Bu haberde soruları yanıtlayan çocuğun ismi kişisel bilgilerin mahremiyeti ve çocuk odaklı habercilik ilkeleri gereğince değiştirilmiştir.
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), Millî Eğitim Bakanlığının anlatımında Ahilik kültürüne dayanan usta-çırak ilişkisi içinde gençlerin mesleği işbaşında öğrenmesini amaçlıyor, sahada ise çocuk işçiliğini yaygınlaştırıyor. Bugün sistemde 553 bin 728 öğrenci bulunurken, Bakanlığın milletvekili soru önergelerine verdiği yanıtlara göre 31 bin 747 öğrenci iş kazası geçirdi. İşletmelerdeki denetimlerin sıklığı ve etkinliğine ilişkin soru işaretleri sürerken, ödenmeyen ücretler “MESEM’lere yönelik devlet desteği kesildi mi?” sorusunu da gündeme taşıyor.
Bu tablonun içindeki öğrencilerden biri 16 yaşındaki Metin Yıldız. Gebze’de bir berber dükkânında iki yıldır MESEM kapsamında çalışan Yıldız, meslek öğrenmek yerine çoğunlukla temizlik ve servis işleri yaptığını, iki aydır ücret alamadığını, bir müşteriye çay vermeyi unuttuğu için tokatlandığını ve bu süre boyunca okuldan yalnızca bir öğretmenin işyerine geldiğini söylüyor.
Metin Yıldız ile Öğrenci Sendikası MESEM Meclisleri adına konuşan Deniz Çayan, MESEM öğrencilerinin çalışma koşullarını, ücret sorununu ve denetimsizliği bianet’e anlattı.
Sabah 9’dan gece 10.30’a kadar bitmeyen iş
16 yaşındaki Yıldız, haftanın beş günü sabah 9.00’da işe başlıyor. İşyerindeki gününün büyük bölümü temizlik ve servis işleriyle geçiyor:
“Dükkânı açıyorum. Yerleri süpürüyorum, paspaslıyorum, çayı koyuyorum. Sonra zaten usta geliyor, çıraklar geliyor, camları siliyorum.”
Meslek öğrenmek için başladığı berber dükkânında saç kesme pratiği yapmak istediğinde ise patronunun buna izin vermediğini söylüyor.
İşten çoğu zaman gece 10.00-10.30 civarında çıkıyor. Eve vardığında saat 11.00’i, bazen 11.30’u buluyor. Bilgisayar oynamayı, video izlemeyi ve arkadaşlarıyla dışarı çıkmayı sevdiğini ancak çoğu gün eve döndüğünde buna enerjisinin kalmadığını anlatıyor:
“Eve gittiğimde bayağı yorgun oluyorum, direkt yatıyorum. Ama normalde bilgisayar oynamayı falan seviyorum. Sosyal medyada gezmeyi seviyorum.”
Yıldız cumartesi günleri de çalışabildiğini, işyerinin yoğun olduğu gerekçesiyle izin kullanamadığı zamanlar olduğunu ve kullanamadığı iznin daha sonra da verilmediğini söylüyor.
Son iki aydır, Eylül ve Ekim aylarına ait ücretini de alamadı. Daha önce ayda 8-9 bin TL aldığını belirten Yıldız, ücretinin neden ödenmediğine ilişkin kendisine herhangi bir açıklama yapılmadığını söylüyor. Sınıfındaki başka MESEM öğrencilerinden de benzer şikâyetler duyduğunu anlatıyor:
“Bence bu sistem değişmeli. Çünkü böyle olduğu sürece herkes şikâyetçi. Mesela benim arkadaşım da şikâyetçi bu durumdan. Çünkü iki aydır maaşını alamıyorsun yani hiçbir şey yapamıyorsun. Dükkânda da elim kolum bağlı oluyor, hiçbir şey yaptırmıyorlar zaten.”
Yaşadıklarını okulda anlatabileceği biri olup olmadığı sorulduğunda ise yanıtı kısa:
“Yok, hocalar da dinlemiyor zaten.”

20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
16 yaşındaki MESEM öğrencisi anlatıyor: Isınmak için sobaya yağ döküp, çöp yakıyoruz
“Bir müşteri geldi, çay vermeyi unutmuştum; tokat attı”
Ücretini alamaması Yıldız’ın işyerinde yaşadığı sorunların tamamı değil.
İşyerinde kendisine “çok sert” davranıldığını söyleyen Yıldız, bir gün yaşadığını şöyle anlatıyor:
Orada çok sert davranıyorlar. Mesela bir müşteri geldi, ben ona çay vermemiştim. Unutmuştum. Geldi bana vurdu, tokat attı. Çok kızıyorlar orada, çok sertler. Bir de yani bir şey yaptırtmıyorlar, elim kolum bağlı gibi.
Yıldız iki yıldır aynı işyerinde. Bu süre boyunca okuldan bir öğretmenin dükkâna yalnızca bir kez geldiğini söylüyor. Öğretmenin kendisiyle değil, işverenle konuştuğunu anlatıyor:
“Patronla konuştu. Büyük ihtimalle çalışıyor mu, nasıl çalışıyor falan diye sordu.”
Haftanın beş günü işyerine giden Yıldız, okula gitmediğinde neden gelmediğinin de sorulmadığını söylüyor:
“Hiç sormadılar. Dükkâna git diyorlar.”

"MESEM'li arkadaşımızın ustası, çocuklar 1 Mayıs'a gitmesin diye ek mesai koydu"
Çayan: “Patron vermediği sürece maaş alamıyorlar”
MESEM Meclisleri adına konuşan Deniz Çayan, Yıldız’ın yaşadıklarının tekil olmadığını söylüyor. Özellikle berberlik alanında ücretlerin ödenmemesine ilişkin yaygın şikâyet aldıklarını belirtiyor:
"Şu anda farklı iş kollarında, fabrika fabrika, işyeri işyeri ilerliyor aslında. Yarısı maaş alırken yarısı alamıyor gibi bir durum var. Ama berberlerin şu an tamamı alamıyor. Patron vermediği sürece alamıyorlar yani."
Çayan, gecikmeli ve eksik ödemelerin daha önce de yaşandığını, ücret sorununun izin ve çalışma koşullarıyla birlikte ağırlaştığını anlatıyor:
Bundan önce de maaş alamayan çoğu arkadaş vardı. Eksik yatan vardı ya da bir ay geç yatan vardı. Şimdi bu böyle giderse bu arkadaşlar bir yerde izin de kullanamayacak. Haftanın yedi günü boyunca çalışıp bir yerde maaş alamayacağı bir senaryo düşünüyorduk aslında ve yavaş yavaş da o duruma geliyor.
Çayan’a göre sorun mesleki eğitimin kendisinden çok, hangi koşullarda yürütüldüğü:
“MESEM kapatılmamalı ama iş kazası geçirmediği, iş kazasında hayatını kaybetmediği, maaşını düzenli bir şekilde aldığı ve iş öğrendiği bir ortam olması gerekiyor. Çünkü mesleki eğitim gerekli bir şey. Ama bunun hangi şartlarda olduğu önemli.”
“Berberlik için hiçbir şey öğrenmiyorlar”
Çayan, berberlik alanındaki öğrencilerin uzun saatler işyerinde bulunmalarına rağmen çoğu zaman meslek öğrenemediğini söylüyor:
“Bu arkadaşlar sabah kalkıyor, dükkânı açıyor, yerleri temizliyor ve berberlik için hiçbir şey öğrenmiyorlar. Gerçekten Metin’in dediği kadar var orada, hiçbir şey öğrenmiyorlar.”
Öğrencilerin çoğunlukla saç yıkama, temizlik ve diğer yardımcı işlere yönlendirildiğini anlatıyor:
“Ustası eğer iyi biriyse, onu da iyi biriyse diyorum, ‘Gel izle, benim nasıl kestiğimi gör, ona göre bir gözlem yap’ diyor. Ya saç yıkama oluyor ya da diğer ayak işleri oluyor. Berber bölümündeki arkadaşların yaptığı bunlar aslında.”
Çayan, öğrencilerin pratik yapma olanağının çoğu zaman işverenin yaklaşımına bağlı kaldığını söylüyor.
“Abi, biz zaten bunları her gün yaşıyoruz”
Çayan’ın dikkat çektiği bir diğer nokta, iş kazaları ve tehlikeli çalışma koşullarının öğrenciler açısından giderek olağanlaşması.
MESEM öğrencileriyle yaptıkları bir çalışmada karşılaştığı diyaloğu şöyle aktarıyor:
Ben ‘İş kazası geçirdin mi?’ diye soruyorum. Bana ‘İş kazası nedir?’ diye soruyor. ‘Kolun kanamış olabilir, başına bir şey gelmiş olabilir, kolun kırılmış olabilir’ diye örnekler veriyorum. Sonra şu cevabı alıyorum: ‘Abi, biz zaten bunları her gün yaşıyoruz.'
Çayan, öğrenciler hakları ve iş güvenliği konusunda yeterince bilgilendirilmediğinde bu risklerin “işin doğal bir parçası” gibi algılanabildiğini söylüyor:
“Çocuklara artık bu tür şeyler normal gelmeye başlıyor. Bir eğitim de verilmediği için çocuk bunu normal karşılıyor. ‘Demek ki böyle olması gerekiyor, benim iş kazası geçirmem de normal’ diye görüyor.”
Ücret aile bütçesinin parçası
Çayan’a göre öğrencilerin MESEM’e yönelmesinde ekonomik koşullar da belirleyici. Bazı öğrenciler aldıkları ücretle doğrudan aile bütçesine katkıda bulunuyor:
Bir MESEM maaşıyla kiraya destek veren çocuğu da tanıyorum. Gaziantep’te direkt MESEM maaşıyla kirayı ödeyenleri de biliyorum.
Bazı ailelerin çocuklarının okulda devam etmesi yerine çalışmasını ekonomik bir seçenek olarak gördüğünü de şöyle aktarıyor:
“Dersleri kötü. Madem bu çocuk okumayacak, bari MESEM’e gitsin de eve para getirsin.”
Çayan, öğrencilerin yalnızca gelir elde etmeye değil, işyerinde karşılaştıkları sorunları anlamlandırabilecekleri yetişkin desteğine de ihtiyaç duyduğunu söylüyor:
“Bu çocuklar bir yerde yetişkin arıyor aslında. Bir ağabey arıyor, bir abla arıyor. Çocuklar zaten bu durumdan şikâyetçi.”
MESEM Meclisleri de öğrencilerle bu nedenle ücret, izin, iş güvenliği ve mesleki eğitim hakları üzerinden ilişki kuruyor. Çayan, öğrencilerin haklarını öğrendikçe yaşadıklarını “işin doğası” olarak görmekten uzaklaştığını ve sorunlarını daha açık ifade edebildiğini belirtiyor.
MESEM'lerde yaşanan ihlallere karşı hakkınızı nasıl arayabilirsiniz?
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin bu konuda iki ayrı rehberi bulunuyor.
“Aileler ve Uygulayıcılar için MESEM Öğrencilerinin Hak Arama Rehberi” için tıklayınız.
“MESEM Öğrencileri İçin Hak Rehberi?” çocuk dostu broşür için tıklayınız.
(NÖ)
















