
14 Ekim Salı, Son güncelleme 01.03
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
İlgili Dış Bağlantılar
Haberler
Gündemdekiler
Adı zamanında "Korsan Müsteşar"a çıkan Bursa Valisi Şehabettin Harput, çocuklarının hakkını arayan aileleri fırçalamış "Devletten hesap mı soruyorsunuz" diye. Soruyoruz, evet! Halka hesap sorma hakkı tanımayan padişahlığı çoktan yıktık!
BİA Haber Merkezi - İstanbul
4 Ocak 2008, Cuma
Haber Doğan Haber Ajansı'ndan: Bursa Valisi Şehabettin Harput, "İznik gölünde balık avlarken 51 gün önce kaybolan Nevzat Can ve Aydın Çil'in aileleri"ni azarlamış: "Siz devlete hesap mı soruyorsunuz? Kimsenin devletten hesap sorma hakkı yoktur," diye!
Sebep? Aileler, arama çalışmalarına çocuklarının kaybolmasından 4 gün sonra başlandığını belirtmiş, "Aramaya geç başladılar, erken bıraktılar" diye yakınmışlar.
Valiyi çileden çıkarmak için bu kadarı yetiyor! Çocuklarının kaybından elemli, geriye bakarak "onların hayatlarını kaybetmemeleri için herşey yapıldı" mı diye durmaksızın muhasebe yapan, ölümlerini hemen kader diye kabullenemeyecek kadar sorgulayıcı yurttaşlar onun ayranını kabartabiliyor: "Siz devlete hesap mı soruyorsunuz?"
Doğrusu mevcut devletin kendisini yurttaşların üzerinde gören bir ruhla tasarlandığını bilmiyor değiliz ama onun bile lafzında devlet-yurttaş ilişkileri, bu valinin ağzından çıkandan çok başka türlü dile geliyor:
Anayasanın 5. Maddesi, devletin görevleri arasında, "... kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışma"yı da sayıyor.
Anayasanın 125. Maddesi'ne göre de "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır."
Demek ki, yürürlükteki mevzuata göre bile ailelerin Valiye "'huzur ve mutluluğumuzu sağlamak', çocuklarımızın 'maddi varlığını geliştirmek' için ne yaptın" diye sormaya hakları var. Bu sorulara cevap vermek ise "Bilgi Edinme Hakkı Kanunu" gereğince Valinin görevi! Valinin cevabıyla tatmin olmayan aileler üstelik ondan mahkeme önünde de hesap sorma hakkına sahipler. Bu onların yurttaş olarak doğdukları an edindikleri bir hak! Bu haklarını kullanmaktan kaçınsalar, köleliği kabullenmiş olurlardı. Valinin "hesap sorulamayan devlet"i ise ancak kendi hayalhanesinde, aklının gerisindeki "Devleti Ali-i Osmani"yi ihya etme düşlerinde var... Henüz!
Haber, "fırçalanan" yurttaşların Vali Şehabettin Harput'a nasıl bir karşılık verdiğini yazmıyor. Umarım, sadece çocuklarının yaşamının değil, kendilerine yönelik aşağılamanın da hesabını soracak zamanları, imkanları ve sabırları olmuştur, olacaktır!
Gene de ne olur ne olmaz diye buradan ben de sormuş olayım:
- Bay Şehabettin Harput, vali oldunuz diye yurttaşın sorularına hakaretle cevap verme hakkını kendinizde nereden buluyorsunuz?
- O yurttaşların yakınmalarının, varsa, yasal gereğini yerine getirdiniz mi, getirmediniz mi?
- Şimdi sizden hesap sordum, bana ne yapmak gelir elinizden? (EK)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |