Kurye Hakları Derneği, “Moto Kurye Ölümleri Raporu – 2025”i yayımladı. Dernek, 2025 yılı boyunca Türkiye’de en az 44 moto kuryenin çalışırken yaşamını yitirdiğini tespit etti.
Rapor, kurye ölümlerinin münferit kazalar değil, güvencesiz ve denetimsiz çalışma koşullarının sonucu olduğunu gösteriyor.
Dernek, Denizli’de alkollü bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 25 yaşındaki Muratcan Pekeroğlu ile Çorum’da sipariş yetiştirmeye çalışırken yaşamını yitiren 17 yaşındaki Mert Ali Yigen’in ölümlerini, bu tablonun yalnızca iki örneği olarak aktardı.
Her bir sayının arkasında yarım kalan bir yaşam bulunduğunun altını çizdi.
“Resmi veri yok, ölümleri kendi imkânlarımızla kaydediyoruz”
Dernek raporda özellikle “en az” ifadesini kullandığını belirtti. Türkiye’de kurye ölümlerini düzenli ve kapsamlı biçimde kayıt altına alan herhangi bir resmi istatistik bulunmadığını hatırlattı.
Kurye Haber, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verileri, sendikalar, meslek örgütleri, sosyal medya paylaşımları, avukat görüşmeleri ve basın taraması yoluyla vakalara ulaşıldığını belirten dernek bu nedenle raporun, kısıtlı imkânlarla tutulmuş bir kayıt çalışmasına dayandığını ifade etti.
“Sayı düştü diye iyileşme var denilemez”
Rapora göre 2024’te en az 63 olan kurye ölümü sayısının 2025’te 44 olarak tespit edilmesi, ölüm riskinin azaldığı anlamına gelmiyor.
Kurye Hakları Derneği, TÜİK ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın toplam kurye sayısını ve kurye ölümlerini açıklamaması nedeniyle oran hesabı yapılamadığını belirtti.

2024’te kuryelik: 63 ölüm, çözülmeyen sorunlar
2025’te hayatını kaybeden kuryelerin çoğunluğu 28 yaşın altındaki gençlerden oluştu. Dernek, hayatını kaybeden dört kuryenin de çocuk yaşta olduğuna dikkat çekti. Şöyle dedi:
“2025’te ölümlerin yüzde 61’ini (27 kişi) 18-28 yaş aralığındaki gençler oluşturmuştur. Artan enflasyon ve işsizlik, üniversite çağındaki binlerce genci hiçbir güvencesi olmayan bu sahaya itmektedir. Platformların ‘kendi işinin patronu ol’ ve ‘kuryeler 100 binden fazla kazanıyor’ gibi yanıltıcı reklamları, en çok hayatının baharındaki gençleri hedef almaktadır.
2025 verileri, kuryeliğin sadece gençlerin değil; asgari ücret ve enflasyon basıncı altında geçinemeyen orta yaşlıların da hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü kanıtlamaktadır. 29-50 yaş grubunda kaydedilen 12 ölüm, ekonomik krizin orta yaş dönemindeki yurttaşları da bu tehlikeli işe mecbur bıraktığını belgelemektedir.
Moto kuryelik artık her yaş grubunun yaşamı pahasına yürüttüğü bir meslektir. 2025’te yaşları henüz 17 olan 4 çocuğun çalışırken can vermesi, bu ölümlerin birer ‘kaza’ değil, sistematik bir denetimsizlik ve çocuk işçiliği sorunu olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.
Adana’da 17 yaşında, başkasının hesabı üzerinden Burger King için çalışırken hayatını kaybeden Mehmet Efe Yaman’ın ölümü, çocuk kuryeliğin nasıl göz göre göre sürdürüldüğünü ve denetimsizliğin nelere yol açtığını acı biçimde ortaya koymaktadır.
2022’den bu yana hazırladığımız raporlarda toplam 20 çocuk kuryenin ‘hızlı teslimat’ baskısı ve güvencesiz çalışma modelleri nedeniyle hayatını kaybettiğini saptadık. Okulda olması gereken yaştaki çocukların; ‘başkasının hesabı üzerinden’ veya yerel işletmelerde ehliyetsiz ve eğitimsiz şekilde çalıştırılmasına göz yumulmaktadır. Bu yıl kaybettiğimiz 4 çocuk; devletin denetim, şirketlerin ise ahlaki sorumluluklarını yerine getirmemesinin bedelini canlarıyla ödeyen evlatlarımızdır. Çocukların motor üzerinde can vermesi, kanunların sadece kağıt üzerinde kaldığının en acı ispatıdır.”

Türkiye’de çocuk moto kuryeliği
Hız baskısı, güvencesizlik ve denetimsizlik ölümlere yol açıyor
Dernek, yaşamını yitiren kuryelerin yarısının dijital platformlar adına çalışan kuryeler olduğunu belirterek, esnaf kurye modeli olarak adlandırılan sistemin, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından ciddi riskler yarattığını kaydetti.
Raporda, paket başı ödeme sistemi, hız temelli primler, düşük ücretler, uzun çalışma saatleri, eksik ve kalitesiz ekipman, zorlu hava koşullarında çalışmaya zorlanma ve etkisiz denetim mekanizmalarının kuryelerin yaşam hakkını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Dernek, bu koşulların yalnızca ölümlere değil, çok sayıda fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlık sorununa da yol açtığını da ekledi.
Meslek hastalıkları görünmez kılınıyor
Rapor, bu yıl özel olarak meslek hastalıkları konusuna odaklandı. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verilerine göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 3 milyon işçi, iş kazaları ve işle bağlantılı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin büyük bölümünü, önlenebilir nitelikteki meslek hastalıkları oluşturuyor.
Raporda yer alan değerlendirmelerde dernek, güvencesiz ve esnek çalışmanın, özellikle esnaf kurye modelinin, meslek hastalıklarının tanınmasını ve kayıt altına alınmasını fiilen engellediğini belirtti.
Kuryelerin maruz kaldığı kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, kronik ağrılar, solunum sorunları ve psikolojik yıpranmanın çoğu zaman “işin doğası” olarak görüldüğünü kaydetti. Dernek raporda kuryelerin bu konuda yaşadıklarına da yer verdi:
“Hastalandığımda ya da ağrılarım arttığında doktora gidemiyorum; çünkü çalışmadığım her gün doğrudan kazanç kaybı demek. Esnaf kurye olduğum için rapor hakkım yok. Çoğu zaman hasta ve şiddetli ağrılı halde motor kullanıyorum. 14 yıldır bu işi yapıyorum ve bu zorunlu çalışma sağlığımı kalıcı olarak bozuyor, hastalıklarımı kronikleştiriyor.”
Yalçın (Adana 41 yaşında, 14 yıllık kurye)
“Kuryelik demek; bel fıtığı, dinmeyen sırt ağrıları ve erken yaşta başlayan diz kireçlenmesi demektir. 21 yılı PTT’de, 10 yılı piyasada geçen meslek hayatımın sonunda artık vücudumda ağrımayan tek bir yerim bile kalmadı. Bu işin bedensel yükünü tüm hayatım boyunca üzerimde taşıyorum.”
Hakan (İzmir 51 yaşında, 31 yıllık emekli kurye)
“Temiz tuvalet bulamadığımız için defalarca sistit ve enfeksiyonlarla boğuştum; ekipmanlar üzerimize o kadar büyük ki, motorun üzerinde çuvalla dolaşır gibiyiz. 50 kilo halimizle motoru zapt etmeye çalışırken oluşan fibromiyalji ve boyun ağrıları yüzünden fizik tedavi uzmanı ‘ya motoru ya boynunu’ dese de çalışmak zorundayız. Asgari ücretin üzerinde kazanmak için girdiğimiz bu işte, kazancımızın çoğunu maalesef hastanelere ve vitaminlere harcıyoruz.’”
Bahar (Mersin, 37 yaşında, 3 yıllık kurye)
“Kullandığımız ekipmanlar çok kalitesiz; bizi ne soğuktan ne de darbelerden koruyor. Ekonomik şartlar nedeniyle en ucuz ve dayanıksız ekipmanlara mecbur kalıyoruz. Yetersiz kıyafetler yüzünden soğuğa maruz kalmak sürekli tuvalet ihtiyacı yaratıyor, işi yetiştirmek için kendimizi tutmak zorunda kalıyoruz. Bu yüzden sürekli enfeksiyon problemleri ve kronik kasık ağrıları yaşıyorum. Mevcut ekipmanların tek işlevi, maalesef sadece ceset bütünlüğünü korumak.”
Büşra (İzmir 26 yaşında, 5 yıllık kurye)
“Şeffaf veri, önleyici politika için şart”
Raporun sonuç ve öneriler bölümünde Kurye Hakları Derneği, Türkiye’de kaç moto kuryenin çalıştığının, bunların kaçının platform çalışanı, kaçının 4/a statüsünde işçi olduğunun kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
Dernek, kurye kaza ve ölüm verilerinin düzenli biçimde açıklanmasının, sağlıklı araştırma yapılabilmesi ve önleyici politikaların geliştirilebilmesi için hayati önem taşıdığını vurguladı.
Dernek, raporu yayımlarken temel amacının yalnızca rakamları sıralamak olmadığını, insan hayatının değerini savunmak ve kurye ölümlerine yol açan koşulların değiştirilmesi için kamuoyunu harekete geçirmek olduğunu ifade etti.

Moto kuryeler için kanun teklifi: 'Çok tehlikeli işler' kapsamına alınsın
(HA)










