İstanbul Film Festivali 'Hayır'la Başladı

36. İstanbul Film Festivali dünkü törenle başladı. Barış Pirhasan ödülünü cezaevindeki sanatçı ve gazetecilere adarken, Macit Koper "Hayırlı geceler" diledi. Ian McKellen "pazar günü başlarınızı dik tutmanızı tavsiye ediyorum" dedi.

Haberin Kürtçesi için tıklayın

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 36. İstanbul Film Festivali dün TİM Maslak Show Center'da düzenlenen törenle başladı.

Sanatçı Kalben’in performansıyla başlayan törende Sinema Onur Ödülü’nün sahipleri Barış Pirhasan, Çetin Tunca, Selma Güneri, Macit Koper ve Ian McKellen oldu.

Sinema Emek Ödülü’nün sahibi Mithat Alam oldu. Mithat Alam'a da ödülü, hayatını kaybetmeden kısa süre önce sunuldu.

Törende, 2016'dan bugüne vefat eden ve aralarında Vedat Türkali, Tarık Akan, Pınar Odabaş Aktuğ, Giovanni Scognamillo ve Halit Akçatepe gibi isimlerin de bulunduğu yerli ve yabancı oyuncu ve yönetmenleri anmak üzere bir video gösterildi.

Törenin ardından Tassos Boulmetis'in yönettiği Lodos / Notias filmi gösterildi.

McKellen: Pazar günü başınızı dik tutun

Richard III’ten Yüzüklerin Efendisi’ne birçok filmdeki rolleriyle tanınan, sinemanın yanı sıra Shakespeare yorumlarıyla tiyatro alanında da dünyanın en sevilen aktörlerinden,  6 kez Laurence Olivier tiyatro ödülünü almış, Bafta ve Oscar adaylıkları, Altın Küre ve Tony ödülleri de olan, dünyaca ünlü oyuncu Sir Ian McKellen törende şöyle konuştu:

"İngiltere'de doğdum. Kendime Britanyalı diyorum. Sanırım Avrupalıyım ancak enternasyonalistim. Sinema bizi hiçbir zaman kendi başımıza gidemeyeceğimiz yerlere götürür. Başka hiçbir şekilde tanışamayacağımız insanlarla tanıştırır. Deneyimlerimizi birbirimizle paylaşmamızı sağlayan sinema, hepimizi enternasyonalist yapar. Ülkenizin tarihi ve geçmişi dünyanın geri kalanı için önemli. Festival boyunca ve özellikle de pazar günü başlarınızı dik tutmanızı tavsiye ediyorum."

McKellen’a ödülünü İstanbul Film Festivali direktörü Kerem Ayan takdim etti.

McKellen'ın "açık bir gey olarak" ifadesi çevrilmedi

McKellen törende yaptığı konuşmada “Açık bir eşcinsel olarak" (as an open gay man) ifadesini kullandı. Ancak çevirmen Mckellen’ın bu ifadesini çevirmedi.

Şair-yazar Murathan Mungan da sosyal medya hesabından yaşananları şöyle aktardı:

“İstanbul Film Festivali'nin açılış gecesinde büyük bir ayıp yaşandı. Büyük bir aktör olduğu kadar gey hakları savunucusu bir aktivist olan Ian McKellen Türkiye'deki yasaklara değinirken cümlesine ‘Ben aynı zamanda bir gey olarak’ diye başladı ama simultane çevirmen McKellen'ın konuşmasını çevirirken bu cümlesini atladı, sansürledi. İstanbul Film Festivali organizasyonuna bile bu tür tırnak içi ahlak bekçilerinin sızmış olması, korkunun, baskının, kaygının ya da homofobinin içselleştirilmesi açısından kaygı verici."

İKSV'den açıklama

İKSV’den yapılan açıklamada “Çevirideki bu aksaklığın konuşma sırasında sahne üzerine ses ulaşmaması nedeniyle yaşandığını, kasıtlı olmadığını belirtmek isteriz” denildi.

Pirhasan: Ödülü cezaevindeki gazeteci ve sanatçılar için alıyorum

Ödülünü Nurgül Yeşilçay’dan alan Barış Pirhasan “Onurlu olmak bugün her zamankinden zor galiba. Ben bu ödülü şu anda cezaevlerinde kalan gazeteci, ve sanatçı bütün dostlarıma, yoldaşlarıma alıyorum” diye konuştu.

Koper: Herkese hayırlı geceler

Ödülünü Hale Soygazi’den alan Macit Koper “"Bu ülkede, İstanbulumuzda yıllarca özgür bir sanat ortamı yaratan, sevgili Onat Kutlar'ın deyişiyle, değişimi yinelercesine sinemanın bir şenlik olduğunu kanıtlayan ve bana bu ödülü layık gören İKSV'ye çok teşekkür ederim. Bu şenlik umudunun devam edebilmesi için herkese hayırlı geceler, hayırlı günler diliyorum” dedi.

Güneri: O olmasaydı olmazdık

Ödülünü Ediz Hun’dan alan Selma Güneri de "Bu güzellikleri, siz sinemaseverlerle birlikte yarattık. Sizler desteklediniz, alkışladınız. Biz de sizler için gerçekten çok çalıştık. Sizin sayesinde buradayız bu akşam. Sizlerle ağladık. Hep beraber güldük. Yılların sevgisini, saygısını, teşekkürünü ve minnetini sunmak istiyorum size. O olmasaydı bizler bugün burada olmazdık ve sanat olmazdı. Mustafa Kemal Atatürk için” diye konuştu.

59 film yarışacak

5-15 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalde 61 ülkeden 207 yönetmenin 186 uzun metrajlı ve 17 kısa filmi gösterilecek.

36. İstanbul Film Festivali'nde Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışma, FACE Sinemada İnsan Hakları, Seyfi Teoman En İyi İlk Film, Ulusal Belgesel ve Ulusal Kısa Film Yarışması olmak üzere 6 farklı kategoride tam 59 film yarışacak. Bu yıl Altın Lale Uluslararası Yarışma jürisinin başkanlığını yönetmen Reha Erdem, Altın Lale Ulusal Yarışma jürisinin başkanlığını ise yönetmenler Durul Taylan ve Yağmur Taylan üstlenecek.

Macit Koper hakkında

1944 İstanbul doğumlu. Tiyatroya lise yıllarında Beşiktaş Halkevinde başladı. 1964’te Muhsin Ertuğrul, Beklan Algan ve Ayla Algan’ın kurduğu ilk özel konservatuvar  “Language & Culture Center” (LCC) Tiyatro Okulu'nda eğitim gördü. 1969’da girdiği Dostlar Tiyatrosu'nda oyuncu, dramaturg ve yönetmen olarak çalıştı. 1979’da Dostlar Tiyatrosu ekonomik nedenlerle kapanıncaya kadar çalıştı.

1979/1980 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatroları'na girdi. Yabancı işçilere yönelik bir oyun tasarlamak üzere Berlin'e gitti; “Giden, Tez Geri Dönmez” adlı oyunu yazıp yönetti. 1980'de 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu gereğince görevine son verildi.

Aralıklarla Dostlar Tiyatrosu’nda oyuncu, yönetmen, yazar olarak çalışmayı sürdürdü. 1981-1982 sezonunda Yaşar Kemal’in Ağrı Dağı Efsanesi romanını tiyatroya uyarladı ve sahneledi.

Tiyatroculuğunun yanı sıra sinemada oyuncu ve senarist olarak çalıştı. Senaristliğe 1983’te “Seni Seviyorum” adlı film ile Atıf Yılmaz'ın teşvikiyle başladı. 1987'de yazdığı Rumuz Goncagül'den itibaren ağırlıklı olarak yönetmen İrfan Tözüm ve Ömer Kavur'la çalıştı. Oyuncu olarak “Aaahh Belinda”, “Melodram” gibi filmlerde başrol oynadı. Asıl ününü “Anayurt Oteli” filminde Zebercet rolüyle tanındı. 1989'da mahkeme kararı ile Şehir Tiyatroları'ndaki görevine döndü. Tiyatro ve sinema oyunculuğu, senaristlik ve tiyatro yönetmenliği alanlarında ulusal ve uluslararası birçok ödül kazandı. Son olarak “Muhteşem Yüzyıl” televizyon dizisinde Lala Mustafa Paşa'yı; “Poyraz Karayel” adlı dizide ise Adil Topal ‘ı canlandırdı.

Eşi Hülya Koper senarist; oğlu Gün Koper ise oyuncudur.

Barış Pirhasan hakkında

1951 İstanbul doğumlu. Vedat Türkali’nin oğlu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu olan Pirhasan, senarist ve yazar olarak tanınıyor. İlk senaryo çalışması Spielberg’in “E.T.” fliminin Türkiye uyarlaması olan 1983 yapımı “Badi” idi.

1985 ve 1990 yılları arasında, Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı “Adı Vasfiye”, “Aaahh Belinda”, “Değirmen”, “Asiye Nasıl Kurtulur”, “Kadının Adı Yok” ve “Bekle Dedim Gölgeye” adlı altı filmin senaryosunu yazdı. 1989 yılında ilk yönetmenlik deneyimi olan “Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal” filminin senaristliğini ve yapımcılığını üstlendi.

Ekim 1985'te yayımlanan “Tarih Kötüdür” ve Ağustos 1995'te yayımlanan “Babam Benden Hiçbir Şey Anlamıyor” adlı iki şiir kitabı var. "Hoşça Kal" adlı şiiri Kazım Koyuncu tarafından bestelendi.

Ian McKellen hakkında

1939 doğumlu Britanyalı oyuncu. Tam adı Murray Ian McKellen.

Altı kez Laurence Oliver Ödülleri, birer kez Tony Ödülleri, Altın Küre Ödülleri, SAG Ödülleri, BIF Ödülleri, iki kez Satürn Ödülleri, dört kez Drama Desk Ödülleri ve iki kez Eleştirmenlerin Seçimi Film Ödülleri sahibi olan McKellen’a 1990 yılında “Sir” unvanı verildi.  

McKellen aslen Shakespeare oyuncusu. Ancak modern tiyatroda da rol alıyor hatta sinema oyunculuğunda popüler bilimkurgu ve fantastikkurgu filmlerinde de rol alıyor. “Yüzüklerin Efendisi” serisinin Gandalf’ı ve X-Men film serilerindeki “Magneto”su olarak tanınıyor. 1988 yılında eşcinsel olduğunu açıklamış ve LGBT mücadelesinin öncülerinden oldu. Stonewall üyesidir.

(ÇT)


İstanbul - BİA Haber Merkezi

05 Nisan 2017, Çarşamba