
3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 00.00
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
Haberler
Gündemdekiler
Tuzla'da işçiler, verilen iş güvenliği eğitiminin kazaları önlemede etkisi olmayacağını düşünüyor: "Verilen eğitimle işin arasında uçurum var", İşçi değil işveren eğitim almalı", "'Yap' dediyse, başka çare yok".
BİA Haber Merkezi - İstanbul
18 Ağustos 2008, Pazartesi
Tuzla tersanelerinde çalışan işçilere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) tarafından iş sağlığı ve güvenliği eğitimi veriliyor.
İşçiler yemek arası verdiklerinde, Tuzla'daki İbn-i Sina İlköğretim Okulu'nda aldıkları eğitim üzerine konuştuk.
İş güvenliği eğitiminde öğrendiklerinin çalışırken nasıl bir faydası olacağını düşündüğünü sorduğumuz işçi, verilen eğitimin kazaları önlemede etkili olacağına inanmadığını söyledi:
"İşçiler zaten bilinçli, asıl işveren ve tersane sahiplerinin bilinçlenmesi gerekiyor. Tersane kapasitesi 2 gemiyken 4 gemi yapmaya çalışırsa kaza kaçınılmaz. Çalışanların, işveren üzerinde caydırıcı bir yapılanma oluşturamaması sorun."
Sedef tersanesinde çalışan bir işçi, verilen eğitimin, sertifika zorunluluğu getirerek Tuzla'da hükümetin gösteriş yapmasına yarayacağını söyledi:
"Bakanlıktan gelen bir talimat. Güya kazaların üzerine gidiliyor, eğitimsizlik de sebep olarak gösteriliyor."
Derste dinledikleriyle iş koşulları arasında uçurumlar olduğunu söyleyen işçiler, gemide verilecek bir eğitimin daha faydalı olabileceğini düşünüyor:
"Madem eğitim verecekler, gemide versinler. 2 yıldır gemideyim, hâlâ görmediğim, bilmediğim yerler var."
Aldıkları eğitimden sonra güvensiz koşullarda çalışmaya itiraz edip edemeyeceklerini sorduğumuzda işçiler, hep bir ağızdan cevap verdi:
"Bunları öğrensek ve 'hadi' itiraz etsek, işten atarlar. 'Yap' dediyse, başka çare yok."
"Birkaç kez ölüm tehlikesi geçirdim, yine de itiraz edemiyorum. Atılırsam, başka iş yapamam, aç kalırım."
"İşten atılma korkumuz var, normalde yevmiye 40-50 YTL, bizden kötü durumda olan var gelecek 25 liraya çalışacak."
Yevmiyeyle çalıştıklarından sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödenmesi gereken işçiler, bir süre sonra iş kazalarını konuşmayı bırakıp, ayda üç ya da dört gün yatırılan primlerinden şikayet etmeye başladılar.
Yıldız tersanesinde çalışan bir işçi, sigorta primlerini artık çok lüks bir şey gibi gördüğünü söyleyerek bu durumda hââ işçilerin eğitimsizliğinin öne sürülmesinin anlamını bildiklerini ifade etti:
"Sendikalı olmak işten atılmak için bir sebep. Burada her gün kazalar oluyor, saklanıyor. Hâlâ 'eğitim' diyorlar. Sigortasız, ölüm tehlikesiyle karşı karşıya çalışıyoruz, hâlâ 'işten atılma korkusu' diyoruz. İşsiz çok, gelir Diyarbakır'dan, Muş'tan, Urfa'dan… Burada tam 16. yüzyılı yaşıyoruz, 18 bile değil…"(CU/EZÖ)
Fotoğraflar: Halit Bingöllü
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |