7 Ocak Çarşamba, Son güncelleme 22.27

KESK'li Kadınlar Kreşlerini, Eşitliği ve ILO Sözleşmelerini İstiyor

KESK'li kadınlar kreş hizmeti, her alanda eşitlik, 8 Mart'ta ücretli izin, ILO sözleşmelerinin onaylanmasını istedi; "cinsel tacize hayır" dedi. KESK'ten Morsümbül "Sermayedar kadınları dinleyen Bakan Çubukçu emekçi kadınları da dinlesin" diyor.

BİA Haber Merkezi - Ankara

28 Ağustos 2008, Perşembe

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Sekreteri Songül Morsümbül "Toplu sözleşme süreçlerinde diğer konfederasyonların kadınları görmezden gelen bir yaklaşımı var. Biz kadın emekçilerin bu süreçteki taleplerini her fırsatta dile getirmek istiyoruz" diye konuşuyor.

KESK'li kadınlar, dün (27 Ağustos) Ankara'da Yüksel Caddesi'ne kadar yürüyerek hükümetten taleplerini dile getirdiler.

"Kreşlerimizi istiyoruz"

KESK'li kadınlar, AKP'nin "istihdam paketi"yle, işyerlerindeki emzirme ünitelerini ve kreşlerini kapattığını, bunun kadınları güvencesiz, düşük ücretli çalışma koşullarıyla annelik arasında tercih yapmaya zorladığını anımsattı; kamuda işten ayrılanların yüzde 76'sının doğum sonrası çocuklarına bakabilmek için bu kararı verdiğini bildirdi.

Kadınlar hükümetten en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50'den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın ücretsiz ortak bebek bakım üniteleri ve kreşler açmasını, gece çalışması olan ve vardiyalı işyerlerindeki kreşlerin 24 saat açık olacak biçimde düzenlenmesini, kreşlerin açılamadığı durumlarda geçici önlem olarak kreş ücretini karşılamasını istedi.

Çalışma yaşamının her alanda eşitlik

"Yaşamın tüm alanlarında emeğimizin görünür kılınmasını, sosyal haklarımızın değil ayrımcılığın yok edilmesini istiyoruz" diyen KESK'li kadınlar taleplerini şöyle sıraladı:

Örgütlenmeye engelleri kaldırın: Uluslararası sözleşmelerin gereğinin yerine getirilerek, toplu sözleşmeli, grevli sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki ve çalışanların ortak örgütlenmesi önündeki yasal engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.

ILO sözleşmeleri: Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) "kadın ve erkek işçiler için eşit fırsat ve davranış hakları" ve "annelik haklarının korunması" sözleşmelerinin imzalamasını ve altına imza atılan bütün ILO sözleşmelerinin gereğini yerine getirmesini talep ediyoruz.

Eşitlik: Çalışma yaşamının her alanında, terfilerde, izinlerde ve ücretlerde eşitlik istiyoruz.

Cinsel tacize hayır: İşyerinde cinsel tacize artık yeter diyoruz. Hükümetten acilen gerekli tüm yasal düzenlemeleri yapmasını ve bu konuda eğitim verilmesini talep ediyoruz.

8 Mart tatil olsun: 8 Mart'ta ücretli izinli olmak istiyoruz.

Morsümbül: Bakan Çubukçu görüşme talebimizi reddetti

Kadından ve Aileden Sorumlu Devlete Bakanı Nimet Çubukçu'nun bu hafta başında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi'ne katıldığını, burada kadınların oda ve borsa yönetimlerinde yer alması için pozitif ayrımcılık gerektiğini söylediğini anımsatan Morsümbül, Çubukçu'nun emekçi kadınların taleplerini görmezden geldiğini söylüyor.

"Yaklaşık 15 gün önce emekçi kadınların taleplerini görüşmek için randevu istedik. Ama müsait olmadığı gerekçesiyle reddetti. Ama biz taleplerimizi alanlarda sahiplenmeye devam edeceğiz."

KESK'li kadınlar dünkü açıklamalarında "Sayın Çubukçu TOBB'yi ziyaret ettiği gibi, KESK'i de ziyaret ederek kamu emekçisi kadınların taleplerini dinlemelidir. KESK Kadın sekreteri olarak tüm kadın yöneticilerimizle birlikte onunla sorunlarımızı paylaşmaya açığız" demişti. (TK/EZÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.