Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, 29 Ekim'de yayımladığı “Çatışmasızlık hali ‘bölge’deki gazeteciliği nasıl dönüştürüyor?” başlıklı yazısında, Kürt meselesi etrafında gelişen çatışmasızlık sürecinin bölgedeki gazeteciliğe etkilerini ele aldı.

22 NİSAN KÜRT GAZETECİLER GÜNÜ
"Kürt gazeteciler baskılara rağmen hakikatin izinde"
Diyarbakır, Van ve bölgenin farklı kentlerinde çalışan 15 gazetecinin görüşlerine yer veren Bildirici, çatışmaların azalmasının gazetecilere yeni çalışma alanları açtığını, ancak basın özgürlüğüne yönelik sorunların devam ettiğini aktardı.
Çatışma haberlerinden toplumsal sorunlara
Bildirici, 1990'lı yıllarda gazetecilerin hedef alındığı dönemi hatırlatarak bölgedeki gazeteciliğin uzun yıllar çatışmaların, operasyonların ve hak ihlallerinin gölgesinde geliştiğini belirtti.
PKK'nin silahlı güçlerini çekmesiyle oluşan çatışmasızlık ortamının özellikle Kürt gazeteciler açısından yeni olanaklar yaratabileceğini ifade etti.

Faruk Bildirici: Tutuklu Kürt gazetecilere çifte standart uygulanıyor
Gazeteci Abdurrahman Gök, çatışmasızlığın kalıcılaşması durumunda gazeteciliğin güvenlik odaklı gündemden toplumsal hafızaya, haklara ve yaşam koşullarına daha fazla yönelebileceğini söyledi.
ANKA Diyarbakır Temsilcisi Ahmet Ün ise çatışmaların sona ermesiyle kırsal alanlarda haber yapmanın kolaylaşabileceğine; çiftçilerin, işsizlerin, emeklilerin ve yoksul kesimlerin sorunlarının daha görünür olabileceğine dikkat çekti.

Kürt gazetecilerin öldürülmesi İstanbul'da protesto edildi
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan da yeni dönemin göç, ekolojik tahribat, kadınların sorunları ve gençlerin gelecek kaygısı gibi konuların daha kapsamlı işlenmesi için fırsat sunduğunu belirtti.
“Çatışmasızlık basın özgürlüğü anlamına gelmiyor”
Gazeteci Hatice Kamer, bilgiye erişim olanaklarının artmasına rağmen doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmanın zorlaştığını, ekonomik koşullar ve mesleki risklerin gençlerin gazetecilikten uzaklaşmasına neden olduğunu anlattı.
İrfan Aktan ise Kürt meselesine ilişkin haberlerde bazı engellerin kısmen aşılmasına karşın eleştirel gazetecilik üzerindeki siyasi ve hukuki baskıların devam ettiğini vurguladı.

Bakırhan MA ve JINNEWS'i ziyaret etti: Kürt gazeteciler büyük bedeller ödedi
Sürece yönelik eleştiriler de baskı altında
Gazeteci Mahmut Oral, barış sürecinin geleceğine ilişkin belirsizliğin gazeteciliği etkilediğini belirtti.
Oral'a göre hem iktidara hem de sürecin diğer siyasi aktörlerine yöneltilebilecek eleştiriler, gazetecilerin “süreç bozgunculuğu” suçlamasıyla karşılaşma kaygısını artırıyor.
Mezopotamya Ajansı muhabiri Zeynep Durgut da barış gazeteciliğinin güçlenmesi için öncelikle basın üzerindeki engellerin kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.
(FY)







