Turgut: 'Hayata Dönüş' Haberleri, Devletin Sesiydi

Gazeteci yazar Turgut, Hayata Dönüş operasyonunu izlediği günlerde gazetelerin tutumunu "Yaralılardan Birsen Kars, 'Diri diri yakıldık' dediğinde gazeteler bunu 'Örgüt onları yaktı' gibi kullandı. Muhabirler her şeyi tüm açıklığıyla yazdılar ama gazeteleri muhabirler yönetmiyordu..." sözleriyle anlattı.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
24 Kasım 2010, Çarşamba

Ölüm oruçlarını "Sessizliğe Karşı" kitabında anlatan Cumhuriyet gazetesinden Alper Turgut, o dönem Hayata Dönüş operasyonunu izleyen gazetecilerden biriydi...

Turgut, o günlerin medyasının operasyona ilişkin tutumlarını şöyle anlattı:

"O dönem gazeteler, 32 kişinin öldüğü bu operasyon için 'hayata döndürdük' diyen hükümetin sesi görevini üstlenmişti. Yalnızca Radikal, Cumhuriyet gibi birkaç gazete operasyonu eleştiren haberler yaptı.

"O döneme ilişkin hatırladıklarımdan biri evlatlarıyla ilgili bilgi alamayan ailelerin gazetecilere sorular sormasıydı. Ancak biz de bilgi alamıyorduk. Gelen bilgilerin tümü de devlet kaynaklıydı. Çok gizli olarak yürütülen bu operasyonun vahametini daha önce hiç görmediğimiz türde araçların cezaevlerine girmesiyle anladık.

Tam dört bin askerin katıldığı bu operasyon sürerken biz gazeteciler, cezaevinden kilometrelerce uzaklıkta tutuluyorduk.

"Zaten daha sonra da elbiseleri yerine vücutları yanan yaralılar çıkmaya başladı. Ama yaralılardan Birsen Kars çıkarıldığında "Diri diri yakıldık" dediğinde medya bunu "Örgüt onları yaktı" gibi de kullandı.

Cezaevinden açıklamalar geliyordu. 'Kendimizi yakacağız' diyorlardı. Hatta 19 Aralık'ta çıkan gazetede "Kendimizi yakacağız" manşetiyle bir haber vermiştim. Ama bu haberi, operasyon başlamadan vermiştim. Devlet biraz da bu açıklamaları kullandı. Kendilerini yaktılar gibi...

"İçeriden çıkarılan ve hastanelerde tedavi altına alınan insanların anlattıkları, dışarıya mektupların sızmasıyla medyada bir kırılma yaşandı. Zaten ondan sonra operasyonla ilgili gerçeklerin yayımlanması üzerine neredeyse tüm gazeteler, gazeteciler hakkında davalar açılmaya başlandı.

"Bugün ise bütün o manşetleri atan gazeteler, sanki o manşetleri hiç atmamışlar gibi davranmaları en çok ilgimi çeken kısmı. Muhabirler olanları, bilebildikleri her şeyi tüm açıklığıyla yazdılar ama ne yazık ki gazeteleri muhabirler yönetmiyorlardı."

Türkiye cezaevleri cehennemi yaşıyordu

Turgut'un 2007 yılında Ant yayınlarından çıkan "Sessizliğe Karşı" adlı ölüm oruçlarını anlattığı kitabı şu cümlelerle başlıyor:

"20 Ekim 2000'de başlayan ölüm orucu direnişi, Hayata Dönüş operasyonuyla, eylem evleriyle, kanlı Küçükarmutlu baskınıyla büyüdü. Kahredici tecrit koşullarında eriyen sadece bedenler değildi. Kor bir ateş düşmüştü insana dair her şeye... Türkiye'nin cezaevleri cehennemi yaşıyordu.." (BT)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN