İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 2025 yılı 'Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu'nu açıkladı.
Raporun verileri, dernek binasında yapılan basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı. Açıklamada ilk olarak söz alan İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Semiray Yılmaz bir yıl boyunca yaşanan hak ihlallerini aktardı. Ardından İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Gülseren Yoleri raporda yer alan verileri değerlendirdi.

Hapishane doluluk oranı yüzde 133'ü aştı
Başvurular, hak ihlallerinin yaşandığı hapishanelerde tutuklu veya hükümlü bulunan mahpuslarca mektup, faks veya mahpus aileleri ve avukatları tarafından telefon, e-mail veya bizzat yapıldı.
Başvuru sayıları
Ocak ayında 13, Şubat ayında 15, Mart ayında 8, Nisan ayında 15, Mayıs ayında 18, Haziran ayında 19, Temmuz ayında 18, Ağustos ayında 15, Eylül ayında 26, Ekim ayında 13, Kasım’da 18, Aralık ayında 16 başvuru yapıldı. Başvuruların 161’i Marmara bölgesi hapishanelerinden ve 33’ü Marmara dışı hapishanelerden toplam 194 başvuru bulunuyor. Bunların 34’ü kadın, 157’si erkek, 3’ü LGBTİ+ mahpuslar, 29’u adli, 165’i politik nedenlerle hapiste tutulan mahpuslar, 7’si ise göçmen mahpuslar tarafından gerçekleştirildi.
İHD, basın taraması yoluyla tespit edilen 843 ihlalin yanında, yapılan 194 başvuruda; Marmara Bölgesi hapishanelerinden Ocak ayında 355, Şubat ayında 438, Mart ayında 59, Nisan ayında 292, Mayıs ayında 390, Haziran ayında 373, Temmuz ayında 379, Ağustos ayında 297, Eylül ayında 506, Ekim ayında 115, Kasım ayında 341 ve Aralık ayında 557 olmak üzere toplam 4 bin 86 ihlal tespit etti.
Toplam 5 bin 283 hak ihlali
Marmara dışı hapishanelerden gelen başvurularda ise; Ocak ayında 22, Şubat ayında 54, Mart ayında 13 olmak, Nisan ayında 36, Mayıs ayında 47, Haziran ayında 41, Temmuz ayında 31, Ağustos ayında 37, Eylül ayında 41, Ekim ayında 6, Kasım ayında 9, Aralık ayında 4 olmak üzere 341 ihlal tespit edildi. Böylece, başvurulardan tespit edilen toplam ihlal sayısı 4 bin 427 oldu.
Hak savunucuları, 4 bin 86’sı Marmara Bölgesi hapishaneleri ve 341'i Marmara dışı hapishanelerden olmak üzere; başvurulardan tespit edilen toplam 4 bin 427 ihlal yanında, basın taraması yoluyla 843 ihlalle bu rapor döneminde toplam 5 bin 283 ihlal tespit etti.
En çok başvuru işkence ve kötü muamele
Raporda, tespit edilen ihlallerin yüzde 34'ünün işkence ve kötü muamele, yüzde 17'sinin iletişim hakkı ihlali/tecrit, sağlık hakkı, yüzde 14'ünün beslenme ve temel ihtiyaçlara erişim, yüzde 6'sının infazda eşitlik ilkesine aykırılık, yüzde 2'sinin adalete erişim, yüzde 1'nin yaşam hakkı ihlali alanında yaşandığı kaydedildi.
Diğer yandan, yaşam hakkına yönelik 30, sağlık hakkına yönelik 766, beslenme ve temel ihtiyaçlara erişime yönelik 631, işkence ve kötü muameleye ilişkin 1502, adalete erişime yönelik 99, infazda eşitlik ilkesine yönelik 255, iletişimin engellenmesi/tecrit'e ilişkin 1134 ihlal ve bu ihlallerin önlenmesi için mahpusların son çare olarak başvurduğu açlık grevlerine ilişkin 10 ihlal kaydedildi.
"Kalabalık sorunu devam ediyor"
Verileri değerlendiren İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Gülseren Yoleri, her rapor döneminde artan mahpus sayısına dikkat çekti:
"2 Ocak 2026 tarihi itibariyle hapishanelerde toplam 402 bin 14 mahpusun olduğunu görüyoruz. Aralık verilerine göre 31 bin 529 gibi bir azalma görünüyor. Bu 11. Yargı Paketi kapsamında bazı adli suçlar bakımından infaz indirimiyle kişilerin serbest kalmasıyla ilgili ancak kalabalık sorunu ciddi bir sorun olarak hala devam ediyor.
"Ocak ayında herhangi bir artış rakamı belirtilmemiş olmasına rağmen yine 96 bin 728 mahpus fazlasının olduğunu görüyoruz. Bu kapasite fazlalığı sorununun sadece infaz indirimleriyle aşılmasının mümkün olmadığını gösteren oldukça önemli bir veri. Hapishanelerde yaşanan yoğunluk, beraberinde artan hak ihlalleriyle hem toplumu cezalandırmak hem de korku salarak baskı altına almak hedefleniyor.
18 mahpus öldü
Yaşam hakkına ilişkin ihlallerin devam ettiğini belirten Yoleri, 18 mahpusun ölümünü tespit edebildiklerini açıkladı. Bu tespitin gerçek sayının çok daha azı olduğunu belirtti:
"Bu ölümlerin 9'unun intihar, 5'inin kalp krizi, 2'sinin şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçti. Bu hak ihlalleri özellikle intihar vakalarını da etkiliyor. Yine şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçmesi gereken bazı intihar vakalarının olduğunu biliyoruz. Bu bize hapishanelerde sağlığa erişim, psikolojik baskı, yaşama yönelik saldırılar neticesinde ölümlerin gerçekleştiğini göstermesi bakımından dikkat çekici.
"İnfaz yakmalar arttı"
Yoleri ayrıca 2021 yılı Ocak ayından bu yana sıklıkla tartışılan Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları kararlarını şu sözlerle eleştirdi:
"Bu kurulların değerlendirme raporları doğrultusunda koşullu salıvermede denetimli serbestlik ya da açık hapishaneye ayrılma uygulamaları sırasındaki sorunlar bağlamında raporlama yapıyoruz. Biz tüm bunları infazda eşitlik ilkesine aykırılıklar başlığı altında özel olarak topluyoruz. Burada özel bir artışın olduğunu görüyoruz.
"Bu ihlaller, mahpusların çaresizlik duygusuna düşmelerine de neden oluyor. Çünkü bütün bu ihlallere karşı itiraz ettiklerinde, şikayette bulunduklarında ya da dilekçeyle bir hak talep ettiklerinde maalesef bu bir mağdur ya da hak talep eden kişi değil suçluymuş muamelesi görüyorlar. Haklarında disiplin soruşturmaları açılıyor.
"Disiplin soruşturmaları nedeniyle ya da bu gerekçeyle verilen hücre cezası, iletişim yasakları, mektuplaşma yasağı gibi çeşitli yasaklarla mahpusların yaşamları çok daha yoğun bir tecrite ve cendereye sıkıştırılmış oluyor. O yüzden de mahpuslar aslında taleplerini dile getirebileceklerini ve hak arayabilecekleri herhangi bir mekanizmaya da erişemiyorlar."
TIKLAYINIZ: Marmara Bölgesi Hapishaneleri 2025 Yılı Hak İhlalleri Raporu
(AB)







