Kadınlar Yeni Nüfus Cüzdanı İstiyor; Sadece Din Hanesini Kaldırmak Yetmez

UNFPA'dan Ağduk, İKKB'den Moroğlu ve KA.DER'den Yirmibeşoğlu, nüfus cüzdanlarında pembe mavi renk ayrımının, din ve medeni durum bilgilerinin kaldırılmasını; "anne" ve "baba adı" hanelerinin de "anne adı-soyadı", "baba adı-soyadı" olarak değiştirilmesini istiyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
08 Şubat 2010, Pazartesi

"Boşanmış bir kadınsınız. Çocuğunuzla birlikte tatile gideceksiniz, bir otelde kalacaksınız, vize - pasaport işlemleriniz var ya da askerdeki oğlunuzu evci çıkartmak istiyorsunuz... Ancak çocuğunuzun kimliğinde babasının soyadı yazılı olduğundan anneliğinizi kanıtlamanız oldukça güç: Önce tanımadığınız bir insana boşandığınızı söylemek sonra da çantanızda taşımak zorunda kaldığınız boşanma ilamını göstermek zorundasınız. Peki ya eski eşiniz? Onun soyadı evlenirken de boşanırken de değişmediğinden bu sorunlardan haberdar olmaması bile mümkün..."

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'ndan (UNFPA) Meltem Ağduk, İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) Koordinatörü Nazan Moroğlu ve KA.DER Genel Sekreteri Avukat Vildan Yirmibeşoğlu, önce babalarının sonra da eşlerinin soyadını kullanmaya zorlanan kadınların mağduriyetini özetle böyle anlatıyor.

Din hanesinin kaldırılması yetmez

Kullanımdaki nüfus cüzdanlarının Müslüman - Sünni çoğunluğun dışındakiler gibi cinsel yönelimleri farklı olanları ve kadınları da sıkıntıya soktuğunu belirten kadınlar, pembe - mavi renk ayrımının, "medeni durum" bilgilerinin, kadının evlenirken ve boşanırken soyadını değiştirmeye zorlanmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu savunuyorlar.

Yirmibeşoğlu ve Ağduk'a göre, sıkıntıların aşılabilmesi için tek tip kimlik kullanılması; din ve medeni durum bilgilerinin kaldırılması; "anne adı" / "baba adı" yerine "anne adı - soyadı" / "baba adı-soyadı" bilgilerinin sorulması gerekiyor.

İstanbul Valiliği İnsan Hakları İl Kurulu'nun tek tip, tek renk nüfus cüzdanı uygulamasına geçilmesi için İçişleri Bakanlığı'na başvurduğunu belirten Yirmibeşoğlu, "Medeni durum ve kadının soyadına ilişkin düzenlemeleri de yapıp başvurumuzu yenilemeye hazırlanıyoruz" diyor.

"Medeni Kanun'un 187. maddesi gereğince kadın evlenince kocanın soyadını almak, boşandığında da bırakmak zorunda. Kendi soyadını ancak kocasının soyadı ile birlikte kullanabiliyor. Boşandıktan sonra kocasının soyadını kullanmak isterse kocasından izin alması gerekiyor" diyen Moroğlu ise uygulamanın Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ne (CEDAW) aykırı olduğunu vurguluyor.

"Kadının Soyadı" değil "Ailenin Soyadı"

Önerisi, öncelikle Medeni Kanun'un 187. maddesinin "kadının soyadı" başlığı "aile soyadı" olarak değiştirildikten sonra yeniden düzenlenmesi:

"Eşler, evlilik öncesi soyadlarını kullanmak istemezse, evlendirme memuruna yazılı bildirimde bulunup ortak aile adı olarak erkeğin ya da kadının soyadını seçebilir. Soyadı aile adı olarak seçilmeyen eş, kendi soyadını aile adının önünde taşır. Böyle bir seçim yapılmamışsa kadın kocasının soyadını alır ve doğumla aldığı soyadını kocasının soyadının önünde taşır."

Moroğlu, "Böyle bir düzenleme eşitlik ilkense uygundur ve çocuğun hangi soyadını kullanacağı kararını da aileye bırakır. Yani kadın isterse çocuğuna kendi soyadını verme hakkına sahip oluyor" diyor. (BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN