Boston College'da 19. yüzyıl Amerikası uzmanı tarih profesörü Heather Cox Richardson 2019'dan bu yana, ABD'deki güncel siyasal olayları tarihsel bağlamda değerlendirdiği "Letters from an American" (Bir Amerikalı'nın mektupları) başlıklı günlükleriyle çok geniş bir okur kitlesinin Amerikan siyasetinin labirentlerinde olup bitenleri, görünenin gerisindeki temel nedenleri kavramasına yardımcı oluyor. Richardson'ın Trump'ın gümrük tarifeleri siyasetinin ABD iç siyaseti ve dünya düzeni kapsamında hangi anlama geldiğini çözümlediği 3 Nisan tarihli günlüğünü paylaşıyoruz.
* * *
Trump dün gece dünya genelindeki ülkelere yüksek gümrük vergileri uygulayacağını duyurdu. Bu açıklama borsa kapandıktan sonra geldi ancak vadeli işlemler hızla düşüşe geçti. Yurtdışında da küresel piyasalar sert şekilde sarsıldı. Bugün borsa açılmadan önce Trump sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı:
"OPERASYON BİTTİ! HASTA HAYATTA VE İYİLEŞİYOR. TAHMİN: HASTA HER ZAMANKİNDEN ÇOK DAHA GÜÇLÜ, BÜYÜK, İYİ VE DİRENÇLİ OLACAK. AMERİKA'YI YENİDEN BÜYÜK YAP[ALIM˜]!!!"
İronik bir şekilde, bu sabah borsayı açan kişi Trump’ın eski avukatı Rudy Giuliani'ydi. Giuliani, Trump’la yakından ilişkili sağcı medya kanalı Newsmax’i temsil ediyor. Piyasa açılır açılmaz hisse senetleri hızla düşüşe geçti. Günün sonunda, Dow Jones Endeksi 1.679 puan, yani yaklaşık yüzde 4 düşerek 2020’deki pandemi başlangıcından bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. S&P 500 endeksi 274 puan (yüzde 4.8), Nasdaq bileşeni ise 1.050 puan (yüzde 6’ya yakın) değer kaybetti. Bu düşüşlerle yaklaşık 2 trilyon dolarlık piyasa değeri silindi.
Trump bu vergileri, ABD’nin bir ulusal acil durumdan geçtiğini söyleyerek gerekçelendirdiyse de öğleden sonra Florida’daki özel tatil tesisi Doral’da, sezonun ilk yerli LIV Golf turnuvasına katılmak üzere Beyaz Saray’dan ayrıldı. LIV Golf, Suudi Arabistan’ın devlet varlık fonu tarafından finanse ediliyor.
Tarifeleri yapay zekaya hazırlatmışlar!
Trump’ın vergileri bir ekonomik politika değil. Gümrük vergileri genelde ülkelere değil, ürünlere uygulanır. Ülkelere uygulandığında, Beyaz Saray bu vergi oranlarını mantıksız ve yapay bir formülle hesaplayabiliyor. Bu formülün yapay zekaya sorularak oluşturulduğu öne sürüldü. Dün gece bu iddiayı duyunca gülünç bulmuştum ama bugün ekonomist Paul Krugman bu olasılığı ciddi biçimde değerlendirdi. CNBC’den Steve Liesman şöyle dedi:
"Bu formülü daha önce kimse duymadı, hiç kimse böyle bir formül kullanmadı. Üzgünüm ama görünen o ki, başkan bu işi uydurarak götürüyor."
Eski Hazine Bakanı Lawrence Summers bugün şu yorumu yaptı:
"[Trump] yönetiminin karşılıklı vergileri hesaplamak için gümrük verisi kullanmadığı artık açık. Bu, ekonomide yaratılışçılığın biyolojiyle, astrolojinin astronomiyle, RFK düşüncesinin aşı bilimiyle eşdeğer kılınması gibi. Trump’ın gümrük politikası, korumacı ekonomik inançlara sahip olsanız bile mantıklı değil."
The American Prospect editörü David Dayen, bu vergilerin arkasında herhangi bir düşünülmüş politika olmadığını, Trump’ın istediği yerli üretimin mümkün olup olmadığının bile değerlendirilmediğini vurguluyor. Ticaret Bakanı Howard Lutnick CBS’e, “Bugünden itibaren istihdamda sıçrama göreceksiniz” dese de, otomobil üreticisi Stellantis ve beyaz eşya üreticisi Whirlpool, vergiler yüzünden işten çıkarmalar yapacaklarını açıkladı.
Talking Points Memo’dan Josh Marshall, ABD'de yeni bir üretim tesisinin kurulmasının en az 3–5 yıl alacağını söylüyor. Politico’dan Victoria Guida ise şirket yöneticilerinin, maliyet öngörüsü olmadan yatırım yapamayacaklarını, Trump’ın ise bunu imkânsız hale getirdiğini aktarıyor.
Mafya babasından farksız
Dayen’e göre bu vergiler, aslında dünyaya uygulanan yaptırımlar. Dayen, Trump’ın davranışlarının “ana caddede dükkan dükkan dolaşıp koruma parası isteyen mafya babasından farkı yok” olduğunu söylüyor. Hazine Bakanı Scott Bessent, geçen yıl ABD ekonomisinin gücünü kullanarak diğer ülkelere baskı yapılmasını savunmuştu.
Bu mafya benzetmesini sürdüren Dayen, “koruma parası”nın göçü durdurmak, daha fazla Amerikan tarım ürünü veya silah almak, Çin sanayisini baskılayıp tüketimi artırmak, uzun vadeli ABD tahvilleri satın almak ya da İran’a karşı savaş stratejisine destek vermek gibi her türlü şekilde talep edilebileceğini söylüyor.
Trump’ın oğlu Eric ise bu vergilerin bir şantaj aracı olduğunu adeta doğruladı:
“Trump ile ticaret anlaşması yapmaya en son kalan ülke olmak istemezsiniz. İlk gelen kazanır, son gelen kesin kaybeder. Bu filmi hayatım boyunca izledim.”
Dış politika yazarı David Rothkopf daha da sertti:
“Bunlar vergi değil. Bunlar neredeyse tüm dünya liderlerinin yatağında bulunan bir at kafası.”
Fon yöneticisi Bill Ackman ise bir ülke hükümeti müzakere etmeyi reddederse, o ülkenin büyük şirketlerinin Trump’la doğrudan görüşüp, Trump’ın istediği yatırım karşılığında gümrük muafiyeti almasını önerdi.
"80 yıldır süren ABD entegrasyonu artık sona erdi"
Trump, son 80 yıldır süregelen küresel ticaret işbirliğini yıkıp, gücü kendi elinde topluyor. Kongre, 1934’te Smoot-Hawley tarifesinin yol açtığı Büyük Buhran sonrası, gümrük duvarlarını indirmek için Karşılıklı Gümrük Tarifeleri Yasası’nı çıkararak başkana bu konuda yetki vermişti. O dönemden bu yana, küresel ticaret artmış, uluslararası işbirliği ve refah sağlanmıştı.
Kanada Başbakanı Mark Carney bugün şöyle dedi:
“Küresel ekonomi artık dünküyle aynı değil. ABD’ye dayalı küresel ticaret sistemi sona erdi. ABD ile sürekli artan entegrasyonumuz sona erdi. ABD’nin küresel ekonomik liderliği benimsediği, güven ve saygıya dayalı ittifaklar kurduğu, açık mal ve hizmet alışverişini savunduğu 80 yıllık dönem sona erdi. Bu bir trajedi, ama aynı zamanda yeni gerçeklik.”
II. Dünya Savaşı sonrası düzen ortadan kalkıyor
Küresel serbest ticaret sisteminin sona erdirilmesi, II. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası kurallara dayalı düzenin ortadan kaldırılmasıyla da örtüşüyor. O korkunç savaştan sonra, ülkeler egemenliklerini korumak ve savaşmadan anlaşmazlıkları çözmek için BM, NATO gibi kurumları kurmuştu.
Trump’ın diğer ülkelere, hatta NATO üyesi Danimarka’ya bağlı Grönland gibi müttefiklere karşı tehditleri, bu prensiplere açık bir reddiye. Bu da Trump yönetiminin Putin’in Rusya’sına verdiği desteği daha görünür hale getiriyor. Rusya 2014 ve 2022’de Ukrayna’yı işgal etmiş, toprak gaspını meşrulaştırmaya çalışmıştı. Trump yönetimi ise bu savaşta Ukrayna yerine Rusya’nın yanında yer alıyor ve II. Dünya Savaşı sonrası istikrar sağlayan sistemleri reddediyor.
Putin şu anda NATO ülkelerini tehdit ediyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte geçenlerde şöyle dedi:
“Savaşta değiliz ama barışta da değiliz.”
Trump yönetimi sadece küresel sistemi, değil içeride demokrasiyi de çökertiyor
Bazı muhafazakârlar, Çin’e karşı koymak için gümrük duvarlarını ve müttefiklerin kendi savunmalarını üstlenmelerini savunuyor. Ancak bu yaklaşım, Rusya ve Çin’in küresel tasarımlarına da hizmet ediyor. Otoriterlik uzmanı Timothy Snyder’a göre, ABD ve müttefiklerini zayıflatmak, Rusya’nın göreli gücünü artırarak çok kutuplu bir dünya kurmasını kolaylaştırıyor.
Trump yönetimi sadece küresel sistemi değil, içeride de II. Dünya Savaşı sonrası demokrasiyi çökertiyor. Connecticut senatörü Chris Murphy, Trump’ın gümrük vergilerini “demokrasiyi yıkma aracı” olarak nitelendirdi. Murphy, Trump’ın önde gelen hukuk firmalarına karşı başlattığı yürütme kararları ve üniversitelere yönelik ideolojik baskılarını örnek gösterdi.
USA Today’den Sarah D. Wire, bu hafta başında Müzeler ve Kütüphaneler Enstitüsü’nün fiilen kapandığını, son iki günde de tüm ülke genelindeki kütüphanelere verilen geçen yılki hibelerin iptal edildiğini bildirdi. Bugün federal sanat ve beşeri bilimler hibeleri de kesildi. Müze, arşiv, tarihi alan ve eğitim projeleri gibi programlar artık finanse edilmeyecek. Okullarda yürütülen popüler bir tarih programı olan Ulusal Tarih Günü’nün bu yılki fonları da iptal edildi.
Salı günü, CDC’de (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi) işten çıkarmalar ve program kesintileri açıklandı—kızamık yayılırken ve Louisiana’da iki bebek boğmaca nedeniyle ölmüşken. Bugün ise, FEMA (Federal Acil Durum Yönetimi Ajansı) işe alımları durdurdu. Oysa bugün sadece Orta Batı ve Güney’deki fırtına ve sellerde en az yedi kişi hayatını kaybetti.
Plan mevcut kurumları yıkıp yeni bir sistem kurmak
Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in 2021’de verdiği bir röportajda söylediği gibi, plan, mevcut hükümet, iş dünyası, eğitim, kültür ve bilim kurumlarını yıkıp, yerine yeni bir sistem kurmak. Ancak bu yeni sistemin teokrasi mi yoksa teknokrasi mi olacağı konusunda MAGA'nın Project 2025 kanadı ile teknokratlar arasında görüş ayrılığı var. Her halükârda, bu sistem, yetkinin ve paranın çok az kişinin elinde toplandığı otoriter bir yönetim olacak.
Bu dönüşümün nasıl olabileceğini Maine örneği gösteriyor. Maine Valisi Janet Mills, eyaletin hem federal hem eyalet yasalarına uyacağını söylediğinde, Sosyal Güvenlik Kurumu başkanı Leland Dudek, eyalet hastanelerinin yeni doğanlar için SSN başvurusu yapmasına ve cenazelerde ölüm bildirimine ilişkin tüm sözleşmeleri iptal etti. Bu değişikliğin kimlik hırsızlığına ve savurgan harcamaya yol açacağı söylenmesine rağmen, Dudek Mills’i cezalandırmak adına uygulamayı sürdürdü.
Tepkiler üzerine geri adım atılsa da, dün Tarım Bakanı Brooke Rollins, Maine’deki eğitim programlarına verilen federal fonları dondurduklarını duyurdu. Rollins, Trump yönetiminin “solcu sosyal gündeme karşı” duracağını söyledi.
Halk desteği yok
Ancak Cumhuriyetçiler için sorun şu ki, Rollins’in kullandığı türden kışkırtıcı dil onlarca yıldır parti retoriğinde olsa da, MAGA gündemi halk arasında pek destek görmüyor. Project 2025’i bilen seçmenlerin sadece yüzde 4’ü uygulanmasını istiyor. Devlet verimliliğini sağlamakla görevli Elon Musk’ın bu gündemi desteklemesi ise öyle itici karşılanıyor ki, Wisconsin’deki seçimde desteklediği adayın şansı azalmış görünüyor.
Cumhuriyetçi Parti şimdi, Trump’ın tarihteki en büyük barış zamanı vergi artışını gerçekleştirdiğini kabul etmek zorunda. Diğer ülkeler ABD’ye misilleme vergileri uygulamaya başladı ve kendi aralarında ABD’yi dışlayan ticaret anlaşmaları yapıyorlar. Bunlar sadece soya fasulyesi değil, silahlar gibi stratejik ürünleri de kapsıyor. ABD yönetimi bu gelişmelere itiraz ediyor.
Kongre, Trump’ı durdurabilir. Anayasa gereği, gümrük tarifeleri Kongre’nin yetki alanında. Ama eğer durdurmazlarsa ve ekonomi Trump’ın vaat ettiği gibi toparlanmazsa, seçmen hem Trump’a hem de ona göz yumanlara hesap soracaktır.
Şimdilik, Cumhuriyetçi liderler Trump’ın bu şantaj taktiğinin işe yarayacağını ve vergilerin kısa ömürlü olacağını umuyor. Ama bu stratejiye duydukları heyecan pek görünür değil.
Bugün Bill Ackman, bu stratejiyi şöyle savundu:
“Bazen bir müzakereyi kazanmanın en iyi yolu, karşı tarafa deli olduğunu düşündürmektir.”
(AEK)