ARAŞTIRMA RAPORU

Üniversitelilerin Derdi Kalacak Yer

Gençlerin en büyük harcama kalemi barınma. 10 gençten 7'si "öğrenci evi"nde kalmak istiyor. Evde kalanların üçte birinin kendi odası yok. Yurttaki sorunların yarısı çözülmüyor. Evler öğrenciye daha pahalıya kiralanıyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
18 Mayıs 2009, Pazartesi

"Kamu kurumları, 1 milyonu aşkın üniversite öğrencisinin barınma ihtiyacını çözmekte yetersiz kalıyor."

Bu saptamayı yapan Bilgi Üniversitesi Gençlik Çalışmaları Birimi, 19 Mayıs Gençlik Bayramı dolayısıyla, gençlerin barınma sorunlarını gündeme getiriyor.

Öğrencilerin yüzde 82'si hem devletin hem de yerel yönetimlerin öğrencilerin ev kiralamasını kolaylaştırmasını istiyor.

Birimin, 10 ilde 425 üniversiteli gençle yüz yüze görüşme yoluyla yürüttüğü "Gençlik ve Barınma" projesinin bazı bulguları şöyle.

Para önce barınmaya, sonra beslenmeye gidiyor: Ay içinde hem genç kadınlar hem de erkekler için en fazla para harcanan kalem yüzde 38'le barınma. Bunu yüzde 30'la beslenme takip ediyor.

Öğrenci evi birinci tercih: Herhangi bir yurtta, aile yanında veya öğrenci evinde kalanlar için "tercih imkanı olsa", kalmak istedikleri birinci yer öğrenci evi (yüzde 69). Yurtların tercih edilme oranı yüzde 4. Görüşme sonunda Düzce'deki 8 genç, tek bir ağızdan "Ev" derken yurdu bir alternatif olarak düşünmediklerini söylüyor.

Sınıf arttıkça öğrenci evine geçiliyor: Okunulan sınıf arttıkça öğrenci evinde kalma oranı artıyor. (1. sınıfta yüzde 27, 4. sınıfta yüzde 56). Düzce'de okuyan bir öğrenci "Yurtlar sosyalleşmek için en iyi yer, çevren oluyor arkadaşların oluyor"; bir başkası "Önce yurt, sonra ev" diyor.

Genç kadınlar yalnız yaşamayı istiyor: Ailesiyle birlikte yaşayan genç kadınların yüzde 31'i eve giriş çıkışta sorun yaşıyor. yüzde 21'i arkadaşlarını misafir ederken sorun yaşıyor. Yüzde 60'ı tek başına yaşamayı tercih ediyor.

Aileyle yaşamanın kötü yanı "özgürlüğün kısıtlanması": Aileyle yaşamanın "en kötü yanları" sorulduğunda sırasıyla "özgürlüğün kısıtlanması", "eve giriş çıkış saatleri" ve "arkadaşların istenildiği gibi misafir edilememesi" sayılıyor.

Üç öğrenciden birinin kendi odası yok: Öğrenci evinde kalan gençlerin yüzde 75'i, 3 ve daha fazla kişiyle beraber yaşıyor. Yüzde 31'inin kendi odası yok. Yüzde 43'ü tek başına yaşamayı tercih ediyor.

Erkeklerin "aile apartmanlarında" ev bulması zor: Erkekler, öğrencilerin kaldığı apartmanlarda otururken (yüzde 70), kadınlarda bu oran yüzde 53'e düşüyor. Oturulan konutun tercih edilme nedeni yüzde 36'yla okula yakınlık. İkinci neden yüzde 30'la kiranın uygunluğu. Fakat erkeklerin "aile" apartmanlarında ev bulması daha zor.

Öğrenci evi, "özgürlük" ve "rahatlık" demek: Evde yaşamanın en iyi yanları "özgürlük" ve "rahatlık" olarak tanımlanıyor. İstedikleri saatte eve girip çıkarak, arkadaşlarını misafir ederek kendilerini daha rahat hissediyorlar.

Yurtta hayat

Kalabalık odalar: Yurtlarda yaşayanların (özel ve kamu dahil) yüzde 41'i, 6 ve daha üstü kişilik odalarda kalıyor. Bu da ders çalışmaktan özel yaşama kadar hayatlarını olumsuz etkiliyor.

Yurdu aile seçiyor: Yurtta kalmak, genç kadınların yüzde 40'ında ailesinin seçimi.

"Okula yakın olsun": Yurt seçiminde öne çıkan özellik yüzde 45'le okula yakınlık. Evde olduğu gibi "okula yakın bir yerde kalmak" seçimlerinde önemli bir etken.

Sorunlar çözülmüyor: Yurtta kalan gençlerin yüzde 60'ı sorunlarını yönetime aktarmış fakat bu sorunların yarısı yönetim tarafından çözülmemiş. Mesela odalarda elektrik prizi olmadığı için öğrenciler saçlarını kurutmak istediklerinde, "gizlice" koridordan uzatma kablosu çekerek bu işlemi yapıyorlar.

10 öğrenciden yedisi, yurt yemeğinden memnun değil: Yurtta kalan gençlerin yüzde 65'i yurtlarda çıkan yemekten memnun değil. Ama odalarda veya yurttaki başka ortak mekanlarda yemek pişiremedikleri için ve dışardan yemek pahalı olduğu için beğenmedikleri yemekleri yemeye mecburlar.

Yurt, "disiplin" demek: Yurtlarda kalmanın en zor yanları "giriş çıkış saatleri", "kalabalık" ve "disiplin" olarak görülüyor.

Yurtta poster "cinsine" göre serbest: Yüzde 75'i, yurt yerine öğrenci evinde kalmanın birinci nedeninin "özgürlük" olduğunu söylüyor. Bazı yurtlarda odaya poster asmak yasak, bazı yurtlarda asılacak posterin "cinsine" göre izin veriliyor.

Öğrenci olunca ev daha pahalı: Yüzde 74'ü tuttukları evlerin aileler tarafından çok daha ucuza tutulabileceğine inanıyorlar. Ev sahipleri/emlakçılar "siz öğrencisiniz, zaten çok kişi kalırsınız" diye evi yüzde 20 - 25 daha pahalıya kiralıyorlar. Öğrenci olarak ev bulmak zaten zor olduğu için "mecburen" bu evleri tutuyorlar.

Başka şehir zor: Yarısı, öğrencilerin başka bir şehirde barınmasının zor olduğunu düşünüyor.

Özel kamudan daha olanaklı: Yüzde 74'ü özel yurtların kamu yurtlarından daha iyi imkanlar sağladığı düşünüyor. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN