33. ACM'de Akademisyen Davalarına Ocak ve Şubat Tarihleri Verildi

33. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 11 davada İstanbul Üniversitesi’nden yedi, Galatasaray Üniversitesi’nden dört akademisyenin ilk duruşmaları görüldü.

Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi imzacılarına yönelik davalar bugün üç ayrı mahkemede devam ediyor.

TIKLAYIN – Avukat Meriç Eyüboğlu Akademisyen Davalarının Sürecini Anlatıyor

33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 11 duruşma görüldü. Bu davalarda İstanbul Üniversitesi’nden yedi, Galatasaray Üniversitesi’nden dört akademisyen yargılanıyor.

Savcı İsmet Bozkurt’un hazırladığı iddianamede akademisyenler 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2 maddesinde yer alan “Terör örgütü propagandası” ile suçlanıyor.

1. duruşma

33 Ağır Ceza Mahkemesinde ilk önce Galatasaray Üniversitesi'nden Seçkin Sertdemir’in duruşması görüldü. Sertdemir’in katılmadığı duruşmada avukatı söz aldı. Avukat, müvekkilinin yurt dışında olduğunu dile getirerek, süre talep etti.

Mahkeme heyeti, Sertdemir’in ya ara duruşmada ya da bir sonraki duruşmada hazır edilmesi yönünde karar verdi. Bir sonraki duruşma 31 Ocak 2018'de.

2. duruşma

Sertdemir'in ardından Galatasaray Üniversitesi'nden Eda Aslı Şeran’ın duruşması görüldü. Şeran ve avukatının hazır bulunduğu duruşma, kimlik tespiti ile başladı. Avukat Perihan Meşeli,  iddianamenin kopyala yapıştır şeklinde hazırlandığını söyledi. 

Mahkeme başkanının sık sık Meşeli’nin sözlerini keserek, “savunma yapıyorsunuz” demesi dikkat çekti.

“İddianamede aleyhe olan iddialar değerlendirilmiş ama lehte olan iddialar değerlendirilmemiş. Bölgede en az 350 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Sivil toplum örgütleri tarafından hazırlanan raporlar var. Bu raporlar yaşanan gerçekliği ortaya koyuyor" diyen Meşeli derhal beraat talebi istedi. 

Beraat kararı verilmediği takdirde ise davanın barış bildirisine imza attıkları için yargılanan akademisyenler Esra Mungan, Muzaffer Kaya, Meral Camcı ve Kıvanç Ersoy’un davası ile birleştirilmesini talep etti.

Avukat Hülya Gülbahar ise derhal beraat kararı verilmesini, en kötü ihtimalle akademisyenlerin davalarının birleştirilmesini istiyoruz dedi.

Savcı, "Birleştirme talebinin sanığın eyleminin bütün olarak değerlendirildiğinde örgüt propagandası yaptığı anlaşıldığından TCK’nin 301. maddesi kapsamında Adalet Bakanlığı'ndan izin alınması talebinin reddine, üzerine atılı suçun niteliği ve suçun vasfının niteliği kapsamında sanığın savunması alınıp hüküm verilebileceğinden derhal beraat talebinin reddini"  talep etti.

Mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti dikkate alınarak derhal beraat talebinin reddine, birleştirme talebinin ise sanığın savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde karar vererek, duruşmaya devam etti. Avukatlar savunma için süre istedi. Dava 31 Ocak 2018'de devam edecek.

3. ve 4. Duruşma

İstanbul Üniversitesi'nden Yusuf Doğan Çetinkaya ve Ahmet Bekmen'in avukatı Sevgi Epçeli Arslan, bildiride örgüt propagandası yapılmadığını, herhangi bir örgüte referans verilmediğini ve bildirinin barış amaçlı yazılmış, devlet politikalarını eleştiren bir metin olduğunu söyledi.

Müvekkilleri hakkında derhal beraat kararı verilmesini talep eden Arslan, kabul edilmemesi halinde akademisyenlerin aynı suçlama ile farklı mahkemelerde yargılanmasının tereddüte neden olacağını belirterek, çelişkili kararlar alınmaması açısından birleştirme talep etti. Beraat ve birleştirme taleplerini bu aşamada reddeden mahkeme, savunma için süre vererek bir sonraki celseyi 31 Ocak 2018’e erteledi.

5.duruşma

İstanbul Üniversitesi'nden İrfan Keşoğlu ise şehir dışında olduğundan duruşmaya katılmadı. Keşoğlu’nun avukatları süre talebinde bulundu. Mahkeme, duruşmayı 31 Ocak 2018'e erteledi.

6. ve 7. duruşma

Galatasaray Üniversitesi’nden Feyza Ak Akyol ve Gözde Aytemur Nüfusçu’nun avukatı İlkan Koyuncu, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davayı hatırlattı.

Koyuncu, kovuşturmanın “terör örgütü propagandası” suçundan mı, “Türk milletine hakaret” suçundan mı yapılacağına karar verilmesi durumunda savunmalarının ve ifadelerinin şekilleneceğini söyleyerek 301. madde için Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmasını talep etti. Mahkeme bu aşamada talebi reddetti. Mahkeme Akyol’un bir sonraki duruşmasını 31 Ocak 2018’e, Nüfusçu’nun duruşmasını ise 8 Şubat 2018'e erteledi.

8. duruşma

İstanbul Üniversitesi’nden Hülya Kirmanoğlu’nun avukatı Aynur Tuncel Yazgan, yargılamalarda bir uygulama hatası olduğunu düşündüğünü ve savunmalar alınmaksızın derhal beraat istemediğini beyan etti.

Mahkemeden 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki (ACM) dava dosyasını okumasını ve 301. maddeden yargılanıp yargılanılmayacağı konusunda karar vermesini istedi.

Yazgan, “13. ACM’nin iddianame ve duruşma zabıtlarına ihtiyacımız vardır” diyerek süre talep etti.

Mahkeme heyeti 13 Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere yazarak, dava dosyaları, iddianame, soruşturma zabıtları ve Adalet Bakanlığı’ndan izin istenilmesine ve sonuçlarına dair evrakın UYAP üzerinden mahkemeye gönderilmesinin istenmesine karar verdi. Süre talebini de kabul eden mahkeme, bir sonraki celseyi 8 Şubat 2018'e erteledi.

9. duruşma

İstanbul Üniversitesi’nden İlkay Yılmaz’ın avukatı Benan Molu da, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosya ile fiili ve hukuki irtibatı olduğunu belirterek birleştirme ve derhal beraat talep etti.

Molu, müvekkili Yılmaz’ın Aralık 2018’e kadar yurtdışında bir proje kapsamında çalışacağını söyleyerek süre talep etti. Mahkeme bu aşamada talepleri reddederek, Yılmaz’ın hazır edilmesi için süre talebini kabul etti. Bir sonraki duruşma 31 Ocak 2018'de.

10. ve 11. duruşma

İstanbul Üniversitesi’nden Haydar Durak ve Fatma Nihan Aksakallı’nın avukatı Meriç Eyüboğlu, usulü itirazlarını dile getirerek söze başladı.

Derhal beraat talebinde bulunan Eyüboğlu bu talebin, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkını güvenceye almak için getirildiğini söyledi.

Avukat Zeynep Özçelik, de davanın 13. ACM'deki dosya ile birleşmesini talep etti.  Mahkeme, birleştirme ve derhal beraat talebinin bu aşamada reddine karar verdi. Bir sonraki duruşma 8 Şubat 2018'de. 

Ne olmuştu?

1128 akademisyen, 10 Ocak 2016'da "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" adına "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlıklı bildiriyi yayınladı. Toplam imza sayısı 2212'ye ulaştı.

Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy ve Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı Barış İçin Akademisyenler/İstanbul grubu adına "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisi kapsamında yaşananları basın toplantısıyla paylaştı. (10 Mart 2016) Camcı dışındaki üç akademisyen 15 Mart 2016’da; tutuklama kararı çıktığında yurtdışında olan Camcı ise Türkiye’ye döndüğünde 31 Mart 2016’da “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandı. Dört akademisyen 22 Nisan 2016'daki ilk duruşmada serbest bırakıldı. İlk duruşmada savcı suçlamayı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinde belirlenen "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" şeklinde değiştirmesiyle yargılama izni için Adalet Bakanlığı'na başvuruldu.

Ekim 2017'de en az 148 imzacı akademisyen hakkında da iddianame hazırlandı. Savcı İsmet Bozkurt'un hazırladığı iddianamede imzacı akademisyenler 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 7/2 maddesinde yer alan "Terör örgütü propagandası" ile suçlandı. İlk duruşmalar 5 Aralık 2017'de görüldü.

(BK)


İstanbul - BİA Haber Merkezi

07 Aralık 2017, Perşembe