2 Aralık Salı, Son güncelleme 21.32

Başbakan Kendini Tutamadı; IPI ve WAPC'a da Sataştı

Aydın Doğan'dan sonra Doğan Medya Grubu'na sahip çıkan uluslararası basın meslek örgütleri de Başbakan Erdoğan'ın hedefi oldu. Ardından IPI ve Dünya Basın Konseyleri Birliği etkin mi, değil mi tartışması başladı.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

15 Eylül 2008, Pazartesi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Doğan Grubu başkanı Aydın Doğan'a yönelik suçlamalarının ikinci haftasında  kendisini eleştiren Uluslararası Basın Enstitüsü'nü (IPI) de hedef aldı.

"Bugün de üyesi oldukları uluslararası bir basın kuruluşu, ültimatom çekmiş bana. Kimsin sen ültimatom çekiyorsun. Ne ültimatomu? Kendi oluşturmuş oldukları, kimsenin benim ülkemde kabul dahi etmedikleri bir uluslararası basın konseyi. Kibarlığımız sebebi ile daha önce burada yaptıkları toplantılara biz de katılmıştık. Sonra baktık ki bu bir şirkete çalışıyor, sadece işte Doğan Grubu ile alakası var. Baktık ki başka hiçbir basın organı gelmiyor, ondan sonra da gitmedik."

Doğan Medya Grubu'na yönelik tehditleri kınayan IPI Başkanı David Dadge, Erdoğan'ın gruba yönelik ültimatomunu geri çekmesi ve medyaya baskı uygulama girişimlerini sona erdirmesi çağrısında bulunmuştu.

Ekşi: Bu konuları bilmediğinizi de bilmiyorsunuz

Bu sözlere Başbakanın hedef aldığı diğer bir uluslararası meslek örgütü olan Dünya Basın Konseyleri Birliği'nin (WAPC) Başkanı Oktay Ekşi, Erdoğan'ı eleştirdi.

IPI'ın, 120 çeşitli ülkenin ve 2 bin kadar deneyimli gazetecisinin üye olduğu son derece saygın bir meslek kuruluşu olduğunu yazan Ekşi, bu kuruluşun tıpkı Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Dünya Gazete Sahipleri Birliği (AMJ), World Freedom Forum (WEF), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve WAPC örgütleri gibi dünyanın neresinde basına ve basın mensuplarının özgürlüklerine dönük bir tehdit söz konusuysa derhal o konuyla ilgilendiklerini belirtti.

Ekşi, konuya el atan bu kuruluşların, ortada ciddi bir tehdit veya tehlike varsa, hem ilgili ülkenin cumhurbaşkanına veya başbakanına mektup yazma yoluna gittiklerini hem de seslerini dünyaya duyurduklarını kaydetti: "IPI, kurulduğu günden beri, Türk basınının özgürlük mücadelesinde her zaman yanımızda yer almış ve bu ülkede demokrasinin yerleşmesine büyük katkıda bulunmuş bir kuruluştur..."

Baydar: IPI ve WAPC'nin etkisi sıfır

Eşki'nin bu açıklamasını "yanıltma" olarak değerlendiren Sabah gazetesi okur temsilcisi Yavuz Baydar, IPI'ın "dünyada bir hükmünün bulunmadığı ve etkisinin de sıfır olduğunu" ileri sürdü.

Ekşi'in örgüt için yer verdiği sözlerine itiraz eden Baydar, "Bunun gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. IPI, etkisini Soğuk Savaş'la bitirmiş, ahı gitmiş vahı kalmış bir kuruluştur. Dünyada bir hükmü yoktur. Etkisi sıfırdır. Tıpkı Dünya Basın Konseyleri gibi. Dünyada pek az gazeteci IPI'ın varlığından haberdardır. Bunun bir sebebi, IPI'ın gazetecilerin özgürlüklerine yönelik patronaj tehdidi karşısında korkudan hiçbir şey yapamamasıdır. Çünkü parasal kaynak için patronların ağzına bakmaktadırlar" dedi.

Baydar, dünyada etkili meslek kuruluşlarının Dünya Editörler Forumu (WEF), CPJ ve RSF olduğunu kaydetti.(EÖ/EÜ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.