29 Ekim Uluslararası Bakım ve Destek Günü kapsamında, BM Kadın Birimi (UN Women) ile Dünya Bankası Grubunun Women, Business and the Law programı, 190 ülkenin ebeveynlik politikaları ve çocuk bakım sistemlerini inceleyen ortak bir politika notu yayınladı.
Politika notu, ücretli ebeveyn izinleri, çocuk bakım hizmetleri ve bunların uygulanmasında süregelen boşlukları ortaya koyarken, aileleri destekleyecek ve bakım sorumluluklarının daha eşit paylaşılmasını sağlayacak reform önerileri sunuyor.
Babalar bakım sorumluluğunu paylaşmak istiyor, ancak bunun için zamana ve desteğe ihtiyaç duyuyor.
- Erkekleri ve oğlan çocuklarını eşitliğin savunucuları olarak güçlendirmek için çalışan uluslararası bir araştırma ve savunuculuk kuruluşu olan Equimundo’nun 2026 yılında 16 ülkede 8.000 ebeveyn ve bakım verenle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, her 10 babadan 9’u çocuklarına ve sevdiklerine bakım vermenin hayatlarının en keyifli yönlerinden biri olduğunu söylüyor.
- Babaların yüzde 89’u evde yaptıkları bakım işine, ücretli işleri kadar değer verdiklerini belirtiyor.
- Ancak yüzde 87’si ihtiyaç duydukları desteğin tamamını alamadıklarını, yüzde 83’ü ise işverenlerinin esnek çalışma olanağı tanımadığını ifade ediyor.
- Araştırmaya katılan babaların yaklaşık üçte ikisi, kamu bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması için vergilerin artırılmasını destekleyeceğini belirtiyor.
Dünyada anneler, babalara kıyasla ortalama 8 kat daha fazla ücretli izin hakkına sahip. Ülkelerin üçte birinde babalara hiç izin verilmezken, sağlayanların yarısında ise bu süre iki haftayı geçmiyor. Yalnızca dört ülke ebeveyn izinlerinde eşitliğe yaklaşabilmiş durumda.
Bu durum, ev işleri ve bakım sorumluluğunu büyük oranda kadınların üzerine yükleyerek kadın istihdamını sınırlandırıyor. Oysa babaların bakıma aktif katılımı; annelerin gelirini artırıyor, çocuk gelişimini olumlu etkiliyor ve babaların ruh sağlığı ile aile içi ilişkilerini güçlendiriyor.
Eşitsizliği gidermek annelerin izinlerini azaltmakla değil, ILO standartlarına uygun anne izinlerini korurken babalara da devredilemez, yeterli gelir güvenceli özel izinler tanımlamakla mümkün. Yasal hakların yanı sıra iş güvencesi sağlanmalı ve bakımın sadece kadının görevi olduğuna dair toplumsal kalıp yargılar kırılmalıdır.
Ayrıca izin süreleri bittiğinde devreye girecek erişilebilir ve uygun maliyetli kreş/çocuk bakım hizmetleri şarttır. Bugün ülkelerin 44'ünde üç yaş altı çocuk bakımı için yasal bir çerçeve dahi bulunmuyor.
Bakımın adil paylaşılması için:
Hükümetler, izin sürelerini genişletmeli ve bakıma bütçe ayırmalıdır.
İşverenler, izin kullanımını destekleyen esnek iş kültürleri oluşturmalıdır.
Erkekler, ev ve bakım sorumluluklarında eşit pay almalıdır.
Kalıcı çözüm, bakımın tek bir cinsiyete değil; aile, toplum ve devlet arasında ortak bir sorumluluk olarak paylaşılmasından geçmektedir.
Rapora bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Bakım ekonomisi neden çağımızın en dönüştürücü yatırımlarından biri?
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ülke Ofisi, 29 Ekim Uluslararası Bakım ve Destek Günü vesilesiyle “Bakım Ekonomisi Neden Çağımızın En Dönüştürücü Yatırımlarından Biri? İşte 5 Neden” başlıklı yeni bir rapor yayınladı. Bakım ekonomisinin temel kavramlarını tanıtan yayın, bakıma yatırım yapmanın toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletmenin, insana yakışır işler yaratmanın, sosyal korumayı güçlendirmenin ve toplumların dayanıklılığını artırmanın en etkili yollarından biri olduğunu ortaya koyan kanıtlar sunuyor. Temel veriler ve istatistiklerden hareketle yayın, erişilebilir, ekonomik ve kaliteli bakım sistemlerinin bireyler, topluluklar ve ekonomiler için neden faydalı olduğunu beş temel gerekçe üzerinden ele alıyor.
(EMK)







