Diyarbakır Lice'ye bağlı Dibek Köyü yakınlarında köylülerin tanıklığı sayesinde insan kemiklerine rastlandı. 12 yıl önce kaybedilen Seyithan ve Sadık Ulumaskan'ın akıbetini araştıran İHD, DNA testleri bunu kanıtlarsa dönemin sorumluları hakkında şikayette bulunacak.
Diyarbakır'ın Lice Savcılığı, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'nin girişimleriyle, 1997 yılında kaybedilen Seyithan ve Sadık Ulumaskan'a ait olabilecekleri gerekçesiyle Dibek Köyü yakınlarındaki bir çukurda kazı başlattı.
İnceleme ve İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan DNA testlerinden sonra bu sabah ortaya çıkarılan kemik ve diğer bulguların baba Seyithan ve oğul Sadık'a ait olduğu kanıtlanırsa, "insan kaçırmak" iddiasıyla yürütülen ancak 2007 yılında zamanaşımından düşen soruşturma dosyası yeniden açılabilecek.
İşlemle ilgili bianet'i bilgilendiren Diyarbakır Barosu avukatlarından Serdar Çelebi, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey ve avukat Gamze Yalçın ile birlikte, köylülerin tanıklığı doğrultusunda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Lice Savcılığı'nın başlattığı kazı çalışmalarına jandarma görevlileriyle birlikte eşlik ettiklerini, kazılar sonucu insan cesedine ait kemik parçalarına rastlandığını söyledi.
İHD yetkilileri, kazıdaki bulguların, 4 Aralık 1997'de Viranşehir'den Diyarbakır'a giderken kentin iki kilometre dışında kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin gözaltına almak istediği, ancak daha önce de tehdit edildikleri için bu kişilerden kaçan ve köylülere sığınan Seyithan ve Sadık Ulumaskan'a ait olabileceğini düşünüyor.
Seyithan ve Sadık Ulumaskan'ın kaybedilmesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) de yansımıştı.
Derneğe göre, kendilerini polis olarak tanıtanlar, "örgüt üyesi" olarak tanıttıkları bu iki kişiyi gözaltına almalarına engel olmak isteyen köylüleri tehdit etti.
İHD'den avukat Çelebi, köylülerin tanıklıklarında belirttikleri tarihlerin Seyithan ve Sadık Ulumaskan'ın kaybedildiği tarihlere uyduğunu kaydederek, üç-dört ay sürebileceğini ifade ettiği DNA incelemesi bunu kanıtlarsa dosyanın yeniden açılacağını ve dönemin sorumlularının yargılanması için yasal girişim başlatacaklarını ifade etti.(EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN