8 Ocak Perşembe, Son güncelleme 22.34

Anahtar Sözcükler

SABAH Çocuk Haklarını Çabuk Unuttu

Sabah gazetesi, Genel Yayın Yönetmeni Altaylının çocuk haklarını öne alma kararını unutuverdi; 16 yaşındaki bir çocuğun kimliğini açıklayıp hükmü verdi: Melek yüzlü anne katili. Oysa destekledikleri UNICEFin el kitabına bakmak aydınlatıcı olabilirdi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

2 Ağustos 2006, Çarşamba

Sabah gazetesinin çiçeği burnunda Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, 4 Mart'ta köşesini çocuklara ayırmıştı.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye'nin önce çocuklar kampanyasından bahseden Altaylı, gazete olarak bu kampanyaya "destek verme kararında olduklarını" yazmıştı.

Anlaşılan o ki, Altaylı ve çalışma arkadaşlarının kararlarından dönmeleri çok uzun sürmüyor: Bugünkü Sabah gazetesi annesini öldürdüğü iddia edilen bir çocuğun öyküsünü tüm etik kuralları ve yasal düzenlemeleri çiğneyerek manşetine taşıdı.

İçerde öyle manşette böyle

Enis Yıldırım'ın Ankara'dan bildirdiği haber tamamen Emniyet'in verdiği bilgilere dayanıyor.

Buna göre, 16 yaşındaki F.Ü.'nün üç yıl önce sevgilisiyle birlikte annesini öldürdüğü ve tesadüf üzerine gözaltına alındığında suçunu itiraf ettiği iddia ediliyor.

Sabah gazetesinin bu haberi manşetine çıkararak ne murat ettiği bilinmez ama sonuç ortada: Zaten travma altında olduğu tahmin edilebilecek çocuğa bir tekme de medya vuruyor.

İçeride çocuğun fotoğrafı tanınmasın diye bulanıklaştırılmış ama birinci sayfadan açıkça yayınlanmış zaten; "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" diye düşünürken atılan manşeti görünce her şey aydınlanıyor: "Melek yüzlü anne katili".

Bu manşeti atınca "anne katili" olan o "melek yüz"ü de göstermek icap eder tabii.

Yoksa haberin etkisi azalır; gazete de, sanık çocuğun kimliğini şüpheye yer bırakmadan açıklayarak yeniden topluma kazandırılma şansını azaltma ve kamu vicdanını sızlatma görevini layıkıyla yerine getirememiş olur.

Etik ve yasal sorumluluklar

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) 1999'da benimsediği Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi' nin "Gazetecinin doğru davranış kuralları" başlıklı bölümünde, açıkça, "Çocuklarla ilgili suçlarda ve cinsel saldırılarda, sanık, tanık ya da mağdur (maktul) olsun, 18 yaşından küçüklerin açık isimleri ve fotoğrafları yayınlanmamalıdır deniliyor.

Çocuğun kişiliğini ve davranışlarını etkileyebilecek durumlarda gazeteci bir aile büyüğünün veya çocuktan sorumlu bir başkasının izni olmaksızın çocukla röportaj yapmamalı veya görüntüsünü almaya çalışmamalıdır" deniliyor.

5187 sayılı Basın Kanunu'nun 21. maddesinde de "18 yaşından küçük olan suç faili ya da mağdurlarının kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar için" ağır para cezası öngörülüyor.

Gazeteciler de ara sıra depoyu doldurmalı

Fatih Altaylı birkaç ay önce köşesini ayırdığında, UNICEF araştırmasına atıfta bulunarak "çocukların medyadan ne istediklerini" de aktarmıştı okurlarına.

Çocuklar medyadan, diğerlerinin yanı sıra "Yaşam hikayelerinin abartılmamasını, kendilerinin damgalanmamasını ya da acıklı betimlemelerle sunulmamasını" da istiyorlardı.

Belli ki çocuklar bilmem kaç silindirli Ferrari motoru kadar bile ses çıkaramadığı için bu istekler muhataplarının kulağında pek uzun süre çınlamıyor.

Bu gibi durumlarda, TGC ve Basın Yasasını yeterince açık bulmayanlar için UNICEF'in gazeteciler için hazırladığı el kitabı hafızayı tazelemeye yardımcı olabilir.

Yani nasıl denilir, Ferrari'yi servise götürmek gibi... Yoksa gün geliyor, frenler tutmuyor; arabayı ağaca toslamak kaçınılmaz oluyor.(EÜ/EÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.