"YPG Radikal Gruplar Arasında Değerlendirilmediği İçin Afrin Ateşkese Dahil Edilebilir"

24 Şubat'ta BMGK'da kabul edilen ancak pratikte henüz uygulanmaya başlamayan Suriye'de ateşkes sürecini, bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden Hediye Levent, bianet'e anlattı.

Fotoğraf: BM/ Manuel Elias/ 24 Şubat'taki ateşkes oylamasından.

Suriye'de 30 günlük ateşkes kararı 24 Şubat'ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu'nda (BMGK) 15 ülkenin kararıyla onaylandı. Ancak pratikte ateşkes henüz sağlanamadı.

Ateşkesin metni yayınlanmadı ancak BM'nin resmi sayfasında yer alan haber metninde, ateşkes için "nationwide" (ülke çapında) ibaresi yer aldı.

Doğu Guta'da çatışmalar sürerken, Afrin operasyonunun ateşkes dahilinde olup olmadığı üst üste açıklamalarla tartışılmaya başladı.

Suriye'deki gelişmeleri yakından takip eden ve Beyrut'ta yaşayan gazeteci Hediye Levent, ateşkes sonrası herkesin kafasında oluşan soru işaretleri ve gelişmeleri bianet'e yorumladı.

Gazeteci Hediye Levent 

Ateşkes metninin yayınlanmamış olmamasına dikkat çeken gazeteci Levent, şunları söyledi:

"Bu ateşkesin çerçeve metni, yani tam metni henüz yayınlanmış değil bu yüzden biz de henüz göremedik. Dolayısıyla detaylarına çok da hakim değiliz. Ancak genel olarak şunu söyleyebiliriz; ateşkes Suriye'de IŞİD, Nusra cephesi ve benzeri radikal örgütler dışındaki diğer örgütleri kapsıyor.

"Şimdi Afrin'de bulunan gruplar gerek YPG, gerekse de Suriye ordusu destekli milisler, radikal gruplar çerçevesinde değerlendirilmediği için Afrin de bu kapsamda evet ateşkesin içeriğine dahil oluyor.

TIKLAYIN - Suriye Ateşkesinin İlk Beş Gününde Yaşananlar

"Açıklamalar operasyona beklenen destek olmadığını gösteriyor"

ABD ve Fransa'dan gelen açıklamalara değinen Levent, şöyle devam etti:

"Ancak ikinci bir nokta daha var; orada bir siyasi prosedür de söz konusu Türkiye açısından. Yani kapsıyor ya da kapsamıyor şeklinde bir durum Amerika'nın, Fransa'nın ya da Almanya'nın hatta BMGK'dan bazı isimlerin yaptığı açıklamalar var direkt Türkiye'ye hitap edilen.
"Bu da aslında Türkiye'nin Afrin operasyonu konusunda istediği uluslararası desteği koruyamadığı ya da henüz temin edemediğini gösteriyor. Aynı zamanda böyle bir siyasi yönü de var ateşkes kararının.

"Ateşkesi oylasalar da detaylarında uzlaşamadılar"

Levent, ateşkes metninin altı gündür yayınlanmamış olmasının normal bir süreç olup olmadığı sorumuzu ise şöyle yanıtladı:

"Açıkçası normal bir durum değil ancak burada genel olarak şunu söyleyebiliriz Suriye'de geçen 7 yılda çok ateşkes girişimi oldu. Ancak bu, ilk kez 15-0 gibi bir çoğunlukla kabul edildi. Bu durum bütün taraf ülkelerin, bir tarafta ABD var, bir tarafta Rusya. Bu ülkelerin sahada farklı gruplar üzerinden çekişmeye devam ettiğini de biliyoruz.

"Dolayısıyla BMGK'da oy birliğiyle ateşkesi oylamış olsalar da detayları konusunda uzlaştıklarını söyleyemeyiz. Özellikle Suriye'deki silahlı gruplar konusunda uzlaşma yok. Bu bir vekâlet savaşı en nihayetinde. Dolayısıyla Rusya tarafından terörist olan grup ABD tarafından ya da Türkiye tarafından özgürlük için savaşıyorlar çerçevesinde de değerlendirilebilir.

"Metnin yayınlanmamış olması normal bir durum değil"

"Ortak bir terörist gruplar listesi hazırlanmadan bu sorunun çözümlenmesi çok mümkün görünmüyor. Tabii ortak bir terör örgütleri listesi hazırlandığı durumda da vekâlet savaşları bitmiş olacak en nihayetinde.

"Şimdi sorunuza dönecek olursak, orada şöyle bir durum var, her ne kadar taraf ülkeler ya da BMGK'ya üye ülkeler arasında Suriye'deki çatışma sürecinin bitirilmesine dair bir girişim olsa da, ki oylama sonucundan bunu anlıyoruz. Suriye üzerinden bir vekâlet savaşı zaten yürütüyorlar, detayları konusunda henüz uzlaşamadıkları gibi bir sonuç da çıkıyor.

"Ancak bu metnin şimdiye kadar tam olarak yayınlanmamış olması gerçekten çok da normal bir durum değil açıkçası.

TIKLAYIN - Af Örgütü: TSK de YPG de Sivilleri Hedef Alıyor

"Türkiye'ye yaptırım olmaz ama ilişkileri etkiler"

Levent, "Suriye ordusuna bağlı birliklerin şu anda Afrin'de olup olmadığı ile ilgili de bir muamma var. İlk gün püskürtüldükleri açıklaması geldi Türkiye'den ancak uluslararası kaynaklar orada olduklarına dair haberler yapıyorlar. Sizin bilginiz ne yöndedir?" sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

"Daha önce oraya gönderilen milis sayısına ilişkin 1200-1500 civarında olduğu duyurulmuştu. Dolayısıyla bizim kaynaklarımız da benzer bilgiler aktarıyorlar. Ancak o civarda milis kaydırılmadı şu an Afrin merkeze. Bunun bir kısmının gönderildiğini biliyoruz. Kaldı ki o günlerde geçtiğimiz hafta bu haberlerden sonra hatırlarsanız Afrin içinde bu milislere ve Suriye ordusuna destek gösterileri de yapılmıştı.

"Dikkat çekici bir şekilde uzun süreden sonra Kürt kontrolündeki bir bölgeye Suriye bayraklarıyla bir gösteri yapılmış oldu. Bu da önemli. Ancak aynı zamanda sonuçta bu ateşkes sürecinin ya da girişimin –onaylanmadan önceki süreçten bahsedersek- taraflarından biri arasında Şam da var. Böyle bir ateşkes durumunda milislerin Afrin'e kaydırılmasını ya da gitmesini durdurmuş olabilirler.

"Bunun ülkeler arası yansımaları olacaktır"

"Yani ateşkes süreci başlayacakken böyle bir girişimin durdurulması gerekiyor. Tabii işin bir diğer tarafı da var Afrin'e yöneltilen milislerle Türkiye'nin desteklediği grupların da karşı karşıya gelmesi riski bulunuyordu. Dolayısıyla bıçak kemiğe dayanmadan böylesi bir risk de ne Şam için ne Türkiye için çok da göze alınacak bir risk gibi görünmüyor.

"Doğrudan bir yaptırım uygulanması mümkün değil. Sonuçta Türkiye operasyonuna devam ederse ne olacak? BMGK üyesi ülkeler toplanıp Türkiye'ye bir askeri operasyon yapacak değiller. Ancak bunun ülkeler arası ilişkilere yansıması olacaktır. Somut bir şekilde bir yaptırım olmayacaktır fakat dış politikanın uluslararası düzeyde desteğini azaltacaktır.

"Türkiye'ye karşı mesela Suriye'deki çeşitli grupların daha fazla desteklenmesi söz konusu olabilir. Birçok ihtimal söz konusu. Ancak dediğimiz gibi çok sert, somut askeri yöntemlere başvurarak bir yaptırım uygulanması söz konusu değil". (PT) 


İstanbul - BİA Haber Merkezi

01 Mart 2018, Perşembe

Pınar Tarcan