CERRAH'IN ARDINDAN

"Celalettin Cerrah Varken Kadınlar Güvende Değildi"

Mor Çatı'dan Yalçın: "Karabulut için yaptığı açıklamalar, eylemlerde polis şiddeti ve her yılbaşında başımıza gelen tacizle Cerrah kadınların evde oturmasından yana olan bir anlayışı temsil ediyordu."

İstanbul - BİA Haber Merkezi
12 Haziran 2009, Cuma

Mor Çatı'dan Zelal Yalçın, Emniyet Müdürü olarak altı yıl geçirdiği İstanbul'dan Osmaniye'ye vali olmak için ayrılan Celalettin Cerrah'ın ardından şöyle dedi:

"Umarım yeni Emniyet Müdürü duyarlı çıksın da kadınlar İstanbul'da güven içinde yaşayabilsin."

Taciz, şiddet, cinayet

Yalçın, Cerrah döneminde her yılbaşında Taksim'de yaşanan taciz görüntülerini hatırlatıyor:

"Kentin güvenliği açısından Emniyet teşkilatı bir iradeyi de gösteriyor. Yılbaşında kadınlara taciz tekrarlansa da Emniyet görevlileri buna mani olacak önlemleri almadıkları gibi herhangi bir yaptırımda da bulunmadılar."

Cerrah'ın sorumlu olduğunu söyleyen Yalçın, Münevver Karabulut cinayeti için yaptığı açıklamalarla Cerrah'ın kadın hakları konusundaki tavrını açık ettiğini düşünüyor:

"Aileye 'kızınıza sahip çıksaydınız' nasihati çok talihsiz bir açıklamaydı. Emniyet Müdürünün görevi böyle bir açıklamada bulunmak değil, katil ya da katilleri bulmaktır. Ancak bu bakış açısından benim anladığım Cerrah kadınların evde oturmasından yana olan bir anlayışı temsil ediyordu."

Kadın hareketinin de Cerrah'ın bu yaklaşımından payını aldığını dile getiren Yalçın "İstanbul'da kadınların düzenlediği pek çok gösteriye polis şiddet kullanarak engel oldu" diyerek örnekleri şöyle sıraladı:

"2005'in 8 Mart'ında Beyazıt'ta düzenlenen Dünya Kadınlar Günü mitinginde polis kadınlara fiziksel şiddet uyguladı.  Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele günü olan 25 Kasım'da Taksim'de sergi açmak isteyen kadınların sergileri polisçe dağıtıldı ve akşam caddede yürümelerine izin verilmedi. Bütün bu gelişmeler emniyetin de kadın ayönelik şiddet konusunda ne tutum aldığının birebir göstergesiydi."

"Polis eğitilmeli"

Yalçın'ın yeni Emniyet Müdüründen de talepleri var:

"Kadınlar için kentin yaşanabilir ve güvenilebilir olması gerekiyor. Kadınların varolacağı mekanların güvenliğinin sağlanması dışında polis memurlarının da kadına yaklaşım konusunda bilgi edinmeleri şart. Çünkü kadın olmak polis şiddetine maruz kalmak için yeterli gerekçe olabiliyor. Gözaltında da dövülen ve taciz edilen kadınların sayılarının çokluğunu biliyoruz. Hem hukuki anlamda hem de genel anlamda polisin bilgilendirilmesi zorunlu. Şiddete maruz kalan kadınların başvurdukları ilk yerin emniyet olduğunu düşünürsek 4320 sayılı kanunu da hepsi öğrenmeli."

Yalçın esas temennisini de ekliyor:

"Keşke emniyete ihtiyacımız olmasa." (EZÖ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN