DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) yayımladığı çocuk işçiliği raporuna göre, Türkiye’de 15-17 yaş grubunda çalışan çocuk sayısı 2021’de 520 bin iken 2025’te 882 bine çıktı. Beş yıldaki artış yüzde 69,6 oldu.
Aynı dönemde bu yaş grubundaki çocuk nüfusu yalnızca yüzde 4,2 artarken, çocuk işçiliği oranı yüzde 14’ten yüzde 22,8’e yükseldi.
TÜİK, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), ILO ve UNICEF verilerini bir araya getiren rapor, çocuk işçiliğini yoksulluk, eğitimden kopuş, ev içi emek ve mesleki eğitim sistemiyle birlikte ele alıyor.
Her üç çocuktan biri yoksul
TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de 6 milyon 708 bin çocuk gelir yoksulluğu içinde yaşıyor. Çocuk yoksulluğu oranı yüzde 31, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki çocukların oranı ise yüzde 36,8.
Çocukların neden çalıştığına ilişkin son kapsamlı resmi araştırma 2019’a ait. Buna göre çalışan çocukların yüzde 36’sı hanenin ekonomik faaliyetine yardımcı olmak, yüzde 23,2’si ise doğrudan hane gelirine katkıda bulunmak için çalışıyor.
Böylece çocuk işçilerin yüzde 59,2’sinin çalışma nedeni doğrudan hane ekonomisiyle bağlantılı.
DİSK-AR, çocuk işçiliğinin ailelerin ya da çocukların bireysel tercihi olarak değerlendirilemeyeceğini; düşük ücretler, güvencesiz çalışma, yetersiz sosyal koruma ve yoksullukla birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor.

Çocuk işçiliğiyle mücadele nasıl mümkün?
Lise çağında eğitimden kopuş arttı
MEB verilerine göre 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı 2022-2023 eğitim yılında yüzde 94,5 iken 2024-2025’te yüzde 86,4’e geriledi.
2024-2025 döneminde ilkokul tamamlama oranı yüzde 98,6, ortaokulda yüzde 96,6 olurken ortaöğretimde yüzde 81,3’e düştü.
DİSK-AR, özellikle lise çağındaki çocuklarda eğitimin doğrudan ve dolaylı maliyetlerinin artmasının ve hane gelirine katkı baskısının eğitimden kopuşu derinleştirdiğine dikkat çekiyor.
Her 100 çocuktan en az 15’i çalışıyor
DİSK-AR’ın 2022 Türkiye Çocuk Araştırması mikro verilerinden yaptığı hesaplamaya göre 5-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 15,45’i ekonomik bir faaliyette bulunuyor.
Oran erkek çocuklarda yüzde 18,19, kız çocuklarda yüzde 12,55. Yaş arttıkça çocuk işçiliği de artıyor. Oran 5-11 yaş grubunda yüzde 11,52 iken 15-17 yaş grubunda yüzde 23,54’e çıkıyor.
Çocuk işçiliğinin en yoğun olduğu alan tarım ve hayvancılık. Çalışan çocukların yüzde 77,7’si bu alanda yer alıyor. Bu oran 5-11 yaş grubunda yüzde 90,7’ye kadar yükseliyor.

İstanbul Barosu’ndan çocuk işçiliği ve MESEM dosyası
Çalışan çocukların yüzde 70’i evde de çalışıyor
Rapora göre çocuk işçilerin yüzde 69,6’sı ekonomik faaliyetlerinin yanı sıra ev işi veya bakım işi de yapıyor.
Bu yük kız çocuklarında daha belirgin. Çalışan kız çocuklarının yüzde 72’si aynı zamanda ev işi veya bakım sorumluluğu üstleniyor.
DİSK-AR, kız çocuklarının ücretli işlerde daha az görünmesinin onların daha az çalıştığı anlamına gelmediğini; ev içindeki görünmeyen emeğin çocuk işçiliğinin önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.
MESEM’de yarım milyondan fazla öğrenci
Raporda Mesleki Eğitim Merkezleri’ne (MESEM) de geniş yer ayrılıyor.
MESEM’e kayıtlı öğrenci sayısı 2016-2017 ile 2025-2026 arasında 5,3 kat arttı. En büyük artış 2021-2022 eğitim yılında yaşandı. Öğrenci sayısı bir yılda 159 bin 773’ten 400 bin 437’ye çıktı.
MEB verilerine göre 492 bin 627 MESEM öğrencisinin 392 bin 887’si 15-18 yaş grubunda. Ancak Bakanlık yaş grubunu tek kategori halinde açıkladığı için bunların kaçının 18 yaşın altında olduğu bilinmiyor.
DİSK-AR, MESEM öğrencilerinin işletmelerde üretim sürecine katılmalarına rağmen hukuken öğrenci statüsünde bulunmalarının ücret, sosyal güvenlik, sendikalaşma ve işçi sağlığı alanlarında ciddi koruma sorunları yarattığını belirtiyor.
Dokuz yılda 93 bin 517 çocuk iş kazası geçirdi
SGK verilerine göre 2017-2025 arasında 14-17 yaş grubunda en az 93 bin 517 çocuk iş kazası geçirdi.
2017’de 6 bin 348 olan sayı, 2025’te 20 bin 836’ya yükseldi.
2025’te kayıtlı çalışan 14-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 25,8’i iş kazası geçirirken, 18 yaş üzerindeki çalışanlarda bu oran yüzde 4,4 oldu.
DİSK-AR, SGK verilerinin yalnız kayıtlı çalışan çocukları kapsadığına, kayıt dışı çalışan çocukların bu sayıların dışında kaldığına dikkat çekiyor.

"MESEM'li arkadaşımızın ustası, çocuklar 1 Mayıs'a gitmesin diye ek mesai koydu"
En az 646 çocuk çalışırken hayatını kaybetti
İSİG Meclisi verilerine göre 2017’den Temmuz 2026’ya kadar en az 646 çocuk çalışırken hayatını kaybetti.
2023’te 54 olan çocuk işçi ölümü sayısı 2024’te 71’e, 2025’te 94’e çıktı. 2026’nın ilk yedi ayında da 42 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi.
2025’te ölen 94 çocuğun 26’sı 14 yaşında veya daha küçüktü. 31 çocuk tarımda, 27 çocuk sanayide, 20 çocuk hizmet sektöründe, 16 çocuk ise inşaatta çalışıyordu.
Hayatını kaybedenler arasında altı MESEM öğrencisi ile yedi meslek lisesi öğrencisi de vardı.
DİSK-AR’dan gelir güvencesi ve ücretsiz eğitim çağrısı
DİSK-AR, çocuk işçiliğiyle mücadele için ailelere gelir güvencesi sağlanmasını, yetişkin ücretlerinin yükseltilmesini, ücretsiz ve nitelikli kamusal eğitimin güçlendirilmesini ve okullarda ücretsiz sağlıklı yemek verilmesini öneriyor.
Raporda ayrıca MESEM başta olmak üzere işletme temelli mesleki eğitim modellerinin yeniden düzenlenmesi, çocukların çalıştığı işyerlerinin düzenli denetlenmesi, yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi ve çocuk işçiliğine ilişkin kamu verilerinin yaş, cinsiyet, sektör ve bölge temelinde düzenli açıklanması çağrısı yapılıyor.
(NÖ)








