdürmesi için mevcut güç dengesi değişmeyecek. Bununla birlikte, hayat pahalılığı, savaş harcamaları ve Cumhuriyetçi Parti içindeki ayrışmalar ortadan kalkmayacak.
Her durumda, 2027 bütçesi ve borçlanma tavanı tartışmaları, yeni bir yürütme-yasama çatışmasının başlıca alanları arasında yer alıyor.
Bilgi Kutusu | ABD ara seçimleri ne zaman, ne için?
ABD saati geniş zaman dilimlerine yayıldığı için 3 Kasım Salı günü yapılacak seçimlerde sandıklar ülkenin her yerinde aynı saate açılıp aynı saatte kapanmayacak. Başkent Washington D. C., New York, Pennsylvania, New Jersey gibi önemli merkezlerin bulunduğu Doğu Yakası'nda oy verme TSİ 14:00 - 15:00 sularında başlayacak, TSİ 4 Kasım Çarşamba 02:00 - 03:00 sularında sandıklar kapanacak.
ABD genelinde toplam 240 milyon dolayında oy kullanma hakkına sahip insan var. Bunların yaklaşık 160-180 milyonu kayıtlı seçmen. Başkanlık seçimlerine kıyasla ara seçimlerde katılım oranı geleneksel olarak biraz daha düşük; genellikle 110 milyon ile 120 milyon dolayında seçmenin oy kullanması bekleniyor.
Ara seçimler, federal yasama organı ABD Kongresi’nin (United States her iki iki kanadı için yapılıyor. 2 yıl için seçilmiş olan Temsilciler Meclisi’ndeki 435 vekilliğin tamamı yenilenecek. Senato’nun (United States Senate) ise 100 üyesinin 35’i (33 olağan dönem ve 2 özel seçim) yeniden seçilecek. Senatörler 6 yıl için seçildiklerinden her 2 yılda bir sandalyelerin yaklaşık 33'ü için seçime gidiliyor.
Federal yasama organı seçimlerinin yanında 36 eyaletin valilikleri ve Eyalet yasama meclisi için seçimler de aynı gün yapılacak.
(AEK)





