İçeriğe Atla
Ara Ana Sayfa
bianet-Bağımsız İletişim Ağı
Menü GösterMenü Gizle
COP31 ve İklim Adaleti

COP31 ve İklim Adaleti

İklim krizi, kentlerde ve gündelik yaşamda etkilerini giderek daha fazla hissettirirken barınma, suya erişim, gıda güvencesi, sağlık, çalışma yaşamı ve kent hakkı gibi alanlarda var olan eşitsizlikleri de derinleştiriyor.

Türkiye’nin farklı coğrafyalarında kuraklık, aşırı sıcaklar, seller, su kaynakları üzerindeki baskılar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar, kentlerin ve kırsal bölgelerin yaşam koşullarını değiştiriyor. Bu etkiler, farklı toplumsal grupların yaşamlarına ve haklarına eşit biçimde yansımıyor.

İklim krizine karşı gelişen yerel mücadeleler, kent hakkını, yaşam alanlarını, suyu ve doğa varlıklarını korumaya yönelik talepleri de gündeme taşıyor. Yerel toplulukların deneyimleri, dayanışma pratikleri ve çözüm arayışları, iklim adaleti tartışmalarının önemli bir parçasını oluşturuyor.

IPS İletişim Vakfı/bianet olarak, Heinrich Böll Derneği’nin desteğiyle yürüttüğümüz “COP31 Sürecinde Kenti, Gündelik Yaşamı ve İklim Adaletini Haberleştirmek” projesi kapsamında, 9-20 Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nı (COP31) yalnızca uluslararası müzakereler üzerinden değil, iklim krizinin gündelik yaşamdaki somut etkileri üzerinden ele alıyoruz.

COP31 sürecinin iklim krizine karşı kalıcı ve adil çözümler üretmekteki yetersizliklerinden hareketle, konferansa alternatif bir buluşma ve mücadele alanı olarak 14-18 Kasım 2026’da düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’ni de yakından takip ediyoruz.

Bu dosyada, iklim krizinin Türkiye’nin farklı coğrafyalarındaki etkilerini, hak ihlallerini, yerel mücadeleleri ve çözüm arayışlarını haberleştirerek yerel deneyimleri görünür kılmayı; iklim adaletini İstanbul ve merkezi medyanın bakış açısının ötesinde, kent hakkı, ekoloji, emek, göç ve gündelik yaşamla birlikte ele almayı amaçlıyoruz.

Sayfa Başına Git